Bu haber kez okundu.

ABD'den Kıbrıs'ta şer planı
RECEP BAHAR/ANALİZ

Türkiye'de 1996 yılında Vatikan ve ABD tarafından 'bugünlerde paralel yapı olarak adlandırılan yerli işbirlikçiler'le başlatılan, akabinde AKP Hükümeti'nin teşvikleriyle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yürüttüğü dinlerarası diyalog projesi, barış müzakerelerinin devam ettiği Kıbrıs'ta da uygulanmaya başlandı. Bu çerçevede ilk toplantı Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide girişimiyle bu yıl 10 Şubat'ta yapılmıştı. Eide, Kıbrıs'taki din adamlarını PKK'ya ve Süryanilere verdiği açık destekle öne çıkan İsveç'in Lefkoşa Büyükelçisi Klas Gierov'un rezidansında buluşturmuştu. Söz konusu toplantıya KKTC Din İşleri Başkanı Talip Atalay, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, Ermeni Başpisikoposu Nareg, Maronit Başpisikoposu Yosif Sueyf ve Latin Başpiskoposu Jerzy Kraj katılmıştı.
 

Şeytani planda ikinci perde

Ada'daki dinlerarası diyalog projesine ABD de açıktan destek vermeye başladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Din ve Küresel İlişkiler Özel Temsilcisi Shaun Casey, dini temsilcilerle görüşmek ve dini mekânları ziyaret etmek için Kıbrıs'a gitti. Casey, İsveç Büyükelçiliği’nin himayelerinde sürdürülen Kıbrıs Çözüm Sürecinde Dini Yol çalışmaları katılan dini temsilcilerle İsveç Büyükelçisi Klas Girov’un ikametgâhında da bir araya geldi. Görüşmeye yine Din İşleri Başkanı Prof. Dr. Talip Atalay, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu II. Hrisostomos, Maronit Kilisesi’nden Monsenyör Orfanu Başpiskoposu Yosif Sueyf, Latin Kilisesi’nden Rahip Jerzy Kraj ve Ermeni Ortodoks Kilisesi’nden Rahip Momig Habeshian katıldı. Kısaca 10 Şubat'taki kadro değişmedi. ABD'nin Lefkoşa Büyükelçisi Kathleen A. Doherty ve İsveç Büyükelçisi Klas Gierov da görüşmede yer aldı.

Somut ilerlemeler varmış

ABD Dışişleri Bakanlığı Din ve Küresel İlişkiler Özel Temsilcisi Shaun Casey, dini temsilcilerle görüşmesinin ardından Kıbrıs sorununa çözüm bulunması yönünde 'somut' ilerlemeler kat edildiği bir dönemde adada bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu savundu. Kıbrıs Türk ve Rum siyasi liderlerin zor başlıklarda elde ettiği ilerlemeden etkilendiğini ifade eden Casey, dini temsilcilerin de kararlı ve ciddi çalışma içerisinde olduğunu gözlemlediğini belirtti. Dini temsilcilerin devam eden müzakerelere verdiği desteğin önemli bir etkisinin olduğuna inandığını kaydeden Casey, 'dini temsilcilerin uyumlu tutumunun' halkların Kıbrıs için farklı bir gelecek öngörmesini teşvik ettiğini söyledi. Casey, çözüm sürecine yardımcı olmak, toplumlar arasındaki güveni arttırmak, dini mekânların korunması ve ibadet özgürlüğünü savunmak için Kıbrıs Çözüm Sürecinde Dini Yol’u başlatan İsveç’e de teşekkür etti.

Papazdan yalan rüzgârları

Türkiye ve Türk karşıtlığı ile isim yapmış olan Başpiskopos Hristostomos ise görüştükleri ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcisine adada hiçbir zaman dini bir sorun olmadığını ve olmayacağını aktardıklarını kaydetti. Adadaki dini temsilcilerin Kıbrıs Türk ve Rum siyasi liderlerle iyi ilişkiler içerisinde olduğunu ve çözüm sürecinde kendilerini desteklediklerini kaydeden Hristostomos, liderlerin çözüm yolunda yakınlaşma sağlayacağına inandıklarını savundu.

Ada'daki diyalog faaliyetleri

Kıbrıs'ta dinlerarası diyalog çalışmaları bağlamında KKTC'de bulunan Gazimağusa’daki bir kilisenin anahtarları, Rum Ortodoks Kilisesi’ne iade edildi. Buna karşılık Kıbrıs Rum Yönetimi, Güney Kıbrıs’taki dini mekânların ziyareti için Güney Kıbrıs’a geçişleri kolaylaştırdı. Ada'da devam eden barış sürecinde ise Rumlar rahat durmadı. Rumlar, Rum kesimindeki Denya Camisi’ni kundakladı.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Memduh TOPRAK 13 ay önce

Dinde Globalleşmeye de tam hızla devam. Emeviler döneminde Kelime-i Şahadetin Aliyyun veliyullahı” kaldırdı, Dinler Arası Diyalog Projesiyle de alıştıra alıştıra Muhammed en Resulüllah” kaldırılır. Geriye Yahudilik ve Hıristiyanlık kalır. Buna alet olanlarda Hıristiyan ve Yahudi tarihine altın harflerle yazılır!.. Hıristiyan ve Yahudi madalyaları sinelere takılır!..

banner100