Bu haber kez okundu.

Gündem ateş gibi

Türkiye tarihinin en zorlu dönemlerinden birini daha yaşıyor. Avrupa Parlamentosu (AP) uğruna yıllardır hayati tavizler verilen müzakereleri durdurma kararı alırken, diğer taraftan Suriye'de Fırat Kalkanı Harekâtını yürüten askerlerimiz hedef alınıyor.

Suriye'de son saldırılarda 5 askerimiz şehit olurken 15 askerimiz de yaralandı. Yaşanan bu olay ve sonrasında yapılan açıklamalar bölgede Suriye ve Türkiye ordularını karşı karşıya getirme niyetini ortaya koydu. Yurt içinde de terör saldırıları bitmek bilmiyor. Perşembe günü Adana Valilik yakınlarında bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda 2 vatandaşımız, Şırnak ve Hakkâri’de terör örgütü PKK saldırısı sonucu da 2 askerimiz şehit oldu. Bu kaos ortamının en kritik ayağı ise ekonomi.

Dolar ve Euro rekor üstüne rekor kırıyor. Türk lirası ise değer kaybında tüm dünya paralarını sollamış durumda. KKTC'yi lağvetme anlamına gelen Kıbrıs müzakerelerini ayakta tutma çalışmaları da bir taraftan devam ediyor. Bu gelişmeler yaşanırken siyasilerin gündeminde başkanlık sistemi var. Türkiye'nin ateş gibi gündeminde baş döndürücü gelişmeleri saymakla bitmiyor. 

AP ‘müzakereler dursun’ dedi

2005 yılında Türkiye ile müzakerelere onay veren Avrupa Parlamentosu (AP) 11 yıl sonra tam tersi yönde bir karar aldı. Bağlayıcılığı olmayan AP kararının etkilerinin büyük olması bekleniyor. Türkiye ve AB arasındaki üyelik müzakereleri konusunun 15 Aralık’ta toplanacak AB Liderler Zirvesi'nde gündeme gelmesi bekleniyor. 

Türkiye’ye silah ambargosu

AP’nin tavsiye niteliğindeki kararından kısa süre sonra Avusturya Meclisi, Türkiye’ye askeri teçhizat ve malzeme ihracatının engellenmesini talep eden önergeyi kabul etti. Avusturya Meclisi'nde altı siyasi partinin girişimiyle sunulan, Türkiye’ye yapılan silah ihracatının engellenmesine yönelik önerge oybirliğiyle kabul edildi. Önergede, savaş malzemeleri ve dış ticaret yasası kapsamında savaş veya savaş çıkması muhtemel ülkelere silah ve mühimmat sevkiyatı için ruhsat verilmesinin engellenmesi talep edildi. Türkiye'de insan haklarının baskı altında olduğu vurgulanan önergenin gerekçesinde ise söz konusu silahların muhaliflere karşı kullanılacağı iddia edildi. AB üyesi ülkelerin dışişleri ve savunma bakanlarının geçen hafta Brüksel'de yaptığı toplantıda, "Türkiye ile üyelik müzakereleri durdurulsun" çağrısında bulunan tek ülke de Avusturya'ydı.

Suriye’den tabutlar gelmeye başladı

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Fırat Kalkanı Harekâtı’nı sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) El Bap bölgesinde saldırıya uğradı. Saldırıda 3 askerimiz şehit oldu, bir ağır 10 askerimiz yaralandı. Bu saldırıdan saatler sonra bölgedeki askerlerimize yeni bir saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıda da 7 askerimiz daha yaralandı. Gaziantep'e getirilerek tedavi altına alınan yaralı askerlerden 2'si daha şehit oldu. Böylece son 48 saat içinde Suriye topraklarında şehit olan asker sayımız 5'e toplamda ise 17'ye yükseldi. TSK saldırının Esad güçleri tarafından yapıldığını açıklarken Suriye ordusu da TSK'yı suçlayan açıklamalar yaptı. Konuyla ilgili açıklama yapan Başbakan Binali Yıldırım, "Genelkurmay Başkanlığımızın muhataplarıyla gerekli askeri temasları devam ediyor. Nereden kaynaklandı, nasıl kaynaklandı, tekrarı olmaması konusunda da en kesin ve net şekilde uyarılar yapıldı muhataplara" dedi. 

KKTC direkten döndü

Öte yandan İsviçre'de yapılan Kıbrıs müzakereleri Rumların Türk tarafının verdiği toprak tavizini az bulması üzerine sonuçsuz kaldı. Müzakereler birleşik Kıbrıs esasına dayanıyor. Yani anlaşma sağlandığı takdirde 33 yıl önce kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) lağvedilecek ve adanın tamamı şuanda Rumların kullandığı isim olan Kıbrıs Cumhuriyeti adını alacak. Bu durumda Türk askeri adayı terk etmek zorunda kalacak. İsviçre dönüşü Ercan Havalimanında açıklama yapan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı toprak tavizini doğrulamıştı. Akıncı, “Olayı müzakere etmeden en başından bitirme felsefesi yanlış. Bu iyi niyetli bir felsefe değil… Kıbrıs Türk tarafının bir tek verebileceği topraktır. Biz toprakta uzlaşı sağlayacağız, onlar da gasp edilen haklarımızı verecek. 53 yıldır gasp edilen eşitlik hakkımızı istiyoruz. Onların da toprakta hakkı var, adil olacağız, dengeli bir şekilde bu sorunu halledeceğiz ki referandumda iki evet çıksın” demişti. Rumların adanın tamamını isteriz tavrı yüzünden sonuçsuz kalan müzakereleri yeniden başlatma çabaları da başladı. Başta BM Genel Sekreteri ve AB yetkilileri olmak üzere KKTC ve Türkiye'ye yeniden müzakere masasına oturun baskısına başladı.

Dolar çıkıyor TL dibe batıyor 

İçeride ve dışarıda çalkantılı günler yaşayan Türkiye’de ekonomide de yer yerinden oynuyor. Dolar ve Euro rekor üstüne rekor kırıyor. Rekorla başlayan gün yeni bir rekorla sona ererken Türk Lirası eriyor, vatandaşın alım gücü düşüyor. Doların 3.5 lira seviyesine yaklaşmasıyla ithalata dayalı piyasalar sarsıldı. Esnaf zor durumda kalırken yaşanan kriz zam olarak vatandaşa yansımaya başladı. Vatandaş hükümetten krize bir çözüm bulmasını beklerken Başbakan Binali Yıldırım'dan kötü haber geldi. Yıldırım Türk Lirası'nın dolara karşı değer kaybeden ikinci para olduğunu ifade ederek, "Uzmanlar şöyle hesap ediyorlar. ABD Başkanı'nın göreve başladığı ana kadar kurdaki oynama sürecek. 1,5 ay boyunca dalgalanma olacak" dedi.

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.