11 Ekim 2017 Çarşamba 23:16
1862 Okunma
Erdoğan'a ABD'den jet cevap! Talimat Trump'tan

Vize krizinde Amerikan tarafı tavrını sertleştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Büyükelçi bunu kendi kafasından aldıysa, o zaman Amerikan üst yönetiminin bu büyükelçiyi orada bir dakika tutmaması gerekir. Sen 'Türkiye-Amerika ilişkilerini nasıl bozarsın, sana böyle bir yetkiyi kim verdi?' demeleri gerekir" şeklindeki sözlerine hem ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan, hem de ABD Büyükelçisi John Bass'tan cevap geldi.

"Bizim büyükelçilerimiz kendi başlarına hareket etmez. Büyükelçilerimizle çok yakın koordine ve işbirliği içindeyiz, özellikle Büyükelçi Bass'la" ifadelerini kullanan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, "Bu vize kararı Dışişleri Bakanlığı ile koordineliydi. Beyaz Saray ve Ulusal Güvenlik Konseyi (NSA) ile koordineliydi" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Bass hakkındaki sözlerine atıfta bulunarak yöneltilen bir soru üzerine ise Sözcü Nauert, "Büyükelçi Bass'a desteğimiz tam, sadece Dışişleri Bakanlığının değil, Beyaz Saray'ın da" dedi.

Öte yandan Nauert, "ABD, Türkiye'deki vize hizmetlerini tekrar başlatmak için beklentileri nelerdir?" şeklindeki bir soruya, "Tutuklu kişilerin avukatlarıyla görüşmesine müsaade edilmesi iyi bir başlangıç olur. Bildiğimiz kadarıyla adli danışmanlarla görüşmelerine izin verilmedi. Şu ana kadar Türkiye hükümetinin yaptığı suçlamaları destekleyecek bir delil görmedik, bu iyi bir başlangıç olur" diye cevap verdi.

Büyükelçi: Benim değil ABD'nin kararı

Ankara’da diplomasi muhabirleriyle veda toplantısı yapan ve hafta sonu Türkiye'den ayrılcağını ifade eden ABD Büyükelçisi John Bass da vize hizmetlerini durdurma kararının ABD hükümeti tarafından alındığını açıkladı.

 "Bu karar Amerikan hükümeti tarafından alınmış bir karardır. Dışişleri Bakanlı sözcümüz de bu konuda net bir açıklama yaptı. Her hükümetin yabancı diplomatlarla nasıl ilişki kuracağını onlar belirler. Biz de bu ilişkiye saygı duyarız" diyen Büyükelçi Bass, FETÖ’nün firari eski savcısı Zekeriya Öz ile irtibatının tespit edilmesinin ardından tutuklanan ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz ile ilgili olarak, "Topuz Uyuşturucuyla Mücadele Organize Suçlar’da görevliydi. Bu işbirliği sayesinde birçok uyuşturucu kaçakçısı yakalandı. Görev tanımını aşıp başka irtibatlar kurduysa bununla ilgili diğer bilgileri görmekten memnuniyet duyarız" diye konuştu.

Bir Türk görevlinin daha gözaltına alınmamak için ABD konsolosluğunda saklandığı iddialarıyla ilgili olarak ise Büyükelçi Bass, “ABD misyonlarında saklanan kimse yok. Hiçbir çalışanımızı yargıdan kaçırmıyoruz” dedi.

Kuzey Irak'taki gelişmelere de değinen John Bass, "ABD, bağımsız Kürdistan’ı desteklemiyor, Kürt koridorunu desteklemiyor, Türkiye’nin toprak bütünlüğünün bozulmasını desteklemiyor" açıklamasında bulundu. FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi konusunda ise Bass, "Fetullah Gülen’in iadesi yargı konusu. Bu talep diğer iade taleplerinden ayrı tutulmuyor. ABD hukuk sisteminde masumiyet karinesi temel ilkedir" dedi.

Vize krizinde ilk jest Türkiye'den geldi

ABD'nin vize yasağına misilleme olarak Türkiye de aynı kararı almış ve Amerikan vatandaşlarına vize kısıtlaması getirmişti. Ancak yasak daha ilk günden delindi. Dışişleri Bakanlığı iki ABD'li sporcuya vize verildiğini duyurdu.

Başbakan Binali Yıldırım da, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Valiler Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Salı günü TBMM Grubu’nda yaptığı konuşmaya nazaran daha yumuşak bir ton kullanarak, "Temennimiz iki müttefik arasındaki ilişkilerin kısa sürede normale dönmesidir. Bölgesel ve küresel gerilimlerin tırmanmakta olduğu bu süreçte Türkiye olarak sağduyuyu elden bırakmayacağız" dedi.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu da Uşak'ta yaptığı değerlendirmede "Devletler arasındaki ilişkilerde her zaman sağduyunun hakim olması en büyük beklentidir. Dolayısıyla bu konuda da sağduyunun hakim olması bizim arzumuzdur" dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki vize krizi ABD'nin Türkiye'deki askeri faaliyetlerini de etkilemeyecek. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Sözcüsü Albay Robert Manning, "Türkiye güçlü bir koalisyon ortağı ve yakın bir NATO müttefikimizdir. Bu gelişmelerin oradaki operasyonlarımız ve personelimizi etkilemediğini teyit ediyorum" dedi.

‘Umutlu ortaklığın hazinli sonu’

Öte yandan vize krizine ilişkin Obama döneminde Dışişleri Bakan yardımcısı olan Philip Gordon'dan dikkat çekici bir değerlendirme geldi.

İngiliz Financial Times gazetesi için bir makale kaleme alan Gordon, "Türkiye ve ABD'nin umut vaat eden bir ortaklığın sonuyla yüzleştiğini" yazdı.

İki ülkenin bölgesel güvenlik çıkarlarının tehlikeli bir şekilde ayrıştığını vurgulayan Gordon, "Şimdi Türkiye'yi artık olduğu gibi, benzer düşünen, yakın ve güvenilir bir müttefik olarak değil de, kendi değerleri ve öncelikleri olan bir Ortadoğu ülkesi olarak görme zamanı geldi. Bu da mümkün olan alanlarda işbirliği yapmak ama yanılsamaya kapılmamak, Erdoğan'ın ABD vatandaşlarını rehin tutması gibi farklılıklar belirdiğinde sıkı bir şekilde karşı durmak anlamına geliyor. Erdoğan geçen Ağustos'taki bir mitingde mahkûm takasını ilk gündeme getirdiğinde 'Artık eski Türkiye yok. Bu Türkiye yeni Türkiye' diye bağırmıştı. Erdoğan haklı ve ABD'nin artık böyle davranması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi

Son Güncelleme: 11.10.2017 23:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ferhat 2017-10-13 17:27:17

bir cumhurbaşkanının ,''bir elçin,in ülkesindnen izin alamdan böyle bir önlem alamayacağını bilmemesi ''üzücüdür ve diplomasi bilmemsinin kanııtıdır. peki hiç mi danışmanlarına danışmaz?birşeyler bilen danışmanları yok mu?

banner122

banner121