02 Ekim 2017 Pazartesi 18:10
2284 Okunma
Atatürk'e saldırı Devlete saldırıdır

YENİ MESAJ / İSTANBUL

Yeni Mesaj Gazetesi tarafından düzenlenen "Atatürk Vatandır" sempozyumları devam ediyor. İlki Trabzon'da ikincisi de başkent Ankara'da yapılan sempozyumlar zincirinin 3. halkası İstanbul'da yapıldı. Grand Cevahir Otel’de düzenlenen sempozyuma İstanbullu vatandaşlar yoğun katılım gösterdi.

Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan sempozyumun açılış konuşmasını Yeni Mesaj Gazetesi Genel Müdür Sabri Terzi yaptı.

Terzi konuşmasında, "Yeni Mesaj Gazetesi olarak milletimizi köküyle, özüyle buluşturmaya devam ediyoruz. Yugoslavya'nın Başbakanı, Eğer Osmanlı'nın son zamanlarında Atatürk olsaydı Balkan Harbi yaşanmazdı” diyor. İngiliz Başbakanı Churcil de diyor ki; 'Atatürk olsaydı 2. Dünya Savaşı yaşanmazdı. Ben de diyorum ki; 40 yıldan bu yana bu milleti değerleriyle barıştırmanın mücadelesini veren, ömrünü buna vakfeden Prof. Dr. Haydar Baş Bey’e bu millet sahip çıkmış olsaydı, bugün coğrafyamız ve ülkemizde kan ve gözyaşı, etnik, siyasi ve mezhepsel kavga ne de açlık problemi olurdu" dedi.

Uzman isimler sunum yaptı

Atatürk Vatandır Sempozyumu iki oturum halinde yapıldı. Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu'nun başkanlığında yapılan ilk oturumda Enerji Uzmanı Fuat Şengül, Eğitimci Sabiha Karamustafa, Eğitimci Ahmet Raşit Akyüz, İlahiyatçı Hasan Aydın, Nihat Hekimoğlu ve Zeki Garacoğlu konuştu. İkinci oturumun başkanlığını ise Prof. Dr. Ünal Emiroğlu yaptı. Bu oturumda Harun Kayacı, Seçil Mumcuoğlu, Lütfullah Önder, Ahmet Erimhan, Muharrem Bayraktar ve Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu konuştu.

16. yaşını kutlayan BTP'nin misyonu

Hukukçu yazar Ahmet Erimhan konuşmasında 16. yılını kutlayan Bağımsız Türkiye Partisi (BTP)'nin misyonunu ortaya koydu. "Ellerimiz vicdanlarımızda şu sorulara cevap verelim lütfen" diyen Erimhan şöyle devam etti: "BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Batı bizi bölmek, parçalamak için 350 bin askerini bölgemize getirdi. Hedef Türkiye. İkinci Sevr için kararlılıkla kapımızı çalıyorlar uyanalım dediğinde, muarızlar ‘yok öyle bir şey, biz güçlüyüz, bunlar Sevr paranoyasına tutulmuş’ demediler mi? Prof. Dr. Haydar Baş, ‘Fetullah Gülen ve misyonu bir Vatikan senaryosudur, Müslüman böyle konuşmaz’  dediğinde yıl 1997 idi ve onlar 'hayır yanılıyorsunuz, cemaat ülkeye hizmet ediyor' demediler mi?

Prof. Dr. Haydar Baş 'bizi AB'ye almazlar' diye hece hece konuştuğunda 'hayır yanılıyorsun' diyerek AB anayasasına attıkları imza ile imza gününü AB bayramı ilan etmemişler miydi? Prof. Dr. Haydar Baş Suriye'yi kaybedersek Irak’ı kaybederiz, Irak'ı kaybederiz ve Türkiye bölünür' dediğinde onlar ‘Esad gidecek ve biz Emevi camiinde namaz kılacağız’ demediler mi? Dediler ve bütün bu gerçekliğe rağmen bu toplumda yalanların ardından bilerek isteyerek sürüklendi. Sonuç ortada; batının dişleri boynumuzda, coğrafya ve medeniyetimizi resmen boğazlıyor ve biz çaresiz çaresiz sadece ve sadece izliyoruz. Mevcut akılla bu batıyı yenemeyiz. Batıyı yenmek için başka bir dalga boyutuna geçmemiz lazım. Bu dalga boyu batıda olmayan bir imandan neşet edecek ve bütün insanlığı kuşatacak, merhamet, şefkat, paylaşım ve barış üzerine kurulu akıl üstü projeler olacak. Bu olmak zorunda. Bu mümkün. Aksi Allah'a ve imana da aykırı. O sebeple kavşak noktasındaki insanlığın önüne BTP ve liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş medeniyeti yeniden ihya edecek tertemiz bir sofra sunuyor. Bu sofrada derdimize deva olacak her şey var. Ekonomi, kültür, devlet, insan, tarih, tevhid ve Ehl-i Beyt. Dileyen bu sofradan kana kana suyunu içer, hakkı teslim eder, aksi takdirde Allah-ü Teala verdiği nimetlerden bizi hesaba çeker."

İstanbul Müftüsüne Said-i Nursi cevabı

Sempozyum konuşmacılardan Yeni Mesaj gazetesi Başyazarı Muharrem Bayraktar ise İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz'ın Said Nursi Sempozyumunda söylediği, "FETÖ üzerinden Risalei Nur'a ve Said-i Nursi'ye bakmak ve eleştirmek bir fitnedir" sözlerine cevap verdi. "Ben sayın müftüye sesleniyorum, ben ve benim arkadaşlarım Said-i Nursi'yi eleştiriyoruz. Ama bu fitne değil bu imanın ve delikanlılığın bir ölçüsüdür." diyen Bayraktar şu çarpıcı ifadeleri kullandı: "Oraya gidip Said-i Nursi İmanı, tevhidi anlattı diyenlere söylüyorum; O ve onun çizgisinde gidenler 'Hz. Muhammed'e inanmayanlar da cennetlik' diyor. Bunun neresi iman ve tevhid? Müslüman kızları Hıristiyan erkeklerle evlendiriyorlar bunun neresinde iman ve tevhid var? Risalelerinde Kastamonu Lahikasında ‘askere gitmenize gerek yok’ diyorlar. Müslümanlar küffara karşı savaşırken askere gitmeyin demenin neresi iman ve tevhid ile bağdaşıyor müftü efendi? Risalelerinde Hıristiyanlarla ittifak yapın diyor. Müftü efendi Hıristiyanlarla ittifak yapmanın neresinde tevhid var? Yahu biz milli mücadelede Mustafa Kemal'in ordusu Yunan ile savaşırken bu mücadelenin aleyhine bildiri dağıtan Cemiyeti Müderrise’nin bir üyesi olarak Said-i Nursi'nin bu fetvalarda imzası vardı.  Sayın müftü efendi, Hıristiyan’la, kafirle, küffarla savaşanlara karşı 'bununla beraber olmayın' diyen bildiriye imza atmanın neresinde iman var, neresinde tevhid var?"

‘Atatürk'e saldırı devlete saldırıdır’

Atatürk Vatandır Sempozyumunun kapanış konuşmasını ise Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu yaptı. Eyercioğlu, "Ehl-i Beyt'e yapılan saldırı aslında saltanat mücadelesi altında İslam dinine yapılan bir saldırıdır. Aynı şekilde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yapılan saldırı da onun şahsına yapılan bir saldırı değildir" dedi.

Prof. Dr. Eyercioğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "O kisve altında onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletine ve aslında Türk milletinin kendisine yapılan bir saldırıdır. Çünkü bu cumhuriyet kurulmadan önce 600 yıl idaresinde bulunduğumuz Osmanlı döneminde Fatih kanunnamesinde yazılı olan metin gereği Türkler ve Kürtler Enderun'a giremezler. Ticarette, sanatta ve sanayide yine Türkler ve Kürtler yer alamazlar. Azınlıklara verilmiş özel imtiyazlar var. Bunlar sadece köylü olabilirler ve bir de asker olabilirler. İşte Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu konuda çok büyük bir devrim yaptı. Bu ülkenin asıl sahiplerinin ne olması gerektiğini söyleyerek bize yeni bir kapı açtı. Bir Türk dünyaya bedeldir sözünün arkasında yatan neden budur. Yani Atatürk'e gerçekten sahip çıkması gerekenler bu ülkenin insanıdır. İşte bunu yerine getiren, bu sancağı devralıp yürüyen Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur. Hiç kimse O'nun gibi Atatürk'ü anlayamamış ve anlatamamıştır. Onun için Prof. Dr. Haydar Baş, ‘Hoca Atatürk’ olarak yeniden önümüzdedir ve bu millete sahip çıkan tek liderdir."

Yeni Mesaj Gazetesi'nin yoğun katılımla gerçekleşen "Atatürk Vatandır" Sempozyumu Meltem TV ana haber spikeri Faruk Karatay'ın okuduğu gençliğe hitabe ile sona erdi.

Son Güncelleme: 03.10.2017 00:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Remzi 2017-10-07 10:47:32

Atatürk ve peygamber imiz sevdalılarına Selam olsun

banner100