08 Kasım 2017 Çarşamba 13:50
2201 Okunma
'Bu maliyetlerle ucuz et hayal'

YENİ MESAJ/ANKARA

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Güngör, son yıllarda ülkenin gündeminden düşmeyen kırmızı et krizini ithalat yoluyla çözme girişiminin 30 Nisan 2010'da Et ve Süt Kurumu'na sığır eti ithalatı izni verilmesiyle başladığını, aradan yedi yıl geçmesine ve 5 milyar dolarlık ithalat yapılmasına rağmen krizin hala aşılamadığını dile getirdi.

Güngör, şunları söyledi: "Sorunun ithalat yoluyla çözülmesinin mümkün olmadığı, ithalatın fiyatları düşürmediğinin yaşanarak görülmesine rağmen ithalat sarmalı halen devam etmektedir. Yaklaşık 10 yıldır 'et fiyatını düşürmek' üzerine kurgulanan hayvancılık politikası ile Türkiye dışa bağımlı hale getirilmiş, her geçen gün ithalat artarken, üretimden hızla uzaklaşılmıştır."

Her yerde ithalat var

"Türkiye, hayvancılığın her aşamasında ve her alanında üretimi değil ithalatı konuşan, ithalatı destekleyen ve ithalat yapan bir ülke olmuştur. Oysaki ithalatla et fiyatının düşmeyeceğinin, üretimin artırılması gerektiğinin anlaşılması gerekmektedir" ifadelerini kullanan

Güngör, şunları ifade etti: "1980 yılından bu yana ülkemizin nüfusu 45 milyondan 79 milyona ulaşmasına karşılık, toplam hayvan varlığımız ise 85 milyondan 56 milyon başa düşmüştür. 1940 yılında 100 kişi başına 55 olan sığır sayısının, 2016 yılında 18'e, aynı dönemde koyun sayısı 148'den 39'a, keçi sayısı da 95'ten 13'e inmiştir. 2010-2016 döneminde ülkeye ithalat yoluyla 2 milyonu büyükbaş, 2.2 milyonu küçükbaş olmak üzere 4.2 milyon başın üzerinde canlı hayvan girmiştir. Söz konusu dönemde 3.2 milyar doları büyükbaş, 240 milyon doları da küçükbaş olmak üzere sadece canlı sığır ile koyun ve keçi ithalatı için toplam 3.4 milyar dolar bedel ödenmiştir. Aynı dönemde (2010-2016) değişik formlarda (dondurulmuş, soğutulmuş vb.) sığır karkas et ithalatı da yapılmıştır. Bunun miktarı da 217 bin ton, tutarı da 1 milyar dolar civarındadır. Eğer ithal edilen sığır eti, sığır başına ortalama 300 kg karkas alınacağı varsayımı ile hayvana dönüştürülürse, bulunacak sayı yaklaşık 725 bin baş sığır olacaktır. Dolayısıyla Türkiye 2010-2016 yılları arasında yaklaşık 2.5 milyon baş sığır ithal etmiştir. Bu arada 2017 yılında ithal edilmesi öngörülen sığır sayısının da şimdilik 500 bin baş olduğu unutulmamalıdır."

'Maliyetler düşmeli üretim artmalı'

Özden Güngör, 2010'da 18 TL olan kıymanın bugün yüzde 135 artışla 43 TL'ye ulaştığını, kuşbaşı etteki artışın yüzde 115, bonfiledeki artışın yüzde 190 olduğunu dile getirerek, "Et fiyatı yüksek, denilerek tam 10 yıldır ithalat yapılmasına karşın yüksek denilen et fiyatları düşmemiştir. Maliyetleri düşürmeden, üretimi artırmadan ithal etle fiyatlar düşürülemez. Asıl görevi üreticiyi desteklemek ve hayvancılığı geliştirmek olarak belirlenen Et ve Süt Kurumu aracılığıyla Polonya, Fransa ve Bosna Hersek`ten karkas sığır eti ithal edilmiş, Bakanlar Kurulu Kararı ile Sırbistan'dan 5 bin tonluk et ithalatı anlaşması yapılmıştır. Böylelikle Avrupa ve Güney Amerika çiftçisi desteklenmekte, Türkiye‘deki çiftçi devletin ithal eti ile rekabet edemediği için iflasa sürüklenmekte ve devamında göç ederek kırsal alanı boşalmaktadır. Son 7 yıldır yaşandığı üzere gelen ithal et sadece birkaç ay fiyatları yerinde tutabilmekte, sonrasında ise hızlı bir şekilde fiyat artışı yaşanmaktadır" şeklinde konuştu.

'Çözüm önerilerimiz var'

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, kurumunun hayvancılıkla ilgili geliştirdiği çözüm önerilerini şöyle sıraladı:

* Büyük ölçekli işletmeler yerine yemin ve otun uygun olduğu her yerde, coğrafi koşulların elverişliliğine göre daha az masrafla koyun-keçi veya sığır yetiştirebilen üretim biçimleri desteklenmelidir.

* Tarımsal üretimin her alanında yüksek girdi fiyatları, üretimin karlılığını olumsuz yönde etkilemektedir. Girdi fiyatlarının düşmesini sağlayacak uygulamalar ivedilikle hayata geçirilmelidir.

* Meralar ıslah edilmeli, mera ve tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına asla izin verilmemeli; bu alanlar hiçbir gerekçe ile yapılaşmaya açılmamalıdır.

* Küçük aile işletmelerinin yok edilmesi sevdasından vazgeçilmelidir.

* Serbest piyasa ekonomisini dünyaya dayatan ülkeler dahi tarım sektöründe serbest piyasa koşullarını hiçbir zaman dayatmamışlardır. Bu kapsamda çiftçilerin kooperatif çatısı altında örgütlenmeleri teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yaşasın 2017-11-09 09:10:06

oda başkanı gerçekleri söylemiş.yarın onuda bölücü diye suçlarlarsa şaşmayın???

banner100