Bu haber kez okundu.

Güdümlü politikanın ağır bedeli
HABER MERKEZİ

Ortadoğu'da Arap Baharı adıyla başlatılan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) isyan dalgasına en başından beri büyük destek veren Türkiye, bu politikasının bedelini çok ağır ödüyor. Fiyasko üstüne fiyasko yaşanan Ortadoğu politikası Suriye özelinde daha somut bir şekilde ortaya çıktı. Suriye'de attığı her adım adeta bir bumerang gibi kendisine dönen Türkiye en ağır faturayı ödeyen ülke konumunda. ABD güdümlü Suriye politikasında yaşanan iflas son günlerde daha net bir şekilde ortaya çıktı. Terör örgütü PKK'nın Suriye’deki kolu PYD–YPG ABD'nin açık desteğiyle Türkiye'nin kırmızı çizgi ilan ettiği Fırat'ın batısına geçiyor. Türkiye top atışlarıyla PYD'yi vururken ABD'den Ankara'ya "ateşi kes" uyarıları geliyor. ABD’den Dışişleri Bakanlığı sözcüsü seviyesinde başlayan uyarılar 2. başkan Joe Biden seviyesine kadar çıktı.

‘ABD karar verir biz uygularız’

Suriye gündeminde bir kritik başlık da Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan'ın Suriye'ye kara operasyonu düzenlemesi planı. Bu konuda Suudi Arabistan'dan dikkat çekici bir itiraf geldi. Suudi Arabistan’ın Suriye’ye asker göndermesinin, ABD liderliğindeki koalisyona bağlı olduğu açıklandı. "Krallığın İncirlik Üssü'ne konuşlanması da bu mücadelenin bir parçası" diyen Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil El Cubeyr, ülkesinin Suriye'ye göndermeyi planladığı kara kuvvetlerinin hareketlerine dair zamanlamanın kendilerine değil, IŞİD karşıtı koalisyonunun kararına bağlı olduğunu belirtti. Suud’un ABD liderliğindeki koalisyona karadan destek vermek istediğine dair açıklaması, Suriye ve İran yönetimleri tarafından sert tepkiyle karşılanmıştı. Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev de Euronews'e verdiği röportajda, karadan operasyonun Suriye'deki savaşı uzatacağını ifade etti. Suudi Arabistan ve Türkiye ile birlikte adı kara operasyonuna katılacak ülkeler arasında geçen Katar'dan da "kara operasyonunu ABD planladı" itirafı gelmişti. 

Türkiye'ye uyarı üstüne uyarı

Türkiye'nin birlikte operasyon yapmaya hazırlandığı ülkeler ‘atacağımız adımlara ABD karar verir’ açıklamaları yaparken karşı cepheden de uyarı üstüne uyarı geliyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin iki yıldır Suriye’ye askeri açıdan girmeye çalıştıklarını söyledi. Uzlaşmanın Suriye'deki krizi sona erdirmek için tek çözüm yolu olduğunun altını çizen Suriye Devlet Başkanı, gerçekleşmesi halinde bile ateşkesin tarafların her birinin silah kullanmayı bırakması anlamına gelmeyeceğini ifade etti. Ateşkesin ‘teröristlerin konumlarını güçlendirmesini durdurmak' anlamına geldiğini söyleyen Beşar Esad, "Ateşkes döneminde silahların, ekipmanların ya da teröristlerin taşınmasına; mevzilerin güçlendirilmesine izin verilmeyecek" diye konuştu. Terörizmle savaşın Suriye devletinin hem şimdi hem de gelecekteki önceliği olduğunu belirten Esad, yaşanacak herhangi bir geçiş sürecinin anayasaya uygun olması gerektiğini de sözlerine ekledi. Riyad destekli muhalefeti ‘teröristler ve hainler' olarak nitelendiren Suriye lideri Esad, "Hiçbir ülke teröristlerle diyalogu sürdürmez ve biz de aynı şeyi yapacağız. Riyad'da oluşturulan delegasyon bir grup hain ve teröristten oluşuyor" açıklamasında bulundu. 

İran'dan da uyarı geldi 

Türkiye ve Suudi Arabistan'ın Suriye'ye askeri müdahalede bulunabileceğine yönelik haberlere, Tahran’dan da uyarı geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Cebir Ensari, Ankara ve Riyad'ın Suriye'ye müdahalesinin sadece sorunu daha da büyüteceğini söyledi. Ensari, “İran, bölgesel ve uluslararası müdahaleler nedeniyle sorunun daha da karmaşık ve çok katmanlı hale geldiğini düşünüyor. Suriye hükümetiyle eşgüdüm içinde yapılmayan her yeni müdahale sorunu daha da karmaşıklaştırıp terörist saldırıların artmasına yol açacaktır" dedi. 

‘Türkiye kaybediyor’

Öte yandan Rusya Devlet Duması Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın Suriye’ye girme tehdidiyle bu ülkedeki durumu etkilemeye çalıştığını söyledi. Puşkov, "Elbette, Suriye'deki gelişmeler hiçbir şekilde Ankara'nın işine gelmiyor, çünkü Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad hükümetine muhalif olan silahlı gruplar dahil, Türkiye'nin Suriye'de desteklediği güçler şimdi kaybediyor ve biz Türkiye'nin IŞİD ile bağlantıları olduğunu iyi biliyoruz. IŞİD de şimdi yavaş yavaş mevzilerini kaybediyor. Suudi Arabistan da desteklediği ve finanse ettiği İslamcı grupların geri çekilmesinden tedirgin. Anladığım kadarıyla Riyad, şimdi tam kırılma anı olduğunu düşünüyor, zira silahlı muhalefete öyle bir darbe indirilebilir ki, bu darbeden sonra artık asla kendilerine gelemezler" dedi. Suudi Arabistan'ın askeri operasyona hazır olduğunu ancak ABD'nin onayını beklediğini hatırlatan Puşkov, "Ancak diğer taraftan Suudilerin savaşa hazır bir ordusu yok. Operasyona gönderebilecekleri kişiler, genelde kiralık askerlerdir. Riyad'ın kendi ordusu yok ve Suriye'de girme tehditlerinin ne kadar ciddi veya ne kadar blöf olduğunu söylemek çok zor. Suudi Arabistan, 100 bin asker göndereceğini açıkladı, ancak öyle bir ordusu yok. Şu anda sadece tehditler ve siyasi manevralar sayesinde Suriye'deki durumu etkilime söz konusu" yorumunda bulundu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.