logo
07 KASIM 2026

Başkanlık sistemi fiilen başladı

Davutoğu'nu tasfiye ederek Başkanlık Sistemi için düğmeye basan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm yetkileri elinde toplayarak fiilen başkanlık sistemini başlatmış oldu. Yeni atanacak başbakanın kim olacağı ise formaliteden öte bir önem taşımıyor. AKP Kongresi 22 Mayıs'ta yapılacak

05.05.2016 00:00:00
 
YENİ MESAJ/ANKARA
AKP içinde uzun süredir devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu uyumsuzluğu, Türkiye'nin başına diplomatik arenada ciddi gaileler açan 'Stratejik Derinlik' tezinin sahibi Davutoğlu'nun tasfiyesiyle sonuçlandı. AKP, Erdoğan'ın jet hızıyla gerçekleştirdiği operasyon sonucunda 22 Mayıs'ta tarihinde ikinci kez olağanüstü kongreye gidiyor. 
Operasyon bir haftada bitti!
AKP içindeki operasyonun düğmesine 29 Nisan'da basılmıştı. O gün yapılan toplantıda Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) kurul, her büyük kongreden sonra teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısına, dolayısıyla başbakana devrettiği il ve ilçe başkanlarını atama yetkisini geri almıştı. Bu olay sonrası Saray'a yakın basın ekibi (Cemil Barlas ile Hilal Kaplan olduğu iddia ediliyor) Pazar günü internette 'Pelikan Dosyası' adıyla açılan bir blogda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasındaki ilişkiyle ilgili bazı iddialar yer almıştı. 27 maddelik blog yazısında Davutoğlu'nun AKP Genel Başkanlığı ve başbakanlık görevlerine gelmesinden bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde yaptığı öne sürülen hatalara ve yanlışlara değinilmişti. Yazıda Suriye, çözüm süreci, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler ve paralel yapı konusundaki olumsuz gelişmelerden Davutoğlu sorumlu tutulmuştu. Başbakan Davutoğlu ise Salı günü AKP Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Nefsimi ayaklar altına alırım, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim. Ama asla bu kutlu hareketteki hiçbir dava arkadaşımın kalbini kırmam" diyerek, adeta veda konuşmasını yapmıştı. Davutoğlu ile görüşmesi öncesi Çarşamba günü yine muhtarlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "Önemli olan bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi, orada ne yapmanız gerektiğini ve hedeflerinizi unutmamanızdır" diye konuşmuştu.
Erdoğan, Davutoğlu'nu çoktan silmişti
Erdoğan tarafından haftalık olağan görüşmeden bir gün önce Beştepe'ye çağrılan Davutoğlu, AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevini bırakmayı kabul etti. Kritik gelişme Beştepe'de 1 saat 40 dakika süren görüşmenin ardından kamuoyuna yansıtıldı. Böylece Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevine getirilen Davutoğlu'nun yaklaşık 21 aylık süren görevinin sonuna gelinmiş oldu. Baş döndüren bir hızla gelişen olaylar sonucu tüm görevlerini bırakmayı kabul etmek zorunda kalan Davutoğlu, Erdoğan ile görüşmesinin ardından MYK'yı topladı. Burada Erdoğan ile yaptığı görüşmeyi anlatan Davutoğlu tüm görevlerinden ayrılacağını ve AKP içindeki görevine milletvekili olarak devam edeceğini duyurdu. 
Yeni Başbakan kim olacak?
Davutoğlu'nun tasfiye edilmesinin ardından yeni başbakan kim olacak tartışması da alevlendi. Ortada 5 isim dolaşıyor. Bunlar Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Erdoğan'ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu... Yeni Mesaj'ın edindiği bilgilere göre damat Berat Albayrak şimdilik başbakan olmayacak. Çok öne çıkmasına rağmen Binali Yıldırım'ın olmayabileceği de seslendiriliyor. Kimi AKP'lilere göre en güçlü aday olarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ismi öne çıkıyor. Kulislere göre Erdoğan, bundan sonra fiili olarak hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan ve hem de AKP Genel Başkanı gibi hareket edecek. 
Erdoğan'ın asıl hedefi Başkanlık
Kendi getirdiği Davutoğlu'nu yine kendisi görevden alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın asıl amacı ise başkanlık sistemi. Davutoğlu, 7 Haziran seçimlerinden sonra yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarının başkanlık sistemine geçişi fiilen sonlandırdığını ifade etmişti. Ana unsuru başkanlık sistemi olan yeni anayasayı halka kabul ettirmek için bilinçli olarak kaos ortamı oluşturulduğu iddia edilirken, önümüzdeki sürecin bu anlamda çok hareketli geçeceği ifade ediliyor. Dokunulmazlıkları kaldırılacak HDPlilerin milletvekilliklerinin düşmesi durumunda ara seçim gündeme gelecek. Anayasaya göre ara seçim olabilmesi için TBMM sandalye sayısının yüzde 5'inin boşalması gerekiyor. Yaklaşık 30 HDP'linin milletvekilliğinin düşürülmesi durumunda bu şart sağlanmış oluyor. Siyasi kulislerde konuşulanlara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ara seçim yerine bir erken seçim ve bu erken seçimle birlikte anayasa referandumu istiyor. Bu durumda en geç sonbaharda halkın önüne çifte sandık konmuş olacak. Konuşulan bir başka senaryoya göre ise MHP ve HDP'nin baraj altında kalması hesabıyla yapılacak bir erken seçimde AKP'nin anayasayı tek başına değiştirecek bir milletvekili sayısına ulaşması ve bu TBMM tablosunda başkanlık sistemine geçilmesi. Ankara'da tüm hesaplar başkanlık sistemine göre yapılırken yeni başbakanın geçiş sürecini dolduracak formalite bir işlev göreceği ifade ediliyor.

Başarısız politikalar Davutoğlu'na yüklenecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakan Davutoğlu'nu siyaset sahnesinden silmesi yabancı basın tarafından da ilgiyle izleniyor. İngiliz Times gazetesi, "Erdoğan sınırsız güç sahibi olma amacıyla başbakanını görevden almak için komplo kuruyor" başlığını attı. Times ise Türkiye'de son dönemde yaşananların dramatik olayların, Türkiye siyasetinin geleceği için verilen mücadeleden ve birbirinin tam zıddı iki kişilikten kaynaklandığı görüşünde. Gazeteye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin anayasasını değiştirmek, ülkenin parlamenter demokrasi yerine başkanlık sistemi ile yönetilmesini istiyor. Yine Times'a göre Başbakan Davutoğlu ise tam tersine Erdoğan tarafından bu göreve getirilmiş bilgiç bir akademisyen. Gazetecilerin tutuklu yargılanmasına karşı olduğu biliniyor. En önemlisi de Erdoğan'ın 'kırmızı çizgi' olarak gördüğü 'önerilen anayasa' değişikliğine karşı. Washington Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay'a göre ise Erdoğan Türkiye'nin demokrasi tarihinde en fazla kontrol sahibi lider. Soner Çağaptay, son gelişmelerle ilgili olarak şu yorumu yaptı: "Son gelişme, orduyu ve meclisi kontrol eden Erdoğan'ın Türkiye'de kurumları zayıflatmasının son aşaması. Ayrıca gelinen noktada bir kişinin ne kadar fazla güç sahibi olduğunu gösteriyor. Davutoğlu'nun görevi bırakması Erdoğan'a, kendisini başarısız bazı politikalarından uzaklaştırma ve bunları Davutoğlu'na yükleyebilme fırsatı verecek."

Davutoğlu'nun siyasi kariyeri
1 Mayıs 2009'da, Dışişleri Bakanı olarak TBMM dışından atandı. 58, 59 ve 60'ıncı hükümetler döneminde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve hem bakanlık hem de cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül'e dış politika başdanışmanlığı yaptı. 24. Dönem Konya Milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 27 Ağustos 2014'te, Adalet ve Kalkınma Partisi 1. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde Genel Başkan seçildi ve 28 Ağustos 2014'te Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 62. hükümeti kurmakla görevlendirildi. Ahmet Davutoğlu 2015 genel seçimleri sonrasında 45 gün içinde hükümetin kurulamamış olması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermesi üzerine ülkeyi 1 Kasım 2015'te yapılacak seçime kadar yönetmek üzere seçim hükümeti başbakanı oldu. Kasım 2015'te yapılan genel seçimlerden AKP tek başına iktidar olarak çıktı ve Davutoğlu başbakanlığında 64. hükümet kuruldu.

Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor" dedi

06.11.2026 18:20:00
AA
 
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması uygulanmıyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla gerçekleştirilen TRT World Forum 2026'da yaptığı konuşmaya, katılımcıları selamlayarak başladı.

Bu sene 10'uncusu düzenlenen foruma katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinden foruma katılanlara, "Türkiye'ye ve İstanbul'a hoş geldiniz, sefalar getirdiniz." dedi.

İki gün boyunca önemli konuların ele alınacağı, geniş bir yelpazede güncel ve kritik meselelerin tartışılacağı forumun ülkeler ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, enerjiden ekonomiye, yapay zekadan ulaştırmaya, bölgesel krizlerden küresel sınamalara pek çok başlığın istişare edileceği platforma değerli fikirleriyle katkı sunacak herkese teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin marka organizasyonlarından biri haline gelen TRT World Forum'u bu yıl da başarıyla tertipleyen TRT yönetimine de tebriklerini ve şükranlarını iletti.

TRT'nin gerek konvansiyonel medyada gerekse dijital alanda ilkeli ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla çizgisini hiç bozmadan 62 senedir istikrarlı bir şekilde yoluna devam ettiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Doğru ve tarafsız habercilik politikasıyla insan ve hakikat odaklı yaklaşımıyla nezih ve kaliteli yapımlarıyla TRT'nin sesi dünyanın dört bir ucuna ulaşıyor. 2017'den bu yana düzenlenen TRT World Forum ise bu sesin farklı diller, renkler ve düşünme biçimleriyle daha da zenginleştiği, küresel ölçekte takip ve takdir edilen bir platform olma özelliği taşıyor. İnsanlığın ortak sorunları bu platformda alanında uzman isimler tarafından etraflıca ele alınıyor. Güncel konulara ilave olarak geleceği şekillendirecek, milyarlarca insanın hayatını etkileyecek meselelere burada ışık tutuluyor. Yeni yöntemler, yeni yaklaşımlar, yeni çözüm önerileri farklı kıtalardan gelen katılımcılarla bu çatı altında derinlik kazanıyor."

Bu sene gerçekleştirilecek oturum ve yuvarlak masa toplantılarında 43 ülkeden 150'ye yakın konuşmacının alabildiğine verimli ve kuşatıcı değerlendirmeler yapacağını aktaran Erdoğan, bu değerlendirmelerin ufuk açıcı olmasını, buradan verilecek mesajların mazlum ve mağdur coğrafyalar başta olmak üzere dünyanın tamamı için barışa, huzura, istikrara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun, 'Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?' başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca kendilerinin değil, artık tüm dünyanın şu gerçeği gördüğünü ve anladığını belirterek, dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 yıl önce güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını herkesin yakından takip ettiğini dile getirerek, "En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor. Şu anda on milyonlarca insan savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların, açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Durum öyle bir hal oldu ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı." ifadelerini kullandı.

Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımının yaşandığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi, 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam 1995'te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor. Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde 1500 kardeşimiz hayatını kaybetti, aynı saldırılarda 5 bin 500'e yakın Filistinli yaralandı. Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hala engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil, derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran iptidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyor."

Erdoğan, Gazze ile birlikte Batı Şeria'nın da bu acımasızlığın hedefi haline geldiğine dikkati çekerek, "Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor." diye konuştu.

Önceki hafta aralarında milletvekilleri, akademisyenler ve siyasetçilerin de olduğu uluslararası bir heyetin Batı Şeria'ya girişine izin verilmediğini anımsatan Erdoğan, "Yine 20 gün önce Amerika merkezli bir gazetenin foto muhabiri Batı Şeria'daki yerleşimci çete üyeleri tarafından darbedilerek ağır yaralandı. Sadece Ekim ayında Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik 3 binden fazla saldırı ve ihlal kayıtlara geçti." sözlerini sarf etti.


"Uluslararası yapılar Gazze'de yaşananları tribünden seyretmektedir"


Çoğu kayıtlara bile girmeyen hak ihlallerini daha da uzatmanın mümkün olduğunu belirten Erdoğan, "Tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup şunu sormamız gerekmiyor mu? Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gasbı meşrulaştırabilir? Çadır kentlere, hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın, evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir?" dedi.

Ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebinin olmadığını ve olamayacağını kaydeden Erdoğan, ortada Müslüman, Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm olduğunu ve bu zulmün bölgenin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklediğini aktardı.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum. Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir. İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar. Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir."


"Türkiye'yi karalamaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğiz"


Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubunun katledildiğini ve bunun son derece dikkati çekici ve utanç verici olduğunu ifade eden Erdoğan, öldürülenlerin çoğunun işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek, kasten öldürüldüğünü, fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attıklarında İsrail'e hala iltimas geçildiğini gördüklerini söyledi.

Erdoğan, "Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kağıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenilirliği sorgulanmalıdır." diye konuştu.

Basın özgürlüğü kavramının gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını dile getiren Erdoğan, "Biz de bunu kabul etmiyoruz. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim. Burada şu gerçeği altını çizerek ifade etmek arzusundayım. Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanan hatta vuku bulan tüm savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Senarist ve yazar merhume Ayşe Şasa'nın hakikat yolculuğunu "Kıyamet gününde yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikaye anlatabilmeliyim." sözleriyle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kuşkusuz böyle bir hikayeyi ebedi aleme taşıyabilmek için evvelemirde bunu dünyada yazmak, yazdığını gür bir sesle okumak ve bu sesi tüm dünyada yankılandırmak gerekir. Bunun kolay olmadığını, mücadele ve sabır gerektirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu günümüz dünyasında barışı, adaleti ve insan onurunu savunmak da kolay değildir. Bu zorlu mücadeleyi ancak cesur olanlar verebilir. Bu engebeli yolu ancak kararlı olanlar, gerektiğinde canını ortaya koyanlar yürüyebilir. Mazlum ve mağdurların sesini ancak kalbinde merhamet adlı bir çınar olanlar duyabilir ve dünyaya duyurabilir. Türkiye'nin TRT'si tam da bunu yapmaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TRT'miz bu onurlu hikayeyi dünyanın yedi kıtasına duyurarak verdiğimiz adalet mücadelesine medya cephesinden önemli bir güç katıyor. Bilhassa habercilik alanındaki yetkinliğiyle, savaş ve kriz bölgelerinde çekilen acıları, yaşanan zorlukları, buralarda işlenen suçları hakikat merkezli bir anlatımla kayıt altına alıyor." diye konuştu.

Bugün TRT'nin 18 televizyon, 17 radyo kanalı, dijital uygulamaları, ortak yapım sinema filmleri, belgeselleri, yabancı dillerdeki haber platformları, 41 dil ve lehçedeki radyo ve internet yayınlarıyla kamu yayıncılığının hakkını verdiğini, üstlendiği ağır sorumluluğun da icabını yerine getirdiğini belirten Erdoğan, TRT'yi tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece 86 milyonun değil, yüzünü Türkiye'ye dönmüş yüz milyonların da gururu olan TRT'mize bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum." dedi.

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen TRT World Forum 2026'nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni eden Erdoğan, tüm katılımcılara da teşekkür etti.

2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı

2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı. Hak kazanan öğrencilerin 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor

06.11.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı
2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçları açıklandı. Hak kazanan öğrencilerin 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2026-2027 eğitim öğretim dönemi burs ve öğrenim kredisi sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

GSB Burs ve Öğrenim Kredisi almaya hak kazanan öğrenciler, 11 Kasım saat 23.59'a kadar e-Devlet üzerinden taahhütnamelerini onaylaması gerekiyor.

18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER DİKKAT

Burs/kredi tahsis edilen 15-18 yaş arası öğrencilerin anne veya babalarının önce kendi e-Devlet'i üzerinden veli onayı vermesi ve ardından öğrencinin taahhütnameye onayı şart koşuluyor.

15 yaşından küçük ya da anne-babası olmayan öğrenciler ise, kanuni vasileri ile birlikte kendilerine en yakın gençlik ve spor il müdürlüğü ya da yurt müdürlüğüne belgeleri (kimlik, vasi kararı vb.) ile giderek taahhütnamelerini onaylatabiliyor.

YURT DIŞINDA ÖĞRENİM GÖREN ÖĞRENCİLER İÇİN SON TARİH 5 ARALIK

Yurt dışında öğrenim gören öğrencilerin taahhütname onayı ve kefaletname işlemlerini tamamlama süresi 5 Aralık Cumartesi günü saat 23.59'da sona eriyor.

Yurt dışı öğrencilerinin de öncelikle e-Devlet üzerinden taahhütnameyi onaylaması gerekiyor. Daha sonra yurt içinde ikamet eden bir kefil vasıtasıyla Türkiye'deki noterlerden kefaletname hazırlatması gerekiyor.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu. Özel, parti üyelerini sandığa çağırdı

06.11.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti’de 8 Kasım’da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti'de 8 Kasım'da Genel Başkanlık için ön seçim yapılacağını duyurdu. Özel, parti üyelerini sandığa çağırdı.

Özgür Özel, partisinin kuruluş kurultayı öncesinde 17 ana başlıktan oluşan çalışma programını kamuoyuyla paylaştı. Parti içi demokrasiden ekonomik reformlara, seçim hazırlıklarından yargı bağımsızlığına kadar birçok alanda hedeflerini açıklayan Özel, ilk seçimlerde partisinin cumhurbaşkanı adayının seçilmesini ve TBMM'de çoğunluğu elde etmeyi amaçladıklarını belirtti.

Çalışma programında parti içi demokrasiye geniş yer ayıran Özel, genel başkan, il ve ilçe başkanı seçimlerinde üyelerin doğrudan katıldığı eğilim yoklamalarının geliştirileceğini belirtti.

Üyelerin parti kararlarına ve mali bilgilere erişiminin kolaylaştırılması, yöneticilere yazılı soru yöneltebilmesi ve politika önerilerini iletebilmesi için yeni mekanizmalar oluşturulacağı açıklandı.

Mahalle, ilçe ve il meclislerinin yaygınlaştırılması, dijital katılım platformunun kurulması ve parti üyesi olmayan gönüllülerin de çalışmalara katılması programın hedefleri arasında yer aldı.

8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, Afyonkarahisar'a getirildi

 

06.11.2026 11:02:00
Anadolu Ajansı
 
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi
8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi yaralayan zanlı kente getirildi

Afyonkarahisar'da silahla 8 kişiyi öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra kaçtığı Eskişehir'de yakalanan şüpheli, kente getirildi.

Zanlı Arif Sefa Ö, Eskişehir'in Odunpazarı İlçe Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine teslim edildi.

Kente getirilen zanlının jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Afyonkarahisar Devlet Hastanesindeki morgda işlemleri tamamlanan 8 kişinin cenazeleri, yakınlarına teslim edildi.

Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin ağır yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Ağır yaralı bulunan başka bir kişi ise tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu. Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu'''''''. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.

"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"

Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda ölen öğretmenlerin okul müdürü üzüntüsünü anlattı

06.11.2026 10:55:00
Anadolu Ajansı
 
"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"
"Öldürülen Hilal öğretmenin küçük bir çocuğu vardı"

Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi, 1 kişinin de yaralanması üzüntüye neden oldu.

Yukarıtandır Köyü Ortaokulu Müdürü İbrahim Aktürk, saldırıda öğretmenler Ayşe Sena Demir ile Hilal Mete'nin de hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Üzüntülerini dile getiren Aktürk, "Öğretmenler ders çıkışı evlerine giderken olay gerçekleşiyor. Öğretmenlerimiz görevlerini, öğrencilerini ve okullarını çok seviyorlardı. Öğrenciler de çok üzgün. Hilal Mete öğretmenimiz evliydi. Küçük bir çocuğu vardı" ifadelerini kullandı.

Hilal Mete'nin, annesinin vefatının ardından yalnız kalan babasının yanında olabilmek için iki yıl önce memleketi Afyonkarahisar'a tayin istediği öğrenildi.

Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması kapsamında hakimliğe sevk edilen eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

06.11.2026 04:02:00
AA
 
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı
Eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya fon soruşturması kapsamında tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması devam ediyor.

Soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifadesinin alınmasının ardından "Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk edilen Kaya'nın işlemleri tamamlandı.

Sulh ceza hakimliği, Kaya'nın bu suçlardan tutuklanmasına karar verdi. 

8 kişiyi katleden saldırgan yakalandı

Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde üç farklı köyde 8 kişiyi pompalı tüfekle öldürüp 1 kişiyi ağır yaraladıktan sonra gasbettiği araçla kaçan zanlı, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde güvenlik güçlerinin düzenlediği dron destekli operasyonla yakalandı

05.11.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
8 kişiyi katleden saldırgan yakalandı
8 kişiyi katleden saldırgan yakalandı
Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde meydana gelen ve Türkiye'yi yasa boğan silahlı saldırıların faili, güvenlik güçlerinin nefes kesen takibi sonucunda Eskişehir kırsalında kıskıvrak yakalandı.

Köyler arasında dehşet saçtı

Edinilen bilgilere göre kanlı olaylar zinciri, İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır köyünde başladı. Şüpheli Arif Sefa Ö. burada silahla ateş açarak 1 kişinin olay yerinde ölümüne, 1 kişinin ise kaldırıldığı Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetmesine neden oldu. Saldırılarda İhsaniye Yukarıtandır Ortaokulunda görev yapan öğretmenler Ayşe Sena Demir ve Hilal Mete'nin de yaşamını yitirdiği açıklandı.

İlk saldırının ardından 35 AG 5198 plakalı aracı gasbederek kaçan zanlı, Ayazini köyüne geçerek 40 ND 574 plakalı araç içerisindeki 3 kişiyi daha pompalı tüfekle katletti. Saldırılarına Kıyır köyünde devam eden şüpheli, 03 AGV 654 plakalı araçtaki 2 kişiyi ve araca yaklaşık 1 kilometre mesafedeki 1 kişiyi daha vurarak öldürdü. Toplam 8 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin ise ağır yaralandığı olayların ardından saldırgan, 54 ACC 723 plakalı kırmızı renkli hafif ticari aracı gasbederek Eskişehir istikametine kaçtı.

Gasbettiği araç çamura saplandı, dronlarla izi bulundu

Olayın hemen ardından Afyonkarahisar Valiliği ve Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Kimliği ve fotoğrafı güvenlik birimlerine dağıtılan şüphelinin, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesi sınırlarına girdiği tespit edildi.

Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin koordineli saha taramaları sonucunda, zanlının kaçtığı kırmızı renkli araç Seyitgazi ilçesine bağlı Taşlık Mahallesi kırsalında çamura saplanmış ve terk edilmiş halde bulundu. Araçta yapılan aramalarda çok sayıda mühimmat ele geçirildi.

Kuyucak Mahallesi yakınlarında ablukaya alındı

Aracını bırakıp yaya olarak kaçmaya devam eden zanlıyı yakalamak için bölgeye özel harekât timleri sevk edildi. Termal kameralar ve dronların destek verdiği arama-tarama faaliyetlerinde zanlının Seyitgazi'ye bağlı Kuyucak Mahallesi'ndeki bir maden ocağı yakınlarında gizlendiği belirlendi.

Güvenlik güçlerinin bölgeyi ablukaya alarak yaptığı "teslim ol" çağrısına tüfeğiyle ateş açarak karşılık veren şüpheli, ekiplerin operasyonuyla sağ olarak etkisiz hale getirilip gözaltına alındı. Çıkan kısa süreli arbedede 2 jandarma personelinin hafif yaralandığı bildirildi.

Gözaltına alınan zanlının emniyet ve jandarmadaki sorgusu sürerken, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 başsavcıvekili ve 3 cumhuriyet savcısının yürüttüğü geniş çaplı soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirten Yumaklı, "Yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır" dedi

05.11.2026 17:45:00
Haber Merkezi
 
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılı orman yangını verilerini açıkladı. 2026 yılında 2 bin 111’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettiklerini belirtti
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi. İklim değişikliğinin ormanlar üzerindeki baskıyı giderek artırdığına dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle geliştirdikleri orman yangınlarıyla mücadele anlayışının yalnızca yangını söndürmekten ibaret olmadığını dile getirdi.

Bakan Yumaklı, yangın çıkmadan önce riskleri azaltmak ve yönetmek, yangınları önlemek, erken tespit etmek, en kısa sürede müdahale etmek ve yangından zarar gören alanları yeniden ormanlaştırmanın bu mücadelenin birbirini tamamlayan temel aşamaları olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı: "Çalışmalarımızın ilk aşamasını eğitim, bilinçlendirme ve önleyici tedbirler oluşturuyor. Yeşil Vatan Seferberliği anlayışı içerisinde toplumun bütün kesimlerini, bu mücadelenin bir parçası haline getiriyoruz. Bu mücadelede en büyük güç kaynaklarımızdan biri de orman yangın gönüllülerimizdir. 2021 yılında 13 bin olan gönüllü sayımızı, 2026 yılında 142 bine ulaştırdık. Orman Benim Kampanyamızla yaz başlamadan önce, yangına sebebiyet verecek cam, plastik ve benzeri atıkları, gençlerimiz ve çocuklarımızla beraber ormandan temizliyoruz. Yeni yangın emniyet yolları ve şeritleri açarak, hem yangınların yayılma riskini azaltıyor hem de ekiplerin yangın bölgelerine ulaşmasını kolaylaştırıyoruz. Bu sene 56 yeni yangın havuz ve göleti yaparak, toplamda bu sayıyı 4 bin 852'ye çıkardık. Bu havuzlar, zorlu coğrafyalarda hava araçlarımızın suya ulaşımında kritik bir rol oynuyor. Bugün ülke genelinde 776 yangın gözetleme kulemiz bulunuyor. Bunların 194'ü akıllı gözetleme kulesi olarak hizmet veriyor."

İnsan gücü, kara ve hava filosu, teknolojik altyapı ve müdahale planlarını da her yıl geliştirdiklerini belirten Yumaklı, "2025 yılında 25 bin olan orman yangınlarıyla mücadele personel sayısını, 2026 yılında 28 bin 65'e yükselttik. Arazöz sayımızı bin 953'e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766'ya, iş makinesi sayımızı ise 878'e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı" diye konuştu.

Bakan Yumaklı, ilk kez oluşturdukları bölgesel müdahale merkezleriyle uzak bölgelerdeki yangınlara ulaşımı kolaylaştırdıklarını vurgulayarak "2026 yılında uçak sayımızı 28'e, helikopter sayımızı 119'a çıkardık. 2002 yılında 73 ton olan anlık su atma kapasitemizi, 2026 yılında 462 tona yükselttik. 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracımızla ormanlarımızı izliyor ve yangınları erken tespit ediyoruz. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69'a ulaştırdık" ifadelerini kullandı.

"Yapay zekâ destekli sistemleri kullanıyoruz"
Ülkedeki ormanların yüzde 64'ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde yer aldığını bildiren Yumaklı, müdahale organizasyonunu meteorolojik verileri, ormanların yapısını ve bölgesel riskleri analiz ederek planladıklarına dikkati çekti. Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40'tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik. Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk. Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık. Bu sene yapay zekâ destekli sistemler, yazılımlar ve teknolojik altyapı olarak birçok yeniliği hayata geçirdiğimiz ve yangınla mücadelede bunlarda azami fayda sağladığımız bir yıl oldu"

"Orman yangını sayısında yüzde 35 azalma oldu"
Toplantıda 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarına ilişkin verileri de paylaşan Yumaklı, şunları söyledi: "2025 yılında ülkemizde 3 bin 224'ü orman, 4 bin 285'i kırsal alan olmak üzere; toplam 7 bin 509 yangın meydana gelmişti. Bu yıl ise 2 bin 111'i orman, 4 bin 108'i kırsal alan olmak üzere; toplam 6 bin 219 yangına müdahale ettik. 2026 yılında meydana gelen orman yangınlarının yüzde 75'i orman dışı alanlarda başladı, 24 bin 527 hektar orman alanımız yangınlardan etkilendi. Bir önceki yıla göre yanan orman alanında yaklaşık yüzde 68 azalma gerçekleşti. 2026 yılında meydana gelen 2 bin 111 orman yangınının 1 bin 766'sı, bir hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına alındı. Yüzde 96'sını ise 10 hektardan daha küçük alanlarda kontrol altına aldık."

"Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı"
Bakan Yumaklı, orman yangınlarının çıkış nedenleriyle ilgili de bilgi verirken şunları söyledi: "Yangınların yüzde 86'sı insan kaynaklı meydana gelmiştir. Yüzde 67'si ihmal ve dikkatsizlikten, yüzde 16'sı kazalardan, yüzde 3'ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14'ü ise yıldırım kaynaklı ortaya çıkmıştır. 2026 yılında, iki zaman diliminde akut dönemlerimiz oldu. Bunlardan ilki 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahale ettik. Bu yangınlardan 255 tanesini büyümeden kontrol altına alırken 5 yangın ise kamuoyunun gündemine giren yangınlar oldu. Benzer şekilde 7-8 Eylül tarihlerinde de yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde tam 147 yangına müdahale ettik. Yangınlarda en zor etken rüzgâr oldu. Örneğin Balıkesir Gömeç'te rüzgarın şiddeti saatte 63 kilometreyi buldu. Aydın Çine'de ise sadece yüzde 12 nem olması yangın yayılımını hızlandırdı. Bu iki akut dönemde çıkan yangınlar sonucu zarar gören alan, toplam zarar gören alanın yüzde 80'ini oluşturdu" diye konuştu.

AB ülkelerinde 2026 yılında toplam 692 bin 419 hektar ormanlık alanın yangınlardan etkilendiğini belirten Yumaklı, buna göre söz konusu ülkelerde yanan alan miktarında yüzde 33, Türkiye'de ise yüzde 68 azalma olduğunu bildirdi. Bakan Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarından etkilenen alanların toplam orman varlığına oranının Kanada'da yüzde 1,24, ABD'de yüzde 1,23, İspanya'da yüzde 1,09, Portekiz ve İtalya'da yüzde 1,06, Fransa'da yüzde 0,56 ve Yunanistan'da yüzde 0,54 olarak gerçekleştiğini dile getirerek "Ülkemiz ise bütün bu ülkelerden çok daha az bir oran olan yüzde 0,1 seviyesindedir" dedi.

Orman yangınlarıyla mücadele ederken aynı zamanda dezenformasyonla da mücadele ettiklerinin altını çizen Yumaklı, Türkiye'nin bu alandaki tecrübesinin önemli olduğunu, bu yaz şiddetli yangınlara maruz kalan İspanya ve Fransa'ya uçak ve helikopter gönderdiklerini vurguladı.

Yanan ormanlık alanlarla ilgili sürekli dezenformasyon yapıldığına işaret eden Yumaklı, anayasaya göre yanan ormanlık alanların imara açılmasının mümkün olmadığını, bu alanların yeniden ağaçlandırılmasının zorunlu olduğunu ve kendilerinin de bunu yaptığını belirtti.

Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

Bahçelievler'de inşaat alanında yaşanan toprak kaymasında göçük altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı

05.11.2026 17:19:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Bahçelievler'de toprak altında kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı
Bahçelievler'de inşaat alanında yaşanan toprak kaymasında göçük altında işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Ekiplerin uzun uğraşları sonucunda toprak altından çıkartılan Hasan Uzunoğlu'nun cenazesi, Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Bahçelievler İbrahim Çallı Sokak'ta inşaatının temel kazısı sırasında yaşanan toprak kaymasında abi kardeş olduğu öğrenilen iki işçi göçük altında kalmış, işçilerden Muhittin Uzunoğlu sağ olarak kurtarılmıştı. AFAD ekiplerinin uzun süren çalışması sonucunda toprak altındaki ikinci işçiye ulaşıldı. Hayatını kaybettiği belirlenen Hasan Uzunoğlu'nun cenazesi, ekiplerin uzun süren uğraşları sonucu çıkartılarak Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi

05.11.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
 Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül fon soruşturmasında savcıya ifade verdi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, savcıya ifade vermek üzere adliyeye geldi. Aynı dakikalarda eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül de ifade vermek için saat 11.00 sıralarında adliyeye giriş yaptı.

"Şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrılan üç ismin de saat 16.00 itibarıyla ifade işlemleri sürüyor.

Kaya çiftinin, SPK'nın tasfiye ettiği fonlardan birinde haksız kazanç elde ettikleri öne sürülmüştü.

Eski SPK Başkanı Gönül'ün ise fonlardaki hızlı yükselişle ilgili olarak görevini kötüye kullandığı iddia edilmiş; iddiayla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı soruşturma izni vermişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya daha önce de fon soruşturmasında ifade vermişti. Kaya çifti, 7 Ekim günü verdikleri ilk ifadede alım-satım işlemleriyle ilgili özel bilgi ve yönlendirme almadıklarını iddia etmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ile eşine, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım ve satım işlemleri ile sonrasındaki para hareketli sorulmuştu.

İlyas Kaya, nisan ayında yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustosta sattığını, eylülde ise kalanını sattığını söylemişti.

Fatma Betül Sayan Kaya ise aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve eşiyle benzer tarihlerde satış yaptığını belirtmişti.

Çift, satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli olarak yatırım fonlarında değerlendirdiklerini savunmuştu.

Çift, sağladıkları 2 milyar liranın üzerindeki haksız kazançla gündeme gelmiş, daha sonra bu paranın iade edildiği iddia edilmişti.

Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti üyeliğinden de istifa etmişti.

Konuya ilişkin açıklamayı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eyyüp Kadir İnan yapmıştı.

İnan, AK Parti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları ve yetkili kurulların tespiti doğrultusunda gerekli işlemleri yaptığını vurgulamıştı ve "Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir." demişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.