Bu haber kez okundu.

ABD’den, Türkiye’ye Rakka kumpası

RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ

Türkiye ile ABD, 1952 yılından bu yana NATO üyeliği kapsamında müttefik… İki ülke arasındaki güvenlik ilişkileri Marshal Yardımı’nın hayata geçtiği 1947’ye kadar gidiyor. Ancak ABD yönetimi, 69 yıllık bu dönemde Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı hiçbir güvenlik sorununda Ankara’ya destek vermedi.

Bu sorunların başında 1964 ve 1974 yıllarında kendini hissettiren Kıbrıs meselesi geliyor. Washington, 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Rum lobisini memnun etmek için Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı. ABD yönetimleri 1984’te başlayan PKK terörü bağlamında da Türkiye’nin yanında yer almadı.

Elbette zaman zaman Amerikalı siyasetçiler, PKK’nın terör eylemlerini kınadı ancak ABD Dış İstihbarat Servisi CIA, PKK’ya hep arka çıktı. ABD’nin Irak’ı ilk kez işgal ettiği 1991’den bu yana CIA’nın PKK’ya ‘ayni ve nakdi yardımları’ birçok kez kanıtlandı. İki ülke arasındaki ilişkilerin geçmişi böyleyse geleceği de farklı olamaz.

Nitekim ABD, 2003 yılında başlayan 2. Irak işgalinde Peşmergenin Kerkük’te tapu kayıtlarını yakmasına göz yumdu. 4 Temmuz 2003’te Irak’ta görevli Türk Özel Kuvvetleri mensubu askerlerimizin başına çuval geçirmekten kaçınmayan ABD, Türkmenlerin Irak politika sahnesinden dışlanmasına hep destek oldu. 2011 yılında startı verilen Suriye krizinde de PYD/YPG’yi destekleyen Washington, Türkiye’nin hayrına rüya bile görmedi! Nitekim Emekli Orgeneral Edip Başer, ‘Kanatsız Uçmak’ adlı hatıratında ABD’nin Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını hep göz ardı ettiğine işaret ediyor. 

Rakka'ya operasyon mu?

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin'in Hancou kentinde düzenlenen G20 Zirvesi dönüşünde uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, Türkiye'nin IŞİD'in merkezi Rakka konusunda üstleneceği rolün ABD'nin tutumuna bağlı olduğunu kaydetti. Erdoğan, şunları söyledi: "Rakka konusu ABD ile konuştuğumuz başlıklardan biri... Neler yapılabileceği, görüşmeler neticesinde netleşecek. Orası ABD'nin tutumuna bağlı... Ancak biz artık bölgede var olduğumuzu göstermek zorundayız. Eğer geri adım atarsak, oralara DAİŞ, PKK, PYD/YPG gibi terör örgütleri yerleşir. Benzer riskler Irak için de söz konusu. Orada da PKK kendine yer edinmeye çalışıyor."

Erdoğan, Türkiye'nin Rakka'ya harekâta yönelik işbirliği konusunda Obama'nın ne cevap verdiğine ilişkin gazetecilere detay vermedi. Obama'nın özellikle IŞİD'in merkezi Rakka konusunda beraber bir şeyler yapmak istediğine işaret eden Erdoğan, "Bizim açımızdan bir sıkıntı olmayacağını belirttik. 'Askerlerimiz bir araya gelsinler, görüşsünler, ne gerekiyorsa bu yapılır' dedik" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "PYD konusunda ABD’nin tutumunda bir değişiklik var mı?" sorusuna ise "En azından Türkiye’ye müdahale yok" şeklinde cevap verdi.

Obama daha önce reddetmişti

Erdoğan, daha önce Menbiç konusunda Obama’ya bir teklifte bulunduklarına işaret ederek, 

"Obama, görüşmemizde, 'Menbiç kesinlikle Araplarındır, oraya PYD, YPG falan gelmeyecek'  demişti. Nitekim Menbiç’te yaşayan Araplar’ın oranı yüzde 90-95. Ama buna rağmen, oradan  PYD’lileri yukarıya çıkarmak istediler. Biz ise kendisine tam aksine tersten gidip yukarıdan inmeyi teklif etmiştik. 'Bu 2-3 ay sürer' diyerek yanaşmamışlardı" şeklinde konuştu. Erdoğan’ın bu sözleri aslında ABD’nin Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerinde bir değişiklik olmayacağını ortaya koyuyor. Peki ABD ile Rakka'ya operasyon düzenlenebilir mi? Washington, Fırat kalkanı Operasyonu'nun başında TSK-ÖSO birliklerine hava desteği verdi ancak akabinde IŞİD'e kritik bir müdahele sırasında TSK'nın hava operasyonu talebini reddetti. Uzmanlar, ABD'nin bölgede PYD/YPG eksenli bir siyaset izlediğine işaret ederek, "Eğer yapılacak operasyonlar PYD/YPG'ya avantaj sağlayacaksa, Washington Türkiye'nin yanında yer alır" görüşünü seslendiriyor.

ABD'den güvenli bölgeye bir 'hayır' daha

Nitekim dünyanın önde gelen gazetelerinden Financial Times, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde bir güvenli bölge oluşturulması talebine ABD'nin sıcak bakmadığını yazdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin'de yapılan G20 Zirvesi'nde ABD Başkanı Obama ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı ikili görüşmelerde Suriye'de güvenli bölge oluşturulması talebinde ısrarcı olduğunu dile getirmişti. Financial Times, Erdoğan'ın bu talebini "Türkiye, Suriye'deki rolünü artırmak istiyor" diye yorumladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güvenli bölgeye Türkiye'ye sığınan Suriyelileri yerleştirmek istediğinin belirtildiği haber şöyle devam etti: "ABD bir süredir Türkiye'yi IŞİD'i Suriye'nin kuzey sınırından temizlemek için bir operasyon düzenlemeye çağırıyordu. Ancak Washington bölgede resmi bir güvenli bölge oluşturulması önerilerine ısrarla karşı çıkıyor. Bunun ABD öncülüğündeki koalisyonu bölgede çok daha büyük bir askeri yükümlülüğe sokacağından çekiniyor. Suriye'deki savaşta şu ana kadar büyük oranda hüsrana uğramış olan Erdoğan için, uluslararası desteği de alacağı Türkiye idaresindeki bir güvenli bölge, savaşta çok önemli bir oyuncu olmak anlamına geliyor."

3 şehit daha verdik

Türkiye'nin 24 Ağustos'ta Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte başlattığı Fırat Kalkanı  Operasyonu 15. günde devam etti.

Bu kapsamda TSK'dan Çarşamba sabahı yeni bir açıklama geldi.

TSK tarafından Fırat Kalkanı operasyonunun 14'ncü gününe ilişkin yapılan açıklamada, "Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda 4 köye (Vukuf, Sadvi, El Eyyubiyah ve Şandi) ilave olarak Sinekli ve Abubiyat köyleri ele geçirildi. 6 Eylül'de ele geçirilen köy sayısı 6'ya ulaştı" denildi.

IŞİD'in Suriye'nin Vukuf bölgesinde iki Türk tankını vurması sonucu üç Mehmetçik şehit düştü ve dört asker de yaralandı. Böylece Suriye operasyonunda verdiğimiz şehit sayısı 4’e çıktı. Bölgedeki çatışmalarda ayrıca iki ÖSO üyesinin de öldüğü kaydedildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.