17 Ocak 2016 Pazar 18:42
235 Okunma
Doğal afet ve terör endişesi artıyor
YALÇIN ERKOL / İSTANBUL
Dünyanın önde gelen sigorta ve finans şirketi Allianz’ın, küresel ekonomiyi tehdit edebilecek olası risklerin analiz edildiği 2016 yılının Risk Barometresi yayımlandı. 2016 yılında işletmeler için risk tablosu büyük ölçüde değişim gösteriyor. Şirketler doğal afetler veya yangın gibi geleneksel sanayi riskleri hakkında daha az endişe duyarken, pazarlardaki yoğun rekabet ve siber tehditler ile ilgili hakkında duydukları endişe giderek artıyor. Allianz Global Corporate and Specialty (Allianz Küresel Kuruluş ve Uzmanlık-AGCS) tarafından yayımlanan Allianz Risk Barometresi 2016, 40’dan fazla ülkeden 800 risk yöneticisi ve sigorta uzmanının katılımı ile gerçekleştirilen kurumsal risklerle ilgili araştırma bulgularını içeriyor. Allianz Risk Barometresi verilerine göre, iş ve tedarik zinciri kesintisi küresel işletmeler için arka arkaya dördüncü yıldır en yüksek risk olmaya devam ediyor. Ancak, birçok şirket, genellikle maddi hasarlardan kaynaklanan iş kesintisi kayıplarının, giderek daha artan bir düzeyde, siber saldırılar, teknik arıza veya jeo-politik istikrarsızlık gibi yeni birtakım aksaklığa sebebiyet veren ‘fiziksel olmayan hasar’ etmenlerinden kaynaklanacağından endişe duyuyor. Allianz Risk Barometresi’nde bu yılın en çok yükselen risklerinden piyasa gelişmeleri ve siber olaylar ilk kez, ilk üç risk arasında yer aldı.

Türkiye’de en büyük ikinci risk terör
Türkiye’den gelen verilere göre ise iş dünyası için en büyük riskin doğal afetler olduğunu ortaya koydu. Savaş ve terör gibi politik riskler hemen ikinci sırada yer alıyor. İş hayatında kesintiler üçüncü sırada yer alırken, dünya ortalamasında ilk üç küresel risk arasında yer alan siber riskler Türkiye’de 7. sırada yer aldı. Türkiye’deki sigorta yöneticileri ve risk uzmanları, Türkiye için fırtına, sel, deprem gibi doğal afet riskini yüzde 55 ile ilk sırada görüyor. Savaş ve terör gibi riskler yüzde 39 ile ikinci sırada, tedarik zinciri kesintileri yüzde 30 ile üçüncü sırada yer alıyor. Yüzde 30 ile üçüncü sırayı paylaşan bir diğer risk ise Türkiye’de kemer sıkma programları, emtia fiyatlarındaki artışlar ve enflasyon gibi makroekonomik riskler. Yangın, patlama gibi riskler yüzde 27 ile beşinci sırada yer alırken, piyasadaki dalgalanmalar, yoğun rekabet ve durgunluk gibi pazar gelişmelerindeki riskler yüzde 21 ile altıncı sırada yer alıyor. 
Son Güncelleme: 19.01.2016 16:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100