05 Ekim 2016 Çarşamba 16:26
997 Okunma
Barzani çağıracak Türkiye Musul'a gidecek!

Türkiye, Suriye'den sonra başına bir bela da Irak'ta açtı. Türkiye'nin Başika kampında Peşmergelerin eğitimi için bulundurduğu askeri birlik ve ABD'nin Musul operasyonuna katılma hazırlığı Irak'ı rahatsız etti. Daha önce defalarca Türkiye'den Başika'daki askerlerini çekmesini isteyen Irak merkezi yönetimi tavrını sertleştiriyor.

TBMM'den geçen tezkerede Başika'daki askeri birliğin görev süresinin uzatılmasına Irak Meclisi'nden sert karşılık geldi. Irak Meclisi'nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Aldığımız karar, Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi'nin çağrılıp nota verilmesi, Türk güçlerinin 'işgalci güçler' olarak sayılması ve Irak topraklarından çıkarılması için gerekenlerin yapılması, Türk güçlerinin Irak'a girmesini talep edenler hakkında yargıya başvurmak, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarının kınanması ve kabul edilmediği, Türkiye ile ticari ve ekonomik ilişkilerin gözden geçirilmesi, Türk güçlerinin ülkeden çıkarılması için hükümetin BMGK ve BM'ye acilen başvurması, hükümetin ayrıca ülkenin egemenliğinin korunması için siyasi ve diplomatik yollara başvurması talebini içeriyor."

Dışişlerinden Irak'a sert cevap

Irak'tan gelen sert açıklamaya Dışişleri Bakanlığı sert karşılık verdi. Irak’ın Ankara Büyükelçisi Hişam Ali Ekber İbrahim el Alevi Bakanlığa çağrılırken yazılı bir açıklama ile Irak'a cevap verildi. "Irak Temsilciler Meclisi’nin 4 Ekim 2016 tarihinde aldığı kararı kınıyoruz. Özellikle söz konusu kararın Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik çirkin ithamlar içeren bölümünü şiddetle protesto ediyor ve kabul edilemez buluyoruz" denilen yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Irak Temsilciler Meclisi'nin söz konusu kararında bahsekonu TBMM tezkeresi yeni bir tasarruf değildir. Irak'ın kuzeyinden neşet eden PKK terör örgütü tehdidine karşı ilk defa 2007'de kabul edilmiştir. DEAŞ terör örgütünün ortaya çıkmasıyla birlikte bu örgütü ve Suriye'yi de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Yıllardır kabul edilmekte olan söz konusu tezkereye karşı ses çıkarmayan Irak Temsilciler Meclisi'nin, terörün Irak'ta ve Türkiye'de bu kadar can aldığı bir dönemde bunu yeni bir tasarrufmuş gibi gündeme getirmesini de manidar buluyoruz. Iraklı yetkilileri, DEAŞ’la mücadelenin böylesine kritik bir döneminde, DEAŞ sonrası döneme yönelik çıkar hesaplarını bir kenara bırakmaya ve Irak ile bölgemizin iyiliği için ülkemizin kendilerine uzattığı dostluk ve yardım elini tutmaya davet ediyoruz. "

İbadi'den tehdit: Türkiye'ye yansımaları olur

Cumhurbaşkanı Erdoğan Dubai merkezli bir TV kanalına yaptığı açıklamada Türkiye'nin Musul'u kurtarmak için Peşmerge ve Araplarla işbirliği yapmaya hazır olması gerektiğini söylemiş ve şu ifadeleri kullanmıştı: "Musul Musulluların, Telafer Telaferlilerindir. Hiç kimsenin buralara gelip girmeye hakkı yok. Musul'un DAEŞ'ten kurtarılmasından sonra da burada sadece Sünni Araplar, Türkmenler ve Sünni Kürtler kalmalıdır."

Bu ifadelere cevap veren Irak Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmet Cemal, "Irak'ın içişlerinden ve özellikle Musul'dan elinizi çekin. Türkiye gerçekten terörle mücadele etmek istiyorsa, IŞİD ile mücadelede Bağdat yönetimine destek vermelidir" dedi.

Irak Başbakanı Haydar El-İbadi de Irak'ta Türk askerinin bulunmasının Türkiye'ye yansıması olur tehdidinde bulundu. El İbadi şunları söyledi: "Türkiye'nin içişlerimize müdahalesini kabul etmiyoruz. Askeri varlıkları içişlerimize bariz müdahaledir ve egemenliğimize aykırıdır. Bakanlar kurulu da Türkiye cumhurbaşkanının açıklamalarını reddetti, kınadı ve 'fitne yaratmak için girişim' olarak addetti. Askeri seçeneğe başvurma niyetimiz yok. Bölgesel çatışmaya girmek istemiyoruz ve korkarız ki Türkiye'nin Musul'daki macerası bölgesel çatışmaya dönüşür. Türk liderler konuştukları planları gerçekleştirmede başarılı olamayacaklar. Bunun en büyük yansıması önce Türkiye'ye olur. Koalisyon güçleri de Irak'ın Türk askeri varlığını reddetmesinde yanımızda duruyor. Bunu en sağlıklı şekilde çözmeliyiz."

Barzani çağıracak Türkiye Musul'a gidecek!

Öte yandan Türkiye ABD'nin Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde adaylardan Hılary Clinton'a avantaj sağlamak amacıyla başlatmak istediği Rakka ve Musul operasyonlarına katılmaya hazırlanıyor. 

Türkiye'nin Musul operasyonuna Peşmerge lideri Mesut Barzani'nin davetiyle katılacağı ifade ediliyor. Bu durumda Irak merkezi hükümetiyle Ankara arasında yaşanan gerilimin daha da artması bekleniyor. Hükümetten de Musul operasyonuna ilişkin önemli açıklamalar geldi.

'1 milyon Iraklı Türkiye'ye gelir'

Antalya'nın Serik ilçesinde düzenlenen Siyaset Akadamesi'nin ilk dersine konuşmacı olarak katılan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türkiye'nin önünde iki önemli harekat olduğunu bunların Rakka ve Musul harekatları olduğunu söyledi. "Musul'da PKK, PYD Şii milisler kullanılamaz" diyen Bakan Işık, "Musul Sünni şehridir Sünni Araplar Türkmenler, Kürtler yaşar, Buraya kesinlikle Şii'leri sokamazsın. Yarın burada çok daha büyük belayı bölgenin başına sarmayın diyoruz" şeklinde konuştu.

Bölgedeki en önemli tehlikelerden birinin ise yaşanabilecek göç dalgası olduğunu kaydeden Bakan Işık, bir milyon insanın Musul'dan göçe zorlanması durumunda bu insanların ya Irak’a ya da Türkiye’ye geleceğini, Türkiye'nin ilave bir milyon mülteciyi taşıma gücü olmadığını söyledi.

'Mezhep çatışması başlayabilir'

Başbakan Binali Yıldırım "Musul'un, yapılacak DEAŞ operasyonu sonrası mezhepler arası çatışmanın yeni merkezi haline dönüştürüleceğinden kaygı duyuyoruz" dedi.

Salı günü yapılan AKP Grup toplantısında konuşan Yıldırım şunları söyledi: "Türkiye'yi Suriye sorununun çözümünde dikkate almamak tarihi bir hatadır. Bugünlerde Irak'ta, Musul'da, Telafer'de de bir hareketlilik gözüküyor. Musul'un, yapılacak DEAŞ operasyonu sonrası mezhepler arası çatışmanın yeni merkezi haline dönüştürüleceğinden kaygı duyuyoruz. Müttefiklerimizin Musul operasyonu kurgusu maalesef saydam değil, bu tehlikeyi içeriyor. Irak merkezi yönetimi pek çok konuda olduğu gibi Musul konusunda da farklı güçlerin etkisi altında ilerlemeye devam ediyor. Bu yol Irak için de Iraklılar için de bölge için de İslam kardeşliği için de pek hayırlı bir yol değildir. Musul'u Şii milislere teslim etmek, işin içine PYD, PKK terör örgütünü de eklemek bölgede yeni bir ateşin fitilini yakmak demektir. Biz, bu hususu çok önemsiyoruz. Buna izin vermemek için müttefiklerimizle sürekli temaslarımızı sürdürüyoruz. Telafer'de de durum farklı değil. Şii ve Sünni nüfusun yaşadığı bölge, bu yapısının bozulması orada da büyük bir felaketin başlaması anlamına geliyor. Yapılmaya çalışılan şey buradaki Türkmenleri birbiriyle çatışmaya sürüklemek."

Haber Merkezi

Son Güncelleme: 06.10.2016 01:46
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100