Bu haber kez okundu.

Yerli üretim bitti İthal ilaç işgal etti


1980?1990 arasında ilaç ihtiyacının yüzde 80'ini yerli üretimle karşılayan Türkiye'de "sağlıkta reform" bahaneleriyle yerli üretim yok edildi. 2010 yılında ilaç ihtiyacının yarıdan fazlasını ithalatla karşılayan Türkiye, yabancı ilaç şirketlerinin iştahını kabartıyor ~|~

ARAŞTIRMA ? ORHAN DEDE

Türkiye'de ilaç sektörü tamamen yabancı şirketlerin eline geçti. AKP hükümetinin sağlıkta dönüşüm diye dillendirdiği reformlar Türkiye'yi yabancı ilaç şirketlerinin pazarı haline getirmiş durumda. Global ilaç sektörü son yıllarda hızlı bir büyüme süreci içerisine girdi. Dünya pazarındaki büyümeye paralel olarak, Türkiye'de de ilaç sektörü büyüdü. Son yıllarda hükümetin sağlık alanında yaptığı düzenlemeler Türkiye pazarını ele geçirmek isteyen yabancı ilaç şirketlerinin iştahını kabarttı. Türkiye ilaç pazarında faaliyet gösteren 300 ilaç şirketi bulunuyor. Bu şirketlerin en büyükleri yabancı sermayeli. Türkiye, ciro bazında dünyanın 13'üncü, Avrupa'nın ise 6'ıncı büyük ilaç pazarına sahip. Dünya ilaç sektöründen daha hızlı büyüyen Türkiye ilaç sektörü, Uluslararası İlaç Araştırma Servisi'nin verilerine (IMS) göre, 2013'te 15,2 milyar TL büyüklüğü yakalayacak. Dünya ilaç sektörü ise 2010 yılında büyüklüğü 700 milyar dolara yaklaştı. Uluslararası denetim, danışmanlık ve vergi hizmetleri şirketi PricewaterhouseCoopers'ın (PwC) hazırladığı bir rapora göre, küresel ilaç pazarı 2020'de 1,3 trilyon dolara ulaşacak.

Türkiye piyasası iştahları kabartıyor
2020'de dünya genelinde her 5 ilaçtan 1'inin E7 olarak anılan gelişmekte olan ülkeler Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya ve Türkiye'de satılması bekleniyor. Çin'in dünyanın en büyük ikinci ya da üçüncü pazarı olacağı tahmin edilirken, Türkiye ve Hindistan'ın en büyük 10 ilaç pazarı içerisinde yer alacağına kesin gözüyle bakılıyor. Amerikan İlaç Üreticileri Derneği (PhRMA) Başkan Yardımcısı James Class bu konuda, "Bu kadar dinamik bir pazara yabancı sermayenin kaymaması mümkün değil. Türkiye çok cazip bir pazar olacak" açıklamasını yapıyor.

Sektörde yabancıların payı artıyor
İlaç üretiminde AB ülkeleriyle karşılaştırılabilir bir düzeye ulaşan Türkiye ilaç sektörü, yabancı yatırımcılar için cazip hale geldi. Bunun sonucu olarak da çokuluslu şirketler yerli şirketlerle işbirliği yapmaya başladı. Yerli ilaç sektörünün en büyük şirketlerinden Eczacıbaşı İlaç, 2007'de hisselerinin yüzde 75'ini Çek Cumhuriyeti menşeli Zentiva'ya sattı. Bununla birlikte Türkiye'deki en büyük 20 ilaç firmasının 15'i yabancı sermayeye dâhil oldu. Yabancı sermayenin Türkiye pazarında ses getiren en önemli girişimi, 2003'te Fako İlaç'ın 63 milyon dolara Actavis Grubu'na satılmasıyla gerçekleşti. 2006'da Actavis, Fako'nun kalan yüzde 11'lik hissesini de satın aldı. İlsan?Hexal, 2005'te Novartis'in Alman Hexal AG ilaç şirketini satın almasıyla birlikte Türkiye'de Sandoz İlaç olarak faaliyete başladı. Yabancı sermayeli şirketlerin toplam ilaç piyasasındaki payı 2004'te yüzde 64 iken, 2007 sonunda bu oran yüzde 70'e yükseldi. Eşdeğer (jenerik) ilaç üreticisi firmalardaki yabancı pazar payı son 6 yılda yüzde 23'ten yüzde 40'lara çıktı.

İlaçta ithalat artıyor
2001'de satılan toplam ilacın kutu bazında ithal oranı yüzde 9 iken, bu oran 2007'de yüzde 18'e yükseldi. İthal ilaçların parasal olarak pazar payıysa 2007'de yüzde 48'e yükseldi. 2006'da 3 milyar dolar olan Türkiye'nin ilaç ithalatı, 2007 sonunda 3,4 milyar dolara ulaştı. 2010 yılında ise Türkiye'nin ithal ilaca verdiği para 5.6 milyar dolar gibi astronomik bir düzeye yükseldi.

İlaç tüketiminde dünya lideriyiz
Türkiye İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikasının (İEİS) verilerine göre 2002 yılında toplam 789 milyon kutu ilaç tüketildi ve toplam ilaç pazarı 4,8 milyar TL'ye ulaştı. Ancak 2008 yılına gelindiğinde ise ilaç tüketimi kutu bazında 1,379 milyara ve ilaç pazarı da 12,1 milyar TL'ye ulaştı (İEİS 2009). Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği'nin (AİFD) raporuna göre ülkemizde 2006 yılında kişi başına düşen yıllık ilaç tüketiminin 134 dolar olduğu belirtilmektedir. OECD ülkeleri arasında ilaç tüketiminin ulusal gelire oranı hesaplandığında Türkiye tüm gelişmiş ülkeleri geride bıraktığı anlaşılmaktadır. Türkiye'de 2006 yılında ilaç tüketiminin ulusal gelire oranı yüzde 1.75'dir, bu oran ilaç tüketimde açık ara dünya lideri olan ABD'den (yüzde 1,5) bile yüksektir. İngiltere'de ise bu oran yüzde 0.65'tir."

İthalatçı ülke Türkiye
1980?1990 arasında ilaç ihtiyacının yüzde 80'ini yerli üretim ile karşılayan Türkiye, 2010 yılında ihtiyacının yüzde 60'ını ithalatla karşılar hale geldi. 1980'li yıllarda İbrahim Ethem, Eczacıbaşı, Deva, Fako, İlsan?İltaş vb. gibi lider firmalar yabancı sermayeli firmalar haline dönüştü ve pozisyonlarını ithalatçı firmalara bıraktı. Yerli üretimin güçlü olduğu 1998 yılında kişi başına düşen ilaç tüketimi 35 ABD dolarıyken 2007 yılına gelindiğinde 126 ABD dolarına çıkması, ithalatı üretime tercih eden siyasi anlayışların Türkiye'yi düşürdüğü tablo vahimdir. 2023 yılında DPT'nin öngördüğü tüketimimizin kişi başına 250 ABD dolar olacağı göz önüne alınırsa uzmanlar, geleceğe dikkatli ve gerçekçi bir ilaç politikası ile yaklaşmamızın önemini vurguluyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100