02 Eylül 2016 Cuma 15:30
463 Okunma
BRICS, MEM’i esas alıyor

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kahramanmaraş İl Başkanlığı tarafından organize edilen “Milli Ekonomi Modeli ve Milli Paralarla Ticaret” konulu panel geniş bir katılım ile gerçekleştirildi. Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği Konferans Salonu’nda yapılan panele Gaziantep Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, araştırmacı yazar Alaaddin Özkar ve hukukçu yazar Zühtü Kazancı konuşmacı olarak katıldı.

MEM evrensel bir tezdir

Programda ilk söz alan konuşmacı Hukukçu Yazar Zühtü Kazancı Milli Ekonomi Modeli’nin ekonomi literatürüne girmeyi başarmış evrensel bir iktisat tezi olduğunun altını çizdi. Kazancı konuşmasında; “Milli Ekonomi Modeli ile ismindeki ‘Milli’ kavramı ile tüm devletlerin kendi milli kaynakları ile dış borçlanmaya gitmeden kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan bir modeldir. Her ülkenin olduğu gibi başta Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını sağlayabilmesi için kendi milli ve iktisadi kalkınmasının sağlayabilmesi lazımdır. Bugün dünyada Amerikan emperyalizminin eli ayağı olan kapitalizm nedeni ile devletler önce ekonomik sonra da siyasi bağımsızlıklarını kaybetmiştir. Borç alan ülkeler sırası ile emir almaya başlamış, boyun eğenler köle haline getirilmiş, boyun eğmeyenler ise terör ve kaos ile iç savaşa sürüklenmiştir” dedi.

Kapitalizmin Hıristiyan itikadının ekonomiye bakışı tarzı olduğunu ortaya koyan Kazancı konuşmasına şöyle devam etti: “Kapitalizm, ekonomiye ve temelde insana bakışını Hıristiyan itikadını temel alarak gerçekleştirmektedir. Bu şaşı bakış tarzı ile ekonomiye tarif getiren bu sistem, “kaynakların sınırlı ama ihtiyaçların sınırsız” olduğu mantığından yola çıkarak tüm dünyadaki kaynakların birgün biteceğini ve bu ahval ile dünyadaki tüm savaşların bir kaynak kapma mantığından türetildiğini ortaya koymaktadır. Yüce Allah’ın Kuran-ı Kerim’inde “saymakla bitiremezsiniz” dediği tabi ve doğal kaynakların bu şaşı iktisat teorisi “yemekle/kullanmakla” biteceğini iddia etmektedir. Oysa Müslüman Türk olan Prof. Dr. Haydar Baş Bey’in ortaya koyduğu ve bugün 120 ülkede kısmen ve başını Rusya’nın çektiği BRICS ülkeleri olarak adlandırılan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ülkeleri Milli Ekonomi Modeli ile kapitalizmi tarihin karanlık çöplüğüne gömmüşlerdir.”

FETÖ çok önceden deşifre edilmişti

Panelde söz alan araştırmacı yazar Alaaddin Özkar ise, 15 Temmuz darbe girişimi ile çirkin yüzü tamamen gün yüzüne çıkan FETÖ ile ilgili önemli konulara değindi. Özkar, Fetullah Gülen'in II. John Paul'ü ziyareti ve 10 Şubat 1998 tarihli Zaman gazetesinde de yayınlanan mektubunun FETÖ’nün misyonunu ortaya koyduğunu vurgulayarak, “Bu tehlikeyi daha o günlerden gören ve siyasileri ve milletimizi uyaran tek kişi Prof. Dr. Haydar Baş’tır. Dinlerarası diyalog projesinin, milletin ve devletin yapısını tahribe yönelik bir çalışma olduğunun altını çizen ve bu alanda yıllarca mücadele veren Sayın Prof. Dr. Haydar Baş’ın hakkını teslim etme zamanı gelip geçerken, topyekün herkesin bu tehlikeyi daha kimse farkında değilken sezen kişiye bir özür borcu olduğunu da unutmayalım.

Tahribatlar tamir edilmeli

Bugün geldiğimiz noktada FETÖ terör örgütünün temizlenmesi devam ederken önemli bir noktayı hatırlatmak isteriz. Elbette bu temizlik yapılmalı ve suçlular cezalarını çekmelidir. Ancak en önemli olan şey, yıllarca bu örgüt tarafından milletimize ve devletimize Dinlerarası Diyalog projesi ile verilen zararlar da tamir edilmeli ve bu zihniyet de temizlenmelidir” diye konuştu.

Bütün devletler kime borçlu?

Panele konuşmacı olarak  Gaziantep Üniversitesinden katılan Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu ise Milli Ekonomi Modeli’nin “Milli Paralarla Ticaret” konusuna değindi. Eyercioğlu şöyle konuştu: “Ülkemizin dış borçlanmasının tarihi seyri ile ilgili bir araştırma yaparken Almanya, Fransa, İngiltere, Kuveyt ve hatta ABD’nin dış borcunun olup olmadığını merak ile onları da araştırdım. Gördüm ki, dünyadaki bütün ülkeler borçlu. İyi de bütün dünya devlet ve milletleri kime borçlu? Bu araştırmanın sonunda gördüm ki bütün dünya bir Yahudi aileye kölelik yapıyor. Bugün dünyada geçerli olan para dolar bile ABD’nin kendi milli parası değil. Üzerine “Federal ReserveNote” yazıyor. Yani doları basan ABD devleti değil bir Yahudi aileye ait özel bir banka. ABD bu bankadan doları borç olarak alıyor ve üzerine kendi kârını koyarak dünyaya pazarlıyor. Böylece dünyadaki bütün mal ve hizmet üretimi bu boyalı kağıtlarla karşılık buluyor. Ülkemizde ve dünyanın değişik yerlerinde üretilen her türlü mal ve hizmet boyanan bu kağıtlar ile ABD’ye transfer oluyor. Bunun en güzel örneği Japonya! Japonya, ABD ile arasında geçen savaştan sonra müthiş bir üretim atağına girişti. Yıllarca teknoloji, oyuncak, mal ve hizmet üretti. Ortaya koyduğu tüm bu üretiminde hemen hemen tamamını ABD’ye sattı! Bu aslında bir ticaret değil boyalı bir kağıt karşılığı bedava kölelikti. Bilgisayar üret karşılığında dolar al. Bilgisayar emek ve teknolojik olarak bir değer iken dolar ise boya ve baskı maliyeti olan bir kağıt parçası. Sadece Japonya değil bütün dünya ülkeleri böylece soyulurken Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli ile ülkelerin gözlerindeki bu perde kalktı.

SELİM BAYTÜRKMEN / KAHRAMANMARAŞ

Son Güncelleme: 02.09.2016 15:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100