logo
02 EYLÜL 2026

ABD'de Soçi telaşı

Soçi Zirvesi'nde Türkiye, İran ve Rusya liderlerinin Suriye'deki krizin çözümü için ortaya koyduğu güç birliği, ABD'yi telaşlandırdı. 24 Kasım'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla arayan ABD Başkanı Trump, 'YPG'ye silah vermeyeceğiz' sözü verdi. Konuyla ilgili dün gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Trump'ın sözünü tutmasını bekliyoruz" dedi.

26.11.2017 00:00:00
 
Türkiye'nin Suriye konusuna Rusya ve İran ile ittifak halinde yeni bir yola girmesi ABD'yi telaşlandırdı. Terör örgütü PKK-YPG'ye ağır silahlarla donatan ABD'den manidar bir çark geldi.

ABD Başkanı Donald Trump önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayarak Türkiye, Rusya ve İran liderleri arasında yapılan Soçi Zirvesi'ni, Suriye'de terör örgütlerine verdiği desteği ve Reza Zarrab davası başta olmak üzere ikili ilişkileri konuştu.

Görüşmeye ABD'nin terör örgütü PKK-YPG'ye verdiği silah desteği damga vurdu. Trump'ın görüşmede 'YPG'ye desteği keseceğiz' sözü verdi. ABD'den gelen bu beklenmedik açıklama, Suriye krizinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilen Soçi Zirvesi'ndeki işbirliğine çomak sokulmaya çalışılıyor şeklinde değerlendirmelere neden oldu.

YPG'yi tepeden tırnağa silahlandırmış olan ABD'den verilen bu sözün aslında çok bir anlamı yok. Çünkü zaten uzmanlara göre ABD'den YPG'ye verilmesi planlanan silahların tamamı verilmiş durumda.

Dolayısıyla bundan sonra asıl önemli olan PKK/YPG'nin elindeki ABD silahlarının ne olacağı konusu. ABD'den gelen açıklamalarda bu konuya hiç değinilmemesi dikkatlerden kaçmadı.

ABD'den açıklama geldi

ABD Ankara Büyükelçiliği, resmi Twitter hesabı üzerinden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesine ilişkin dün bir bilgi notu yayınladı.

Bilgi notunda yer alan açıklamada, "ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon konuşması gerçekleştirmiştir. Görüşmede Başkan Trump, başta terörün her çeşidiyle mücadele ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi olmak üzere, ABD ile Türkiye arsındaki stratejik ortaklığı bir kez daha teyit etmiştir. Suriye konusunda iki lider, BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararının uygulanması ve bu ülkedeki iç savaşın barışçıl yollarla çözümü için BM liderliğindeki Cenevre sürecinin desteklenmesinin önemini konuşmuşlardır. Başkan Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, insani krize son verilmesi, yerlerinden edilen Suriyelilerin evlerine dönmesine izin verilmesi ve kötü niyetli müdahalelerden, teröristlerin barındığı bölgelerden arınmış, birleşik bir Suriye'nin istikrarını temin edilmesi ihtiyacının altını çizmiştir. Daha önceki politikamızla da tutarlı bir şekilde Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Suriye'de sahalardaki ortaklara verilen askeri yardımla ilgili bekleyen düzenlemelerin yanı sıra, şimdi Rakka'daki savaşın tamamlandığı, DEAŞ'ın bir daha geri dönmeyeceğini temin edecek şekilde istikrar aşamasına doğru ilerlendiği konularında bilgilendirmiştir. Liderler aynı zamanda, ABD'den askeri ekipman alımını da görüşmüşlerdir" ifadeleri yer aldı.

Trump'a 'sözünü tut' çağrısı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün Antalya'da Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında gerçekleşen görüşmeyle ilgili konuştu.

Çavuşoğlu, "Trump'ın sözünü tutmasını beklemek en doğal hakkımız" dedi.

Bakan Çavuşoğlu açıklamasında şunları kaydetti: "Şu soruyu soruyoruz: Neden bizim Fırat Kalkanı ile temizlediğimiz bölgelere Türkiye'den yaklaşık 100 bin insan gidiyor da YPG'nin kontrol ettiği bölgeye Kürtler gidemiyor? Kürt kardeşlerimizin nüfus belgeleri yakılıp yıkılmış. O terör örgütüne verilen silahların da PKK'nın eline geçtiği ortada. Cumhurbaşkanımız bunu net bir şekilde Trump'a iletti. Trump da net bir şekilde YPG'ye silah verilmeyeceğini söyledi."               

Bakan Çavuşoğlu daha önceki açıklamasında da "Trump bundan sonra YPG'ye silah verilmeyeceğini net bir şekilde söyledi" açıklamasında bulunmuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Trump-Erdoğan görüşmesinin ilerleyen dakikalarında ABD Başkanı Trump'ın bir kez daha talimat verdiğini, bundan sonra YPG'ye silah verilmeyeceğini, bu saçmalığa daha önce son verilmesi gerektiğini net bir şekilde teyit ettiğini ifade etmişti.

Görüşmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, "Türkiye ve ABD ilişkilerinin güçlendirilmesinin önemine de değinen iki lider, DEAŞ, PKK, FETÖ ve benzeri örgütler dâhil, tüm terör örgütlerine karşı birlikte mücadele etme konusunda mutabık kalmışlardır" denildi.

Trump'ta Ortadoğu pişmanlığı

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme öncesinde Twitter hesabından "Ortadoğu'ya en başından girmemeliydik" açıklaması yaptı.

Trump'ın mesajı şu şekildeydi: "Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile karışıklığı miras aldığım Ortadoğu'ya barış getirmekle ilgili olarak görüşeceğim. Hepsini halledeceğim ancak bu, 6 trilyon dolara ve hayatlara mal olan bir hata. En başında oraya girmemeliydik."

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu

02.09.2026 14:23:00
Haber Merkezi
 
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
 Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek. Tarih ve saat belli oldu.
İbrahim Melih Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade verecek.

Melih Gökçek ne zaman ifadeye gidecek?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek'in, 4 Eylül Cuma günü saat 16.00'da şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Başsavcılığa çağrıldığı öğrenildi.

Ne olmuştu? Gökçek hakkında iddialar neler?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin resen soruşturma başlatmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Gökçek hakkında "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne çağırılan Ağırel, savcılığa "tanık" sıfatıyla ifade vermişti. Ağırel, ifadesinin ardından Ankara Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında soruşturmaya ilişkin, "Ben ilgili belgelere sahip olduğumu ve savcılığa teslim edebileceğimi beyan etmiştim. Dolayısıyla savcılık, tanık sıfatıyla ifademi almak üzere davet etti. Elimdeki tüm belgeleri, bilgileri, hepsini ayrıntılı şekilde anlattım." ifadelerini kullanmıştı.

Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş

Marmara Denizi Silivri açıklarında gece saatlerinde meydana gelen gemi kazasının ardından irtibatın kesildiği "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi ve 10 kişilik mürettebatı için arama kurtarma çalışmaları sürerken, geminin sahibi İmamoğlu Gemicilik firmasından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Firma önünde ise endişeli bekleyiş devam ediyor

02.09.2026 11:53:00
İHA
 
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Silivri açıklarında kaybolan geminin firmasında endişeli bekleyiş
Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarında Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi ile "Alsu" isimli tanker çarpıştı. Çarpışmanın ardından "Tuğberk İmamoğlu" isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 mürettebatla irtibat kesildi.

Bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik ekipleri ile diğer arama kurtarma unsurları, kayıp gemi ve mürettebata ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, geminin kısa sürede battığının değerlendirildiğini belirtirken, bölgede denizden ve havadan geniş çaplı arama çalışması yürütülüyor.

Öte yandan, kaybolan geminin sahibi olan İmamoğlu Gemicilik firmasının önünde bekleyiş sürüyor.

Kazanın üzerinden yaklaşık 9 saat geçmesine rağmen şirket tarafından kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapılmazken, firma önündeki endişeli bekleyiş devam ediyor.

Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı

Bolu Belediyesinde araç kiralama ihalelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da yer aldığı 23 zanlı hakkında adli işlem başlatıldı

01.09.2026 11:11:00 / Güncelleme: 01.09.2026 12:16:12
AA
 
Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı
Bolu Belediyesinde "araç kiralamada usulsüzlüğe" ilişkin soruşturmada 22 zanlı hakkında gözaltı kararı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Bolu Belediyesinin 2024/956621 ihale kayıt numaralı "Katı Atıkların Toplanması, Taşınması ve Genel Temizlik Hizmetlerinde Kullanmak Üzere Şoförsüz Araç ve İş Makinesi Kiralanması Hizmet Alım İşi" ihalesine ilişkin bilirkişi incelemeleri tamamlandı.

Başsavcılıkça yürütülen 2026/6955 sayılı soruşturma dosyası kapsamında incelenen ihaleye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun mahiyeti, şüpheli sayısı ve tespit edilen kamu zararı dikkate alınarak soruşturmanın bu ihale yönünden tefrik edilerek 2026/13727 soruşturma numarasıyla ayrı yürütülmesine karar verildi.

25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda, ihalenin gerçekleştirilmesi ve sözleşme konusu işin yerine getirilmesi aşamalarında çeşitli usulsüzlüklere ilişkin tespitlere yer verildi.

Sözleşmenin uygulanması aşamasında Arvento Mobil Sistemler AŞ'den temin edilen araç takip sistemi kayıtları ile Bolu Belediyesinden alınan çöp döküm sahası kayıtları ve aylık puantaj cetvelleri karşılaştırıldı. Yapılan teknik incelemede, bazı çöp toplama araçlarının fiilen çalışmadığı günlerde çalışmış gibi gösterildiği, bu kayıtlar esas alınarak yüklenici firmaya ödeme yapıldığı tespit edildi.

Bilirkişi raporunda, Bolu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğünce düzenlenen 19 ayrı hak ediş kapsamında, MCY-Yeşilçam İş Ortaklığına fiyat farkı ve KDV dahil toplam 34 milyon 288 bin 376 lira 61 kuruş fazla ve yersiz ödeme gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, sözleşmenin uygulanması ve hak ediş süreçleri bakımından Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcısı Gülden Özaydın, Temizlik İşleri Müdür Vekili Basri Baytekin, gerçekleştirme görevlileri, muayene ve kabul komisyonunda görev alan belediye personeli ile ihale ve satın alma süreçlerinde görev yapan kişiler hakkında da değerlendirme yapıldı.

İşin yüklenicisi MCY-Yeşilçam İş Ortaklığı, şirket yetkilileri ve Bolu Belediyesiyle yapılan ihale sözleşmesini Yeşilçam Peyzaj Temizlik İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına vekaleten imzalayan Yılmaz Erdoğan da soruşturma kapsamındaki şüpheliler arasında yer aldı.

Soruşturma, ihale süreci, hak ediş belgeleri, araç takip kayıtları, çöp döküm sahası verileri, belediye kayıtları ve yüklenici şirketlere yapılan ödemelerin bütün yönleriyle incelenmesiyle sürüyor.

7 ilde 22 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi

Bilirkişi raporundaki tespitlerin ardından soruşturma genişletilerek toplam 23 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Görevden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın başka bir suçtan tutuklu olması nedeniyle diğer 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla sabah saat 06.30 itibarıyla şüphelilere yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Bolu merkezli 7 ilde düzenlenen operasyon kapsamında il dışında bulunan şüpheliler hakkında arama, el koyma ve gözaltı işlemlerinin eş zamanlı yapılması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına talimat gönderildi.

Bu arada, jandarma ekipleri Bolu Belediye Başkanlığı binasında da arama yaptı. Ekipler, ihale süreci, hak ediş belgeleri, araç takip kayıtları, çöp döküm sahası verileri ve belediye kayıtlarına ilişkin incelemelerde bulundu.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve kamu zararına neden olduğu değerlendirilen eylemlerde sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesi amacıyla çok yönlü sürdüğü belirtildi. 

Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart


 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım" dedi.

01.09.2026 00:37:00
AA
 
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart
 Beyin sağlığı için 'düzenli hayat' şart

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, beyin sağlığını olumsuz etkileyen pek çok risk faktörü bulunduğuna dikkati çekti. Terzi, "Bunların başında çevre kirliliği, elektromanyetik alan, tuz ve sigara tüketimi, obezite ve yanlış beslenme alışkanlıkları geliyor. Bununla beraber genetik risk faktörlerimiz var. Anneden, babadan ya da kuşaklardan gelen Alzheimer, MS, Parkinson gibi bir hastalık varsa bu da nörolojik hastalık riskini artırıyor" diye konuştu.

Anne karnında başlıyor

Beyin sağlığının anne karnında başladığına işaret eden Terzi, şöyle devam etti: "Ne kadar iyi bir beynimiz varsa, gelecek beyinlerimiz ve geleceğimiz o kadar iyi olacaktır. O nedenle özellikle çevresel faktörleri ve günlük yaşam aktivitelerini önemsiyoruz. Diyoruz ki daha iyi beslenin. Akdeniz tipi mutfak alışkanlığınız olsun, tuzsuz, az yağlı, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi önemsiyoruz. Tuz tüketimini azaltmak, sigara ve alkol gibi beyin sağlığını olumsuz etkileyecek unsurlardan uzak durmak, özellikle gün içinde daha az ekran maruziyeti, en azından kapalı ortamlarda, akşam evimizde uyurken Wi-Fi, telefon gibi bu elektromanyetik alanlardan uzak durmak beyin sağlığı açısından önemli. Anne karnından itibaren bunlara dikkat etmek, bebek dünyaya geldikten sonra bunu önemseyerek devam ettirmek lazım."

Terzi, fiziksel aktivitenin de beyin sağlığı için oldukça faydalı olduğunu dile getirerek, "Haftada en az 2-3 gün yürüyüş ve egzersiz yapmak, kilo almamak, obeziteden uzak durmaya çalışmak çok önemli. Bu, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları gibi risk faktörlerinin azaltılması açısından oldukça önemli. Tansiyon, diyabet gibi kontrol altına alınması gereken risk faktörlerimiz var. Bunlar beyin sağlığı açısından zararlı. O nedenle nörolojik hastalık dışında başka bir hastalığımız varsa bunların da kontrol altına alınması lazım" diye konuştu.

Prof. Dr. Terzi, "Beyin sağlığı sadece bir güne sığdırılacak bir durum değil. Düzenli uyku, düzenli beslenme alışkanlığı ve düzenli fiziksel aktivitelerle bunu sadece bir güne değil, her güne yaymamız lazım. Her güne yaymış olduğumuz programı da daha anne karnından, bebeklikten başlatmamız lazım ki sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekleri ortaya koyalım. Onun için diyoruz ki beyin sağlığınızı önemsiyoruz. Beynimize iyi bakalım. Bununla ilgili herhangi bir problem hissediyorsak, baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü, görme kaybı gibi şikayetler var ise nöroloji kliniklerine mutlaka gidilmelidir."

Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor

 
Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen adli tatil dün sona erdi. Başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik dava süreci olmak üzere çok sayıda kritik dosya gündemde yer alıyor. Yeni adli yılın en büyük sorusu ise 'adalet tecelli edecek' mi?

01.09.2026 00:06:00
Haber Merkezi
 
Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor
Yeni adli yıl 'soru'larla başlıyor

Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen ve 20 Temmuz'da başlayan adli tatil dün sona erdi. 2026-2027 adli yılı 1 Eylül'de başlıyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin genelgesiyle 20 Temmuz'da başlayan adli tatil boyunca, adliyelerde görev yapan nöbetçi mahkemeler, tutuklusu olan ve acil nitelik taşıyan davalara baktı. Diğer davalara ise yeni adli yıla kadar ara verildi. Yüksek yargı organları Danıştay ve Yargıtay'da da bu süreçte nöbetçi heyetler görev yaptı. Anayasa Mahkemesi ise adli tatil kapsamında yer almadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışta yer almayacak

Yeni adli yıl, bugün Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenecek törenle başlayacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da programda konuşma yapacak. Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne katılmak üzere Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninde yer alamayacak.

Çok sayıda önemli dava var

Yeni adli yılın başlamasıyla kamuoyunca önemli görülen davaların görülmesine devam edilecek. Bu kapsamda, 3 Eylül'de Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edilecek.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu şüpheliler hakkında başlatılan "rüşvet" soruşturmasında, 27 şüpheli tutuklanmıştı. Yeni nesil suç örgütlerine yönelik çok sayıda soruşturma ve Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkında da "yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı" iddialarına ilişkin tahkikat başlatılmıştı.
İstanbul'da ise başta İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreci olmak üzere çok sayıda kritik dosyanın yeni adli yılda karara bağlanması bekleniyor.

Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti

Gazeteci ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye’deki Arap Alevileri (Nusayriler) hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi

31.08.2026 17:57:00
Haber Merkezi
 
Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti
Arap Alevileriyle ilgili sözleri tepki çekmişti
Gazeteci ve eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk hakkında, bir televizyon programında Suriye'deki Arap Alevileri (Nusayriler) hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı verildi.

Tartışma yaratan sözler

Öztürk, NTV ekranlarında Suriye'deki gelişmeleri değerlendirirken Arap Alevileri hakkında, "Bu Nusayrilerin hepsini katletseler yeridir diyesiniz geliyor" şeklinde ifadeler kullanmıştı. Söz konusu açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Alevi kurumları ve bazı siyasi çevrelerden Öztürk hakkında soruşturma başlatılması yönünde çağrılar gelmişti.

Soruşturma Samandağ'da yürütülüyor

Tepkilerin ardından Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında müşteki beyanlarının alındığı ve Öztürk hakkında gözaltı kararı verildiği bildirildi.

Öztürk'ün İstanbul'da gözaltına alınarak, 1 Eylül 2026 tarihinde SEGBİS üzerinden Samandağ'daki soruşturma kapsamında hazır edilmesi için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına talimat yazıldığı aktarıldı.

Sözler tartışmayı büyüttü

Öztürk'ün açıklamalarının ardından DEM Parti de yaptığı açıklamayla sözleri sert biçimde eleştirmiş ve soruşturma çağrısında bulunmuştu. Partinin açıklamasında, Arap Alevilerin kimlik ve inançları üzerinden hedef gösterilmesinin toplumsal barış açısından tehlikeli olduğu savunulmuştu.

Gözaltı kararının ardından gözler soruşturmanın bundan sonraki aşamasına çevrildi. Öztürk hakkında yürütülen adli sürecin, tartışmalı televizyon açıklamalarının hukuki boyutuna ilişkin nasıl sonuçlanacağı merak konusu oldu.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü

31.08.2026 11:29:00
AA
 
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif ile görüştü.

Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı, bugün İstanbul'da yapılacak.

Milli Savunma Bakanı Güler ile Pakistan Savunma Bakanı Asif, toplantı öncesi bir araya geldi.

Görüşmede, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da yer aldı.

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi

İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

31.08.2026 11:20:00
AA
 
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
 İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü

İstanbul'a su sağlayan barajlarda bu yılın 8 ayında yüzde 44,34 olarak ölçülen doluluk oranının 2025'in de üstüne çıktığı tespit edildi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, sıcak yaz aylarının etkisiyle barajlardaki doluluk oranı düşüşünü sürdürüyor.

31 Mayıs'ta yüzde 70,97'ye ulaşarak yılın en yüksek seviyesini gören barajlardaki doluluk oranı kademeli olarak 30 Haziran'da yüzde 64,01'e, 31 Temmuz'da yüzde 54,71'e, 30 Ağustos'ta ise yüzde 44,34'e geriledi.

Barajlardaki doluluk oranları Alibey'de yüzde 42,87, Terkos'ta yüzde 38,56, Elmalı'da yüzde 72,29, Darlık'ta yüzde 63,21, Ömerli'de yüzde 62,03, Büyükçekmece'de yüzde 31,52, Sazlıdere'de yüzde 24,19, Istrancalar'da yüzde 29,12, Kazandere'de yüzde 18,56, Pabuçdere'de ise yüzde 8,81 ölçüldü.

Bu yıl barajlara düşen yağış miktarı metrekare başına 534,37 kilogram olarak belirlendi. Bu miktar 2024'ün aynı döneminde 709,27 kilogram, 2025'te ise 619,92 kilogram oldu.

Son üç yılda doluluk oranları
İSKİ verilerine göre, 30 Ağustos'u da kapsayan yılın 8 aylık döneminde barajlardaki doluluk oranları 2024'te yüzde 46,88, 2025'te yüzde 40,73, 2026'da yüzde 44,34 olarak ölçüldü.

Böylece, bu yılki doluluk oranları 2025'in de üstüne çıktı. Ancak doluluk oranı 2024'ün altında kaldı.

Toplam su kapasitesine bakıldığında ise Ömerli Barajı yüzde 39,42'yle ilk sırada yer alırken, yüzde 19,64'le Terkos Gölü ikinci, yüzde 16,83'le Darlık Barajı üçüncü sırada yer aldı.

Yılın 31 Ağustos'a kadar olan döneminde İstanbul'daki su tüketimi 384,84 milyon metreküp olarak hesaplandı.

Bu miktar, geçen yılın aynı döneminde 353,51 milyon metreküp, 2024'te ise 407,22 milyon metreküp olarak belirlendi.

Barajların yanı sıra kente su sağlayan Melen ve Yeşilçay'dan da bu yıl toplamda 502,8 milyon metreküp su nakledildi.

"Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde"
İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine, ağustos başında yüzde 50'lerde olan barajlardaki genel doluluk oranının yüzde 44'e kadar gerilediğini söyledi.

Özdemir, geçen yıl ağustos sonunda bunun yüzde 40 seviyesinde olduğunu belirterek, "Barajlardaki doluluk oranları aşağı seviyelerde. Dördüncü ve beşinci aylardaki değerlerin çok aşağısında. Bu, tabii ki su kullanımına bağlı ve hava sıcaklığının yüksek seyretmesi dolayısıyla. Halk çok hızlı bir şekilde su tüketimi gerçekleştirdiği için bu değerler gittikçe azalıyor. Şunu hiçbir zaman unutmayalım: İstanbul barajları tam dolu olsa dahi bir yıl yetecek kadar suyumuz yok. Suyumuzu muhakkak istikrarlı ve temkinli kullanmamız lazım. Yoksa susuz kalma stresine girme durumumuz olabilir. Devletimiz bizi bırakmayacaktır ama bu sefer kesintiler başlayacak." diye konuştu.

İstanbul'da bu yıl tüketilen su miktarının 384,84 milyon metreküp olduğunu, artan nüfusla su kullanımının da arttığını dile getiren Özdemir, dünyada fosil yakıtların aşırı kullanımından dolayı atmosferdeki hava sıcaklığının arttığını, buharlaşmanın su miktarının azalmasına neden olduğunu anlattı.

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor"
Sonbahara girilmesiyle yağışlarda artış beklendiğine dikkati çeken Özdemir, şöyle devam etti:

"Eylül ayına girmemiz dolayısıyla sonbahar mevsimi başlıyor. Bununla birlikte etkin yağışların olması gerekiyor ama tabii ki bu yağışlar maalesef eski yıllardaki gibi olmuyor. Günlerce süren, hafif hafif toprağı besleyen yağış olmuyor. Hızlı ve kuvvetli şekildeki yağış kısa sürede o bölgeyi terk ediyor. Onun da tabii ki büyük bir faydası yok. Yani yağışın sel şeklinde değil de daha hafif ve toprağa faydalı olacak şekilde yağması lazım. Maalesef iklim krizi ve büyükşehirler üzerinde ısı adalarının oluşması, ani sıcaklık düşmelerine bağlı olarak kuvvetli yağışlar meydana getiriyor."

Özdemir, belediyeler ve ilgili kurumların yağmur sularını toplayıp depolayarak su tasarrufu yapabileceğini anlattı.

Büyükşehirlerde betonlaşma ve asfalt çok fazla olduğu için bütün suların kanalizasyona yönlendirildiğini aktaran Özdemir, "Oradan da denize akmasının çevreye hiçbir faydası yok. Yağmur toplama alanları veya kanalları yapmak lazım." dedi.

Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne'den, Mersin'e hareket eden yolcu feribotunun kazası sonrası kaybolan 18 kişiyi arama kurtarma çalışmalarına gece saatlerinde yapılırken, acılı ailelerin umut dolu bekleyişi Girne'de liman önünde sürdü

31.08.2026 05:54:00 / Güncelleme: 31.08.2026 06:35:43
İHA
 
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Girne'de ailelerin acılı bekleyişi gece boyunca devam etti
Olay, bugün öğlen saatlerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Girne kentinden Türkiye Mersin'e doğru hareket eden yolcu feribotunda yaşanmıştı. Henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı feribot içerisindeki 267 kişiyle birlikte alabora olmuş 8 kişi hayatını kaybetmiş 18 kişi ise kaybolmuştu. Kaybolan yolcuları arama kurtarma çalışmaları gece de devam etti. Girne'de liman önünde ise yolcuların yakınları gece boyunca bekledi.

Mahmut ve Mustafa Demir isimli 2 yakınını beklediğini ifade eden Naif Ezer, "Sadece 1 arkadaşımız çıktı burada kimse yardım etmedi dedi. Yüzebilen yüzdü geldi yüzemeyen mahsur kaldı. Burada insanlar perişan halde. Bekliyoruz" dedi.

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor

Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor. Uzmanlar aşırı veri tüketimi ve donmalara karşı araç sahiplerini uyardı

30.08.2026 22:00:00
Haber Merkezi
 
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
 Otomobillerdeki multimedya ekranlarını hedef alan yeni siber saldırı yöntemi, sürücüler hiçbir hata yapmasa dahi sistem güncellemeleri üzerinden araçlara zararlı yazılım bulaştırıyor
Bağlantılı araç teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte otomobiller açık hedef haline geldi. Siber güvenlik kuruluşu Kaspersky tarafından saptanan son saldırı dalgası, Android tabanlı araç içi multimedya sistemlerinin doğrudan hedef alındığını ortaya koydu. Kullanıcının şüpheli bir bağlantıya tıklamasına veya korsan dosya indirmesine gerek kalmadan, doğrudan aracın meşru güncelleme mekanizması üzerinden sızan zararlı yazılımlar otomotiv dünyasında yeni bir güvenlik açığını tetikledi.

Güncelleme görünümünde sızan zararlı yazılım
Gelişmiş saldırı zincirinde siber korsanlar, sistemde yer alan "TWCore" isimli meşru güncelleme uygulamasının iletişim kanalını kötüye kullanıyor. Üretici sunucusu gibi davranan saldırganlar, ilk etapta "JarService" adlı yükleyiciyi, ardından da çok aşamalı ek zararlı modülleri araca yüklüyor.
Bilişim Uzmanı Osman Demircan, Upstream Security verilerine işaret ederek siber olayların yüzde 92'sinin uzaktan ve fiziksel temas gerekmeksizin gerçekleştirildiğini vurguladı. Demircan, sürecin sürücünün hiçbir hatası olmadan, tamamen arka plandaki OTA (uzaktan yazılım güncelleme) kanalı üzerinden işlediğini aktardı.

Aracınızın ele geçirildiğini gösteren belirtiler
Saldırıya uğrayan araçlarda sistem kaynaklarının arka planda gizlice tüketildiğine dikkat çeken uzmanlar, sürücülerin dikkat etmesi gereken kritik işaretleri paylaştı. Otomobil ekranının nedensiz yere yavaşlaması, sistemin sık sık kendiliğinden yeniden başlaması ve kontrolsüz aşırı internet verisi tüketimi en belirgin işaretler arasında yer alıyor.
Aracın internet bağlantısının izinsiz bir proxy ağı gibi kullanılabileceğini belirten Demircan; park halindeyken oluşan olağan dışı veri trafiği, ekranda beliren şüpheli reklamlar ve donanımın aşırı ısınması durumunda siber saldırı ihtimalinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sonradan takılan ekranlara ve ev ağına dikkat
Uzmanlar, piyasada markası belirsiz ve ucuz Android multimedya sistemlerinin güncelliğini hızla yitirmesi nedeniyle yüksek risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Araç alımlarında UN R155 (araç siber güvenliği) ve UN R156 (yazılım güncelleme yönetimi) standartlarının sorgulanması gerektiği belirtiliyor.
Araca bağlanan akıllı telefonlardaki rehber ve arama kayıtlarının risk altına girebileceğini belirten uzmanlar; ev Wi-Fi ağına bağlı park halindeki bir otomobilin, yerel ağdaki diğer cihazları hedeflemek için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabileceğine de dikkat çekiyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.