Bu haber kez okundu.

AKP mutabakat, İsrail savaş peşinde
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ
Türkiye ile İsrail, 31 Mayıs 2010'da İsrailli komandoların Akdeniz'in uluslararası sularında Mavi Marmara gemisine yönelik gerçekleştirdiği baskın sonucunda kopan ikili ilişkilerin normalleşmesi konusunda Pazar günü Roma'da mutabakata vardı. Mutabakatla Mavi Marmara gemisinde öldürülen 10 Türk'ün hesabı kapatıldı. Mutabakatta Hamas ile ilgili herhangi bir hükmün bulunmadığı belirtiliyor. İsrail'in Mart 2013'te Ankara'nın talebini karşılayarak Türkiye'den özür dilediği belirtilirken, varılan mutabakat kapsamında Türkiye'nin diğer iki şartının da İsrail tarafından kabul edildiği öne sürüldü. 

Değişen ne?

Bu doğrultuda İsrail, Mavi Marmara saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödemeyi ve Türkiye'nin Gazze'deki insani duruma müdahalesini de kabul etti. Buna göre Türkiye'nin yardımları ile inşaat malzemeleri İsrail'in Aşdod Limanı'ndan tek tek kontrol edilerek Gazze'ye ulaştırılacak. Türkiye, sözde Ermeni soykırımını parlamentosunda tanıyan Almanya ile Gazze'de enerji santrali inşa edecek! Türkiye, Gazze için denizden içme suyu arıtma tesisi kuracak. Gazze halkının kullanımı için konutlar inşa edilecek ve 200 yataklı Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi de en kısa zamanda hizmete alınacak. Gazze'ye ilaveten Batı Şeria'ya yönelik öngörülen Cenin Sanayi Bölgesi gibi kapsamlı projelerin hayata geçirilmesi de kolaylaşacak! Ancak mutabakat ile İsrail'in Gazze'ye uyguladığı sıkı abluka kaldırılmıyor. Gazzeliler mesela Kadir Gecesi'nde Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gidip ibadet edemeyecek. Gazzeliler serbestçe ihracat ve ithalat yapamayacak. Gazzeliler, Gazze'den çıkamayacak! Gazzeliler, Gazze'nin sahil şeridinden denize açılıp balık bile avlayamayacak!

İsrail'deki hava çok farklı

Hükümet yanlısı medya Türkiye ile İsrail arasında varılan mutabakat konusunda 'pembe tablolar' çizerken, İsrail medyası çok farklı bir gündemi işliyor. İsrail'in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post'ta Yakkov Lappin imzalı yazıda "İsrail'in Hamas ile yapacağı yeni bir savaşın son savaş olacağı" savunuldu. Lappin, geçen hafta şunları yazıyordu: "İsrail'in 2005 yılında Gazze'den tek taraflı çekilmesinden bu yana Hamas İsrail'e sık sık roketlerle saldırmaktadır. O tarihten bu yana İsrail, roket ve tünel saldırılarından korunmak amacıyla Gazze'ye 3 kez savaş ilan etti. İsrail bu savaşların hiçbirinde Gazze'deki Hamas yönetimini devirmeye çalışmadı. Her bir savaşın amacı İsrail'e bir daha saldırmaması için Hamas'a yeterli düzeyde zarar vermekti. 2014 yazındaki 50 günlük son savaşın akabinde İsrail savunma mekanizması ve hükümetinde yeni bir düşünce oluştu. Caydırıcılığa yönelik savaş hedefi bir tarafa bırakılarak, 'düşman askerini tam bir yenilgiye uğratmaya' dönük yeni bir savaş perspektifi belirlendi! İsrail savunma mekanizması ve hükümeti, gelecekteki bir savaşta Hamas'ı etkisizleştireceğine inanmaktadır. İsrail ordusunda bazı kesimler Hamas'ın siyasi kanadını bırakıp, askeri kanadını ortadan kaldırılması tezini savunmaktadır. 16 Haziran'da Savunma Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili Hamas ile bir sonraki savaşın Gazze'de İslamcı rejim için son savaş olacağını söyledi. Yetkili, İsrail'in çatışmayı başlatan taraf olmayacağını ancak çatışmaya sürüklenmesi (!) halinde Hamas'ın İsrail ile dördüncü bir savaştan sağ çıkamayacağını vurguladı."
İsrail'de Gazze ve Gazze'yi yöneten Hamas için kullanılan dil ve yaklaşım böyle... İsrailli yetkililer 'çatışmayı başlatan taraf' olmayacaklarını savunuyorlar ama çatışmayı başlatacak bahaneyi bulmak İsrail için çocuk oyuncağı. 
Mahmut Abbas'ın devlet başkanlığını yaptığı ve dünyanın 138 ülkesinin tanıdığı Filistin Devleti'nin yer aldığı Batı Şeria'da canı çektiğinde Yahudi yerleşim yerleri açan, istediği gibi kontrol noktaları oluşturan, istediği zaman istediği bölgesine asker gönderen İsrail; 2005 yılından bu yana Gazze'ye bir tek askerini bile sokamıyor. İşte bu durum, İsrail'i çıldırtıyor. İsrail; buna karşılık Gazze'yi karadan, havadan ve denizden abluka altına alarak Gazzeli için hayatı çekilmez hale getiriyor. İsrail Gazze'de ne olup bittiğini 'insansız hava araçları' kullanarak öğrenebiliyor. Oysa işgal atında tuttuğu Batı Şeria'nın her noktasına istediği gibi asker sevkedebiliyor.  
Sonuçta AKP Hükümeti'nin İsrail ile vardığı mutabakat, Gazze'ye yönelik ablukayı kaldırmıyor. Mutabakat sadece Türkiye'nin Gazze'ye İsrail denetiminde inşaat malzemesi sokmasına ve Gazze'de binalar vetesisiler yapmasına imkân tanıyor. 

Gazze gerçekleri

* Gazze'de 365 kilometrekarelik alanda (Rize'nin 10'da biri) 2 milyon insan yaşıyor.  Gazze dünyanın en yoğun nüfuslu bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Batı Şeria'da ise 5 bin 655 kilometrekarelik alanda 3 milyon Filistinli ikamet ediyor.  
* Gazze'de çoğu iyi eğitimli gençlerin yüzde 40'dan fazlası işsiz. 
* Bölgenin dış dünyaya açılan tek kapısı Mısır ile olan Refah sınır kapısı. Mısır, sık sık bu sınır kapısını kapatmasa Gazze bu kadar sıkıntı içinde olmazdı. AKP Hükümeti İsrail yerine Mısır ile bu konuda anlaşsaydı, Gazzelier için daha faydalı olurdu. 
* Gazze küçük olmasına rağmen verimli bir bölge... Zeytin, narenciye, sebze yetiştiriliyor. Bölgede hayvancılık gelişmiş düzeyde. 
* Gazze'deki kamu çalışanlarının maaşı İran'dan; Batı Şeria'daki kamu çalışanlarının maaşları ise genelde Suudi Arabistan'dan geliyor.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 11 ay önce

israil dostu BOP esbaskani olmakla övünen biri Filistin lehinde karar alabilirmi sizce???

banner100