Bu haber kez okundu.

Bush’un Irak’ta yaptığını Obama Suriye’de yaptı

ABDİsrail ikilisi 11 Eylül olaylarını bahane ederek İslam coğrafyasında işgal ve talan hareketi başlattı. 22 İslam ülkesinin sınır ve rejimlerini ABD çıkarları doğrultusunda değiştireceğiz denilerek başlatılan operasyona Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı verildi. Afganistan ile başlayan işgaller Irak ile devam etti.

Daha sonra taktik değiştiren küresel çete işgallerde kendi askerlerini kullanmak yerine oluşturdukları terör gruplarını kullanarak etnik ve mezhep çatışması çıkarmak yoluna gitti. Arap Baharı adı verilen bu süreçte Tunus, Mısır, Libya ve Suriye hedef alındı.

Milyonlarca Müslüman’ın katledilmesine, mülteci durumuna düşmesine ve sınırların değişmesine neden olan bu kanlı operasyonun birçok nedeni bulunuyor. Bu nedenlerden biri de Ortadoğu'nun petrol ve doğalgaz kaynakları.

İşgal ettikleri ülkelerde ilk iş olarak kaynaklara el koyan küresel çetenin Suriye'de başlattığı kaosun temelinde de petrol olduğu iddia edildi. WikiLeaks’e göre 2009 yılında Beşar Esad’ın Katar boru hattını reddetmesinden kısa süre sonra CIA, Suriye’deki muhalefet gruplarını silahlandırmaya başladı.

Suriye savaşının perde arkası

Amerikalı yazar Mike Whitney, Suriye buhranının arkasındaki sebepleri araştıran bir yazı kaleme aldı. Whitney'in "Esad'ın ölüm fermanı - Suriye savaşının arkasındaki gerçek neden nedir?" başlıklı yazısında "ABD, Suudi Arabistan ve İsrail istihbarat kuruluşlarına ait gizli yazışmalar ve raporlar, Esad'ın Katar boru hattını reddettiği andan itibaren Suriye'nin hedefe konduğunu gösteriyor" ifadesi yer alıyor. Makalede yer alan dikkat çekici ifadeleri maddeler halinde şu şekilde sıralamak mümkün:

1- Suriye’de rejim değişikliği operasyonu

Suriye'deki çatışma, kelimenin geleneksel anlamıyla bir savaş değil. Bu, tıpkı Libya ve Irak'ta olduğu gibi bir rejim değişikliği operasyonu. Bu çatışmanın ana motor gücü, 2. Dünya Savaşı'ndan beri 50'den fazla egemen hükümeti devirmiş olan Amerika Birleşik Devletleri.

2- ABD tahakkümünü sürdürmek istiyor

ABD Şam'a bir kukla rejim yerleştirerek bu şekilde Doğu'daki boru hattı koridorlarını emniyete almak, Katar'dan AB'ye giden hayati önemdeki enerji rezervlerinin nakliyesini denetlemek ve bu rezervlerin ABD Hazine'sine ve ABD mali varlıklarına dönecek şekilde ABD doları cinsinden fiyatlandırılmaya devam etmesini garanti altına almak istiyor. Ortadoğu'daki ABD tahakkümünü sürdürmenin ve Amerika'nın küresel güç üzerindeki emperyal kontrolünü geleceğe taşımanın temel formülü budur.

3- Suriye’deki savaş çok önce başlamıştı

Suriye'deki savaş, Beşar Esad hükümeti 2011 baharında protestoculara müdahale ettiği zaman başlamadı. Olaylar hakkındaki bu versiyon, hakikatlerin üzerini örten bir saçmalıktır. Savaş 2009 yılında, Esad Katar'dan gelen ve Katar gazını Suriye üzerinden AB'ye taşımayı öngören bir planı reddettiği zaman başladı.

4- Esad’a karşı 4’lü ittifak

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, İran'ın doğalgaz sahalarından başlayıp Suriye'den geçecek ve Lübnan limanlarına ulaşacak olan Rusya onaylı bir boru hattını destekleyerek Körfez'in Sünni monarşilerini daha da öfkelendirdi. Bu boru hattı Katar'ı değil İran'ı Avrupa enerji pazarının başlıca tedarikçisi haline getirecek ve Tahran'ın Ortadoğu'daki ve dünyadaki etkisini çarpıcı derecede arttıracaktı…”

Doğal olarak Suudiler, Katarlılar, Türkler ve Amerikalılar Esad'a öfkeliydi, ama ne yapabilirlerdi? Onun kendi iş partnerlerini seçmesini ve pazara gaz taşımak için kendi egemen topraklarını kullanmasını nasıl engelleyebilirlerdi? Yapabilecekleri şey, iyi bir mafya babasının yapacağı şeydi: birkaç bacak kırmak ve istediği her şeyi çalmak.

Bu özgün durumda Washington ve entrikacı müttefikleri Şam'a karşı yasadışı bir vekâlet savaşı başlatmaya, Esad'ı öldürmeye veya devirmeye ve Batılı petrol devlerinin gelecekteki boru hattı sözleşmelerini kapıp Avrupa'ya giden enerji akışını kontrol etmesi garanti altına almaya karar verdi.

5- Bush’un Irak’ta yaptığını Obama Suriye’de yaptı

Esad, İran'ın, Hizbullah'ın ve Rusya Hava Kuvvetleri'nin yardımıyla kendisini devirme ve bir ABD yardakçısı yerleştirme girişimini savuşturdu.

Bu, bir lider olarak Esad'ın desteklenmesi olarak değil, küresel güvenliğin ulusal egemenliğin korunmasına bağlı olduğu ve uluslararası hukukun mihenk taşının, sebepsiz saldırganlığın reddedilmesi olması gerektiği şeklindeki prensibin savunulması olarak görülmelidir. Gerçek şu ki Bush'un Irak işgaliyle Obama'nın Suriye işgali arasında bir fark olmadığıdır.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.