17 Ekim 2014 Cuma 00:06
898 Okunma
‘Yeni Osmanlı’ kandırmacası

AYCAN SARIBAY-ENES TURHAN ANKARA

Ankara İcmal Gençlik Derneği’nin bu haftaki seminer konusu, Prof. Dr. Haydar Baş’ın bakış açısıyla gündemi değerlendirmek oldu. Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Av. Lütfullah Önder’in verdiği seminer, gündeme dair önemli analizler içermekteydi. Günümüzde yaşanan olaylara değinen Sn. Önder, coğrafyamız üzerinde oynanan oyunların tarihsel açıdan analizlerini şu sözlerle anlattı: “Birinci olarak anlamamız gereken İsrail’in Arz-ı Mev’ud politikası olmalıdır. Bu plana göre Nil’den Fırat’a kadar olan bölge Yahudiler tarafından ‘vaat edilmiş topraklar’ olarak nitelendiriliyor. Bu politika ise yalnızca diplomatik veya siyasi bir politika değildir. Temeli Yahudi inancına dayanmaktadır. Protestanların inancına göre de, Mesih’in gelmesi ve Hıristiyanların “Tanrı’nın Krallığını” kurabilmeleri Yahudilerin Arz-ı Mev’ud’a sahip olmalarına bağlıdır. İnandıkları bu gerekçeye dayanarak ABD icraatları, İsrail’i destekler.
İkinci olarak da Yahudi kökenli Barzani ailesini bilmemiz ve tanımamız gerekiyor. 1991 yılında Körfez Savaşı’ndan sonra Saddam’a karşı bir koalisyon oluşturuldu ve Irak Devleti’nin 36. paraleli ile Türkiye sınırı arasındaki bölge bağımsız bir bölge olarak atandı ve süreç içerisinde çekiç gücün de yardımı ile Barzani bu bölgenin hâkimiyetini ele aldı.”

‘Yeni Osmanlı’ diye bir şey vaat edildi

“2004’ten sonra mevcut hükümete verilen görev ise günümüz Güneydoğu’sunun akıbetini gözler önüne seriyor” diyen Önder sözlerini şöyle sürdürdü: 
“ABD ve İsrail merkezli olarak dönemin hükümetine verilen vaad şu şekilde idi; ‘Türkiye’de bir özerk bölge oluşturulacak, Diyarbakır merkez olacak ve Irak’ın kuzeyinde bulunan Kürdistan ve Suriye’nin kuzeyi Diyarbakır’a bağlanacak ve siz de federasyona geçeceksiniz hem bu sayede sınırlarınız genişleyecek ve yeni Osmanlı olacaksınız vaadi verildi.’ Bunun neticesinde hükümet yetkilileri bütün iç ve dış politikasını buna göre şekillendirdi ve Irak’ta terör örgütü lideri kabul edilen Barzani, bizim hükümetimiz tarafından dünyaya tanıtıldı ve karşılıklı petrol anlaşması yapıldı. Kurulacak Kürdistan’a Türkiye ve Irak hazırdı ancak buna Suriye karşıydı ve bunun neticesinde Suriye’de karışıklık çıkartıldı. Esad’a karşı bir tavır sergilenmeye başlandı. Coğrafyamızda oluşturulan IŞİD terör örgütünün maksadı da bu coğrafyadaki bütün devletleri bir savaşın içine sürüklemektir ve böylece BOP ’un ana gayesi olan Ortadoğu’da sınırlar yeniden çizilmeye başlayacaktır.” 

Çözüm, Prof. Dr. Haydar Baş ile mümkün

“Bugün ülkemiz sınırları içerisindeki PKK yanlısı gösterilerinin temel sebebi de yine aynıdır. Bundan iki sene önce Aksaray’daki bir programda Prof. Dr. Haydar Baş, Başbakan’a kaderinin Hüseyin bin Ali gibi olacağını söylemişti. ‘Seni kullanacaklar ve zamanın dolduğunda seni bir kenara atacaklar.’ Yakın zaman öncesine kadar aslında Başbakan gözden çıkarılmış bir insandı. Ancak ne var ki; bu politikayı uygulamaya olan ısrarını ve bunu halka en iyi anlatacak insanın kendi olduğunu dış güçlere anlatmayı başardı. Dostları onu şimdilik gözden çıkarmış değiller. Ancak gözden çıkarılan Müslüman Kürt halkı oldu. Bu insanlara da bir hayal sunuldu, bağımsız olabilecekleri ümidi verildi fakat onlara da bu vaat yine aynı güçler tarafından verildi. Gelinen nokta ise kurulacak Kürdistan’ın Yahudi kökenli bir Kürdistan olacağıdır ve Alevi Kürt kardeşlerimiz de gözden çıkarılmış ve terk edilmişlerdir.” 
Çözüm yoluna da değinen Sn. Önder; “Bu işin çözümü ise ancak Prof. Dr. Haydar Baş ile mümkündür. Defalarca yaptığı açıklamalarında ‘Bu işi ancak ben çözerim hem de bu işi Ahmet Türk ile çözerim demiştir.’ Çünkü bizim mayamız İslam’dır. Bizler bin yıllık bir geçmişe sahibiz. Yine Sn. Baş’ın deyimiyle, bu insanların aş ve iş sorunlarını biz çözeceğiz. Bizim iktidarımızda bu ülkenin vatandaşı olmaktan onur duyacaklar” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100