Bu haber kez okundu.

Avrupa'nın vicdansızlığı
HABER MERKEZİ

Sığınmacı krizinin çözümü konusunda diğer Avrupa ülkelerine göre daha ön planda olan Almanya Başbakanı Angela Merkel geçtiğimiz günlerde "Yunanistan sığınmacı yükünü daha fazla kaldıramaz" diye konuşmuştu. Yunanistan başta olmak üzere sınırlarına on binlerce sığınmacı dayanan Avrupa Birliği (AB) üyesi devletlerinin yaşadığı sorunlara bu kadar duyarlı olan Avrupalı siyasiler, sığınmacıları gerçekten umursuyorlar mı? Bu soruya 'evet' cevabını vermek mümkün değil. Avrupa ülkeleri sığınmacı sorununu çözmeye çalışıyor görünselerde aslında yegane amaçları bu sorundan kurtulmak. Yeri geldiğinde insan hakları ve medeniyet konusunda ahkam kesen Avrupalılar, insanlık dışı muamelelere maruz kalan çoğu çocuk ve kadın sığınmacıları umursamıyor. Vatandaşlarına sağladıkları hayat standardından ödün vermek istemeyen Avrupalı siyasiler, Türkiye'deki siyasilerin aksine alkışlanmak uğruna ülkelerinin kapılarını sığınmacılara sonuna kadar açmaya yanaşmıyorlar. Türkiye'nin yaklaşık 5 yıldır uyguladığı açık kapı politikası yüzünden maruz kaldığı sorunların benzerlerini ülkelerinde yaşamak istemeyen Avrupa Birliği üyesi devletler, sığınmacıları Türkiye'de tutabilmek için ülkemize 8 milyar euro vermeye bile razı olmuş durumdalar. 

On binlerce insan öldü

Avrupa Birliği’nin sığınmacılar konusundaki duyarsızlığı, Ekim 2013’te, İtalyan adası Lampedusa açıklarında bir sığınmacı botunda 366 insan öldüğünde ortaya çıkmıştı. Bu olaydan bu güne kadar geçen sürede yaklaşık 8 bin sığınmacı Avrupa’ya yolunda hayatını kaybetti. Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) tahminlerine göre, 2015'te Akdeniz’de 3 bin 771 sığınmacı boğuldu ki bu 2014’teki 3 bin 279 kişinin üzerinde. Ege Denizi, artık, göçmenler için bir ölüm denizi durumunda. 2014’te Ege'de yalnızca dört sığınmacı boğulmuştu, 2015’te boğulanların sayısı ise 805. Akdeniz, 2015'te sığınmacılar için dünyadaki en ölümcül deniz oldu. Geçtiğimiz yıl dünya çapında 5 bin 350 sığınmacı ölürken, onların yüzde 70’i Akdeniz’deydi. Buna ek olarak, AB sınırları içinde 150'ye yakın sayıda sığınmacı öldü. Sığınmacılar, Makedonya’daki trenlerden aşağı atıldılar, Balkanlar’dan Orta Avrupa’ya geçiş yolunda kamyonlarda havasızlıktan boğuldular ya da Fransa ile Britanya arasındaki Manş Tüneli’nde öldürüldüler.

Sınırlar açılmıyor

Yunanistan üzerinden Avrupa ülkelerine geçmek isteyen sığınmacılar, sınırların kapatılması yüzünden sıkışıp kalmış durumda. Sıkıştıkları kamplarda insanlık dışı şartlara göğüs germek zorunda kalan sığınmacılar, bir öğün yemek alabilmek için bile yaralanmayı göze almak zorunda kalıyor. Yunanistan’ın Makedonya sınırındaki İdomeni kasabasında sınırı geçmek için bekleyen mültecilere gıda yardımı esnasında çıkan kargaşada bazı sığımacılar yaralandı. Sık sık yaşanan bu olaylar, kamplardaki insani durumu ne kadar kötüleştiğini gösteriyor. Kalanların yarıya yakınının çocuk olduğu bu kamplara yardım götüren kuruluşlar, imkanlarının sınırına dayandıklarını söyleyerek battaniye, çadır, yakacak ve ilaç ihtiyacını artık karşılayamadıklarını belirtiyor. Yunan yetkililer, bu hafta Makedonya’ya kimsenin girmesine izin verilmediğini söyledi. Makedon yetkililer ise sınırların kapalı kalacağını söylüyor. Yunanistan’da sıkışıp kalan toplam 42 bin mülteci olduğu tahmin ediliyor. Almanya’yı sığınmacı krizinde siyasi başarısızlıkla suçlayan Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov, Alman Bild gazetesine yaptığı açıklamada, Makedonya'nın, sığınmacı krizi boyunca tüm imkanlarını kullandığını belirterek AB tarafından verilen sözlerin yerine getirilmediğini savundu. Sığınmacı kamplarındaki durumun "Avrupa'nın vicdanı" olduğunu söyleyen Ivanov, "Avrupa kurumlarının ihmali ile güçsüzlüğünün kurbanı olduk" dedi. BM verilerine göre 2015 başından itibaren Yunanistan’a ulaşan sığınmacı sayısı yaklaşık olarak 1 milyona ulaşmış durumda.

Sığınmacı akını bekleniyor

Havaların ısınmasıyla birlikte Avrupa’ya ulaşmaya çalışan sığınmacı sayısının artması bekleniyor. Yılın ilk iki ayında 100 bini aşkın sayıda sığınmacı Yunan adalarına ulaştığı tahmin ediliyor. Avrupa İstikrar İnisiyatifi Analisti Alexandra Stigl Stiglyamer kısa süre önce “Eğer bir an evvel daha fazla bir şeyler yapılmazsa, Avrupa’ya aylık ulaşan sığınmacı sayısı yeniden 100-150 binlere çıkabilir” açıklamasında bulunmuştu. 

Bazı ülkeler panik yaşıyor

Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya, sığınmacıların hedefinde olmamalarına rağmen büyük bir panik yaşıyor. Yeni sığınmacı dalgasıyla karşı karşıya kalınacağı endişesi, sığınmacıların rotası üzerindeki ülkeleri önlemler almaya itmiş durumda. Avusturya, sınırlardaki kontrolleri artırdı ve bazı sınır bölgelerini tel örgüyle kapattı. Olası bir sığınmacı akını nedeniyle yaklaşık bin 500 asker, bir helikopter, 3 adet askeri nakil aracı ve 2 adet zırhlı personel taşıyıcı Avusturya sınırında alarm durumunda bekliyor. Sığınmacıların Batı Avrupa'ya ulaşmak için geçiş noktası olarak kullandığı Macaristan ise aldığı katı tedbirler ile sığınmacıların daha uzun ve zor rotalara yönelmesine neden oldu. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.