06 Eylül 2016 Salı 15:06
526 Okunma
FETÖ, Mehmetçiği yemek kuyruğuna mahkûm etti
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, darbecilerin 15 Temmuz gecesi Türkiye'nin 'bir ileri karakol görevi' görmesi noktasında bir senaryo yazdığını belirterek, "Çizilmesi istenen Ortadoğu'daki haritalarla ilgili de 'Bu haritaya biz şu şekilde neşter attık, yeni çizgiler bu şekilde olacak. Türkiye de 'pekala, emredersiniz' diyecekti. Böyle bir ileri karakol arzusu emperyalist emeller uğruna burada yerleştirilmeye çalışıldı ama milletimiz buna da 'dur' dedi" diye konuştu.
Türkiye'nin uzunca bir süredir terörle mücadele ettiğine dikkati çeken Çelik, bu konuda başından geçen bir olayı anlatmak istediğini belirtti. Anadolu Ajansı Editör Masasına konuk olan Çelik, şöyle devam etti: "Nusaybin'de güvenlik güçleri ile irtibatımız var. Teselli vermek için onlarla irtibata geçiyoruz. Onlar da bizi teselli ediyor. Bir ihtiyacınız var mı diye soruyoruz. Nusaybin'e tırlar dolusu gıda ürünleri sevk ettik. Bu emniyet kuvvetlerinden bazı görüştüğümüz arkadaşlar 'yemek sorunumuz var' dediler. 'Böyle bir şey olamaz' dedim. 300-500 kişinin yemek kuyruğunda olduğunu söylediler. Biz buna inanamadık. Konuyu Bakanlar Kurulu'nda gündeme getirdik, Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Kimse inanamadı. Yemek kuyruğundan fotoğraflarını gönderdiler. Canını feda etmek için oraya giden ve orada kalmada en ufak bir tereddüt göstermeyen güvenlik güçlerini yemek kuyruğunda kim bekletiyor? Bugün tutuklanıp cezaevine konulan komutanlarına tahribatları söylendiği zaman kendisi bize 'yok öyle bir şey' dedi. Daha sonra komuta kademesine müdahale etmek zorunda kalındı, Nusaybin'de işler müdahalelerden sonra hem yemek, hem de terörle mücadele konularında düzeldi. Orada güvenlik güçlerimize sızan ihanet çetesinin milletimizin, Mehmetçiğimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin aleyhine tavırları olduğunu anlamak için 500 metrelik kuyruk yeterlidir herhalde."

Tarla ile pazar fiyatı arasındaki fark rahatsız edici

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, sebze-meyvede ürünün merkezden veya tarladan çıkış ile pazar fiyatı arasındaki farkın rahatsız edici durumda olduğunu dile getirerek, "Burada 50 kuruşa çıkan bir ürün pazarda 2 liraya satılıyorsa, çilesini çeken insanın elde edemediği kârı kimler ranta dönüştürüyor? İşi üreten, çileyi çeken, maliyetle bedel ödeyenin almadığı bir kârı, aracıların aldığı bir piyasa, serbest piyasa olamaz. Tarım Bakanlığı olarak bu noktada müdahaleden yanayız. Bir ürünün pazara girişteki uğrayacağı yerler bellidir. O alanlardaki kâr marjlarının, mutlaka genel anlamda sınırlanmasında gereklilik olduğuna inancı içerisindeyim. Kamuyu ilgilendiren, vatandaşın sofrasıyla bağdaştırılacak bu konuda 79 milyonu dikkate almadan, birilerinin keyfi uygulamalarını serbest piyasa şemsiyesi altına koymanın doğru olmayacağı inancı içindeyiz" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100