Bu haber kez okundu.

Halep harap olduktan sonra...
RECEP BAHAR/HABER-ANALİZ
Başbakan Binali Yıldırım, Suriye konusunda son dönemin en kritik açıklamasına imza attı. 
AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen partisinin 110. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Yıldırım, içeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceklerine işaret ederek, "Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Ama eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz. Buna ihtiyacımız var. Terörle mücadelenin başarısı için Suriye ve Irak'ın istikrara kavuşması gerekiyor ve güçlü bir siyasi yönetime, oradaki kardeşlerimizin tamamını temsil eden bir yönetime geçmesi gerekiyor, bu kaçınılmazdır" şeklinde konuştu. 

Geç kalmış bir iş!

Yıldırım, devamla 'Suriye ile köprüleri onarma'nın geç kalmış bir iş olduğunu da vurguladı. Yıldırım, şöyle devam etti: "Bu kadar insan hayatını kaybettikten sonra, 9 milyon insan yurdunu, vatanını terk ettikten sonra artık bu inadın sürdürülmesi bir insanlık suçu olarak karşımızda durmaktadır. O bakımdan bölgedeki bütün hakim ülkelerin, koalisyon güçlerinin, stratejik ortaklarımızın yaşanan durumu bir kez daha değerlendirmesini, bir an önce bölge üzerindeki rekabeti bir tarafa bırakarak insanlığın yok olmasına daha fazla göz yummamalarını, bütün Tük milleti olarak, bütün insanlık olarak bekliyoruz. Bugün terörden şikâyet ediyorsanız, bugün terör herkesin korkulu rüyası haline geldiyse bunun arkasında bu ülkelerdeki (Suriye ve Irak) istikrarsızlık var." 

‘Esed' yeniden Esad olacak mı? 

Suriye ile köprüler nasıl yeniden tesis edilecek? Esed yeniden Esad olacak mı? Türkiye, Şam'daki Esad yönetimini muhatap alacak mı? Başbakan Yıldırım, bu konularda ayrıntı vermedi. Ancak bu noktada şu detay dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aksine Binali Yıldırım başbakanlık koltuğuna oturduğu 22 Mayıs'tan bu yana yaptığı konuşmalarda 'Esed' nitelemesini hiç kullanmadı! Bu durum kuşkusuz hükümet açısından bir avantaj! Diplomatik kaynaklara göre, Türkiye ile Esad yönetimi arasındaki ilişkilerin kurulmasında İran ile Rusya'nın arabuluculuğundan yararlanılıyor. Bu noktada özellikle Tahran yönetimi son derece aktif bir rol üstleniyor.  
Başbakan Yıldırım'ın Suriye açılımının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 3 Temmuz'da Kilis'te katıldığı iftar programında Suriye Devlet Başkanı Esad'ı kastederek, "Suriye'nin başındaki zalimdir. DAİŞ'liden çok daha ileri bir teröristtir" sözlerinden 10 gün sonra gelmesi de dikkat çekiyor.

Suriye’de 5.5 yılda ne oldu?

Suriye'de çatışmalar 15 Mart 2011'de başladı. O tarihten bu yana ülkede yaşananlar Ortadoğu'da ciddi insani trajediye ve travmalara yol açtı. Peki, geride kalan 64 ayda Suriye'de ne oldu?
1. Suriye, Irak gibi üç parçaya bölündü. Irak'ın kuzeyinde ABD'nin askeri, maddi ve diplomatik desteğiyle Peşmerge devletinin temelleri atıldı, ülkenin batısına IŞİD çöreklendi. Benzer şekilde Suriye'nin kuzeyinde Peşmerge devletinin Akdeniz'e uzanan koridoru yine ABD'nin desteğinde açıldı. Suriye'nin doğusuna da IŞİD çöreklendi. Irak'tan farklı olarak çok sayıda örgüt Suriye'de silahlı çatışmalara giriyor. 
2. Suriye'deki kaos nedeniyle BM'ye göre 320 bin insan hayatını kaybetti, yüz binlerce insan sakat kaldı. 
3. Aradan geçen süre zarfında 5 milyon Suriyeli ülkesini terketmek zorunda kaldı. Özellikle Peşmerge koridorunun geçtiği bölge Suriyelilerden arındırıldı. Yaklaşık 7 milyon Suriyeli de ülke içinde mülteci oldu. 
4. Suriye Fransa'dan İngiltere'ye ABD'den Almanya'ya batılı ülkelerin av sahasına dönüştü. Bu güçlere karşı Rusya, İran ve Hizbullah set olmaya çalıştı. 
5. Esad yönetimi İsrail'in hasmıydı. Esad yönetimi zayıflatılınca, otomatikman İsrail'in bölge politikasına katkı sağlanmış oldu. 
6. Suriye'deki kargaşa nedeniyle İsrail'e yenilgi tattıran tek güç olan Hizbullah da 3 bin savaşçısını Suriye'de kaybetti. Bu durum İsrail medyası tarafından memnuniyetle karşılanıyor. 
Anahtar Kelimeler:
halep harap olduktan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.