16 Nisan 2006 Pazar 00:00
181 Okunma
Zehirli atıktan ağır sebepler


Tehlikeli atık haberlerini izledikçe neye kahredeceğimi şaşırıyorum. Kime 'günaydın' diye öfkemi kusayım; medyaya mı, devlete mi? ~|~

?Namussuzlar, katı zehirli atıkları toprağa gömmüş, sıvı olanlarını nehirlere ve denize salmışlar!
Bu tepki 'vah vah vah, çok üzüldüm, Atatürk ölmüş, haberiniz var mı?' demekten farklı mı?

Ülkenin ahlak (!?) nöbetini tutma iddiasındaki medyanın düzeyi bu!
Peki ya devlet diye geçinen çarka ne diyelim?
Bu ülkenin istihbaratçıları atık kepazeliklerini bilmiyorlar mı? Biliyorlarsa şimdiye kadar gereği için ne yaptıklarını ve hangi engellerle karşılaştıklarını derhal açıklamalıdırlar. Bilmiyorlarsa zaten bugünden tezi yok kurumlarını lağvedip hepsini kapı dışarı etmek gerekir.

Gerçek şu ki, kimin nereye neyi gömdüğünü istihbarat birimlerinin odacıları bile bilirler! Devletin ilgili çarklarında görev yapanlar bu ağır vatan hainliği suçuna bütün ayrıntıları ile vakıftırlar.
Öyleyse bu korkunç vatan ihaneti yıllardır neden önlenememiştir?
Cevabı sır değil...

Diyelim ki, suyu ve toprağı zehirlemeden bir varil zehirli atıktan kurtulmak için 100 lira mı harcaman lazım? Birilerine 5 liralık rüşvet ver, kalan 95 liralık zıkkımı çoluk çocuğuna yedir veya miras bırak!

Tabii ki, böyle uzun süreli ihanet ve cinayetlerin tek sorumlusu şimdiki ilgililer
değillerdir. Türkiye, daha kuruluş yıllarında devlet çarkını rüşvet üzerine inşa ettiği için her türlü çevre yamyamlığına maruz kalmıştır.
1) Siyasetçi,
2) bürokrat,
3) girişimci,
4) medya adamı,
5) mafyacı olmak üzere beşli bir çete, karmaşık çıkar bağlantıları ile ülkemizin ağaçlarını, toprağını, tatlı ve tuzlu sularını mahvetmiştir. Ayrıca ülkemizin mimari çöplük haline gelişi de bu çetenin marifetidir.

Sadece medyanın bu çeteye nasıl iştirak ettiğine ilişkin güncel bir örnek bile iddianın ispatı olmaya yeter:
Şu sıralar 'İstanbul'un Manhattan'ı (!?!) olacağı hissi verilerek tanıtılan tasarının reklamları medyada ünlü kola markalarının reklamları ile yarışacak yoğunlukta yayınlanıyor. İstanbul'un zaten tıkanmış, bitmiş bir alanında böylesi bir beton barbarlık anıtı sayesinde nasıl bir çevre tahribatı yaşanacağı hiç sorgulanıyor mu? Bir medya kuruluşu çıkıp da, daha dün mütevazı inşaatlarını bitirebilecek parayı bulamayanların İstanbul'un en pahalı arsalarını nasıl tedarik edebildiklerini, nasıl yıldırım hızıyla imar işlemlerini çözebildiklerini sorgulayabiliyor mu?
Reklam manevrası ile medyanın haraç payını ver, olsun bitsin!

Çevre, doğa, değer ve zevk tahribatı ile mücadele bakımından Türkiye dünyanın en zavallı devletleri kadar dahi olamamıştır, olamamaktadır. Mesela Dominik Cumhuriyeti bile Türkiye'nin hayranlıkla izlemesi gereken bir çevre koruma duyarlılığı sergileyebilmiştir. Hem de acımasız bir diktatör olan Joaquin Balguer'in 31 yıllık iktidarı sayesinde, mesela ülkenin neredeyse bütün ağaçları tek tek koruma altına alınabilmiştir.

Oysa bizde yaklaşık aynı süreyi iktidarda geçirmiş 'böyük' adamlarımızın sayelerinde Türkiye'nin şehirleri beton çöplüğüne dönüşmüş, en değerli tarım arazileri sanayi alanı haline getirilmiş, her yıl Kıbrıs kadar toprağının erozyonla denize dökülmesi seyredilmiş, hemen hemen hiçbir ırmak yatağında en küçük bir ıslah çalışması yapılmamıştır.

Şimdi gelin de kahreden mukayeseyi zihninizden atın:
Ülkenin toprağını, suyunu ve ağacını mahvederek milletin geleceğini katleden süreçten sorumlu 'beşli çete' mi daha büyük haindir, 30 bin insanımızın katline yol açan çete mi?

Bu arada vatan kurtaran aslanlara da soralım:
'Ülkenin çakıl taşını vermem' diye nara atarsınız da, her yıl Kıbrıs kadar toprağımızı yok eden çarka nasıl kayıtsız kalırsınız?
 Ömer Lütfi Mete/ Tercüman
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100