Bu haber kez okundu.

Fırat Kalkanı'nın amacı?

24 Ağustos’ta Türkiye, Özgür Suriye Ordusu işbirliği ve ABD katkısıyla başlayan Fırat Kalkanı Harekâtı, 1 Aralık’ta 100. gününe ulaşıyor. Operasyonlar El Bab kentinde yoğunlaşırken, bölgedeki Türk askerine yönelik saldırılar devam ediyor.

Geçtiğimiz hafta 4 askerimizin şehit olmasına neden olan faili meçhul hava saldırısının ardından yeni bir saldırı daha gerçekleşti. Operasyon birliklerinde görevli 2 Türk askeri kaçırıldı. Konuyla ilgili Genelkurmay'dan, "Devam eden Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında, 29 Kasım 2016 Salı günü saat 15.30 sularında iki silah arkadaşımızla irtibat kesilmiş olup, bölgede arama faaliyetleri devam etmektedir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur" açıklaması yapıldı. 2 askerimizin IŞİD tarafından mı yoksa başka bir grup tarafından mı kaçırıldığı ise henüz ortaya çıkmadı.

Fırat Kalkanı'nın amacı?

100 gün önce başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı'nın amacı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklama ile yeniden tartışmaya açıldı. Ankara şuana kadar "Suriye topraklarından ülkemize yönelen terör tehdidini ortadan kaldırmak için operasyon yapıyoruz" tezini işliyordu. Ancak Erdoğan'ın açıklamaları konuyu farklı bir noktaya taşıdı. Çarşamba günü İstanbul'da yapılan Kudüs Sempozyumunda konuşan Erdoğan, "Devlet terörü Esed’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik" dedi. Bu açıklamanın ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Başbakan Binali Yıldırım'ın nasıl bir söylem ortaya koyacağı merak ediliyor.

"Türkiye'nin Esad'ı devirmesi imkânsız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Esad'ı devirmek için Suriye'ye girdik" sözlerine ilk cevap Rusya'dan geldi. Rusya Parlamentosu üst kanadı Federasyon Konseyi Enformasyon Politikası Komisyonu Başkanı Aleksey Puşkov, Türk ordusunun Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirmesinin ‘imkânsız’ olduğunu söyledi. Erdoğan’ın açıklamasının, ‘siyasi söyleme’ benzediğini ifade eden Puşkov, “Erdoğan, Türk ordusunun Esad’ı devirmek amacıyla Suriye’ye girdiğini açıkladı. Ama bu hedef mümkün gibi görünmüyor” dedi. Erdoğan’ın sözlerini manşetine taşıyan Rusya’daki önemli günlük gazetelerden Kommersant ise, “Erdoğan’ın açıklaması ciddi bir bölgesel kriz başlatabilir ve Ankara ile Moskova’nın ilişkilerini zorlaştırabilir” yorumunu yaptı.

Türk askerine saldırıda ABD izleri

Öte yandan 24 Kasım günü El Bap bölgesinde Türk askerine yapılan hava saldırısı hala aydınlatılmış değil. Toplam 4 askerin şehit olduğu, 9 askerin de yaralandığı saldırıdan hemen sonra fail olarak Rusya ve Suriye gösterilmişti. Ancak bu iddia bizzat Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş tarafından yalanlandı. Kurtulmuş, "Rusya, açıkça saldırıda bulunan hava araçlarının Rusya'ya ait olmadığını bizzat Sayın Putin vasıtasıyla teyit etmiştir. Saldıran hava aracının, bölgedeki bütün hareketliliğin hepsinin kayıtları var. Bunlarla ilgili teyit yapıldıktan sonra gerekli girişimlerde bulunulacaktır. Kayıtlar gözden geçirildikten sonra gerekli adımlar atılacaktır" dedi. Suriye ve Rusya seneklerinin ortadan kalkmasının ardından "askerlerimizi kim vurdu?" sorusunun cevabı daha da önemli hale geldi. Bölgede hava gücüne sahip tek güç ABD ve ona bağlı olarak bölgede hava saldırıları düzenleyen koalisyon ülkeleri. Koalisyonun kısa bir süre önce Deyrezzur bölgesinde yanlışlıkla (!)Suriye ordusunu vurduğu dikkate alındığında bu ihtimal daha da güçleniyor. Rusya'da yayımlanan Nezavisimaya gazetesinin iddiasına göre, geçen hafta Suriye topraklarında 3 Türk askerinin öldürülmesi, ABD başkanlığındaki koalisyon güçlerinin provokasyonu olabilir. El Bab bölgesinde askerlerimize yapılan saldırı CHP liderinin de gündemindeydi. Kılıçdaroğlu partisinin Çarşamba günkü grup toplantısında, "Bakın bir haftadır Suriye'den şehitlerimiz geldi. Kimin vurduğunu söyleyemiyorlar bile. Biz size demedik mi Suriye'de ne işiniz var diye. Suriye'nin iç işlerine karışmayın diye. Hükümet dış politika konusunda her türlü tavizi verecek durumdadır. Dışarıda meşruiyeti sıfırlanmış bir hükümet" demişti.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.