18 Ocak 2016 Pazartesi 17:30
2157 Okunma
Büyük İsrail yolunda  sıra İran’da
RECEP BAHAR/ANALİZ-HABER

Anglo-Saksonlar katıksız Türkiye ve Türk düşmanı... Bütün Anglo-Sakson ülkeler Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiği diplomatik, hususi (yeşil), hizmet (gri) ve umumi mahsus pasaportlara vize uyguluyor. Açarsak mesela bir milletvekili ABD’ye gitmek isterse, önce ABD Büyükelçiliğine ya da Konsolosluğuna uğrayıp vize almak zorunda...  Diplomatik pasaport hamili olan Cumhurbaşkanı ve Başbakanı nasıl bir prosedür uygulanıyor, bilmiyorum. Ama mutlaka pasaportlarına vize basılıyordur. Şunu da ekleyelim: ABD, diplomatik pasaport sahiplerine bekletmeden vize veriyormuş. Büyük lütuf. Öte yandan diplomatik, hususi ve hizmet pasaportu hamilleri Schengen ülkelerine, daha pek çok ülkeye vizesiz girebiliyor. 
Kim bu Anglosakson ülkeler? ABD, İngiltere, İrlanda, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda… Vizeleri de pahalı mı pahalı... 100-200 dolar arasında bir meblağ ödemek gerekiyor. Kimisi ile Çanakkale’de, kimisi ile İstiklal Harbinde mücadele ettik. ABD ile aynı ittifakta olmamıza rağmen, Ortadoğu’da farklı kutuplarda olduğumuz çok sayıda derin mesele var. 

Kırmızı çizgimizi yerle bir ettiler
AKP Hükümetinin İncirlik Üssü’nün yanı sıra çok sayıda askeri üssümüzü emrine amade kıldığı ABD ile en kritik sorunumuz PYD meselesi... ABD, PYD’nin Suriye Demokratik Güçler (SGD) kisvesi altında Türkiye’nin kırmızı çizgi addettiği Fırat’ın batısına geçmesine tam destek veriyor. Amerikan özel kuvvetleri, PYD’nin Teşrin barajını almasına da ciddi destek verdi. Bu ikili şimdi Menbic şehrini ‘Made in USA and Israel’ etiketi taşıyan IŞİD’den almak için ortak harekât düzenliyor. Bugüne kadar PYD’ye havadan destek veren ABD, en seçkin askeri birliklerini görevlendirerek karadan desteğini de esirgemiyor. Sanki ABD’nın NATO’daki müttefiki Türkiye değil de PYD... 
Suriye’de bunlar olurken, Türkiye’de farklı bir tablo sahneye konmuyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi john Bass, terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin ‘katliam yaptığını’ savunan akademisyenlere arka çıktı. Üstelik Saray’ın tezi de netleşmişken... Irak’ta ise ABD, Barzani yönetiminin bugünlere gelmesinde tek aktör...
ABD, dört parçalı Kürdistan puzzle’ının (pazıl) üçünün tamamlanması için yoğun çaba sarfediyor. 
Dördüncü parça ise İran... Onu şimdilik İngiltere’ye havale etmiş durumda. ABD’nin İran’a yönelik ambargoyu kaldırmasının sebeplerinden biri de Kürtler konusunda Tahran yönetimini yumuşatmaktır. ABD açısından müttefik ülkeleri bölüp parçalamak, düşman ülkeleri paramparça etmekten çok daha kolay ve masrafsızdır. Doğu Timor’un Endonezya’dan koparılması buna örnektir. İran esas bundan sonra gözünü dört açmalı zira Washington ile yakınlaşmanın bedeli uzak durmaktan daha ağır. 
Bu konuya neden girdim, ona gelelim şimdi...
Önümüzdeki hafta Pazartesi günü İngiltere Parlamentosu’nda enteresan bir forum düzenlenecek. Beni de davet etmişler ama bir haftada vize alıp gitmem imkânsız. Ağır vize prosedürleri nedeniyle bugüne kadar İngiltere’ye adımımı da atmadım. Forumun başlığı şöyle: “Uluslararası Sınırlar Ötesi Stratejiler Kavşağında İran Kürtleri.”
Etkinliği Kürt Terakki Merkezi (The Centre for Kurdish Progress) ile Temsil Edilmeyen Uluslar ve Halklar Teşkilatı (the Unrepresented Nations and Peoples Organization-UNPO) düzenliyor. 
Peki, kim konuşacak? UNPO Başkanı Nasser Boladai, İran Kürdistanı Komala Partisi Lideri Abdullah Mühtedi, İran Kürdistanı Demokratik Partisi Dış İlişkiler Başkanı Lokman Ahmedi ve Exeter Üniversitesi’nden Dr. Seevan Saeed (Sivan Said)... Exeter Üniversitesi’nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yüksek lisans yaptığı üniversite olduğunu hatırlatalım. İngiltere’de Ortadoğu bu üniversiteden sorulur!
İran Kürdistanı Demokratik Partisi Genel Sekreteri Mustafa Hicri, seyahat planlaması yapılamadığından katılamayacak. Büyük eksiklik! Onun yerine Lokman Ahmedi konuşacak. 
Bana gelen davette etkinliğin amacı şu şekilde ortaya konuluyor: “Etkinlikte İran’daki Kürt toplumunun durumu, komşu ülkelerdeki Kürt toplulukları ile karşılaştırılarak analiz edilecek, sınır ötesi ve uluslararası stratejiler yoluyla dikkatlerin İran Kürdistanına yöneltilmesi için muhtemel yollar irdelenecektir.” 

İngiltere el attı
Etkiliğe ev sahipliğini İşçi Partisi Wolverhampton North East Milletvekili Bayan Emma Reynolds üstlenecek. Forumu, Birleşik Krallık Kürdistan Bölgesi Tüm Parlamenterler Grup Direktörü Bay Gary Kent yönetecek!
Etkinlik davetindeki şu vurgular da çok ama çok dikkat çekici. Zira BOP’un bundan sonraki şifrelerini de görebilirsiniz: “Özellikle 1979 devriminden sonra İran’daki Kürtler aşırı baskı, sistematik ekonomik, sosyal ve politik mahrumiyetler dahil birtakım adaletsizlikler ve İranlı yetkililerin ayrımcı uygulamalarıyla karşılaştılar.  Ortadoğu’daki son olayların ışığında; Irak, Suriye ve Türkiye’de yaşayan Kürtler artan oranda Avrupa medyasının odağında yer almaktadır. Bununla birlikte İran’da yaşayan 8 milyon Kürdün sesi İran’ın uluslararası ilişkilerden soyutlanması nedeniyle duyulmamaktadır. İran’ın P5+1 ülkeleriyle vardığı nükleer anlaşma, İran’ı artan oranda ekonomik ve siyasi ilişkiler geliştirmesini beraberinde getiriyor. Bu gelişme ülkedeki azınlıkların durumu  konusunda daha fazla farkındalık için fırsat sunabilir, uluslararası angajman ve sınır ötesi işbirliği yolları açabilir. Konferans, Doğu Kürdistan’ın içeriden ve dışarıdan görünürlüğünü artırmak için muhtemel yolları keşfetmeye çalışacak ve dahası farklı siyasi grupların ülkenin demokratikleşmesi için diğer İranlı azınlıklarla nasıl birlikte çalışacağını müzakereye açacaktır.”
Son söz: 22 İslam ülkesinin sınırlarının değişmesini hedefleyen Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) devam ediyor. Yine hatırlatalım… Bu projede Türk’ün, Kürdün, İranlının, Arabın, kısaca Müslümanların kazançlı çıkması öngörülmüyor. Geçici olarak birtakım etnik gruplar pohpohlanabilir. Geçmişte olduğu gibi her yükselişin bir düşüşü var. Zira hedef Büyük İsrail…
Son Güncelleme: 20.01.2016 17:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100