Bu haber kez okundu.

İsrail'e tavize zafer kılıfı
HABER MERKEZİ

AKP Hükümeti özellikle seçim dönemlerinde hız verdiği İsrail karşıtlığını ve ilan ettiği şartları bir tarafa bıraktı ve bu ülke ile ilişkileri düzeltme derdine düştü. Mavi Marmara katliamından sonra görünürde bozulan ama fiiliyatta sürekli gelişen ilişkileri tamir etme çalışmaları kapsamında uzun süredir devam eden görüşmelerin sonuna gelindi. Taraflar son olarak 26 Haziran Pazar günü bir araya gelerek görüşmeleri tamamlayacak. Konuyla ilgili açıklama yapan bir İsrail Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Türk ve İsrailli yetkililerin 26 Haziran'da 'muhtemelen son kez' bir araya geleceklerini söyledi. Yetkili, görüşmelerde uzlaşmaya varılamayan tek konunun Hamas'ın İstanbul'daki askeri temsilciliğinin kapatılması olduğunu, fakat bu konunun da son görüşmede çözülme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. İsrailli yetkili ayrıca Mayıs ayında nihai çözüme ulaşılmayı hedeflediklerini ancak Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun istifa etmesinin süreci uzattığını kaydetti. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da 'İsrail ile anlaşmanın ay sonuna kadar duyurulacağı' açıklamasında bulunmuştu.

Tüm şartlar havada kaldı

Ankara İsrail ile yaptığı anlaşmayı kamuoyuna açıklamaya hazırlanırken, yapılan açıklamalar ve fiili gelişmeler Türkiye'nin yine taviz veren ülke konumunda olduğunu gösteriyor. Hükümet, Mavi Marmara baskınından sonra İsrail’e şu şartları koşmuştu:
1. Türkiye'den özür dilenmesi
2. Mavi Marmara mağdurlarına ve yakınlarına tazminat ödenmesi
3. Gazze'ye ablukanın kaldırılması
4. Uluslararası Soruşturma Komisyonu kurulması
Gelinen noktada bu şartlardan hiçbiri tam olarak yerine getirilmiş değil. İsrail'in Türkiye'den özür dilediği iddia ediliyor ancak ortada bunu kanıtlayacak hiçbir resmi belge söz konusu değil. Türkiye İsrail'in katliamcı askerleri için yapılan yargılamalar sonucunda ortaya çıkan mahkûmiyet kararlarını sumen altı ederken tazminat konusu da tam bir muammaya dönüştü. Gazze'ye ablukanın kaldırılması da havada kaldı. İsrail bırakın Gazze'ye ablukayı kaldırmayı bölgedeki zulmünü daha da artırdı. Gazze, 2 milyon nüfusuyla dünyanın en büyük açık hava hapishanesi durumunda ve bölgede Gazze'de şartlar her geçen gün daha da kötüye gidiyor.

İsrail terörü tam gaz devam ediyor

İşte son bir hafta içerisinde İsrail'in Gazze ve Filistin'e yönelik insanlık dışı uygulamalarından birkaç örnek: 
1. İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan El-Bureyc Mülteci Kampı'nın doğusuna saldırı düzenledi.
2. İsrail ordusu ambargo altındaki Gazze Şeridi'nde insani ihtiyaçları karşılamak için açılan tünelleri tamamen kapatmak için operasyonlarını yoğunlaştırdı. Orduya ait yaklaşık 15 araç, sınırda bazı arazileri kazdı, insansız hava araçları (İHA) da operasyona havadan eşlik etti.
3. İsrail makamları, Mayıstan bu yana Gazzeli iş adamlarına ait yaklaşık 330 seyahat ruhsatını iptal etti.
4. Batı Şeria'daki Hahamlar Konseyi Başkanı Şlomo Mlmad, Filistinlileri yaşadıkları bölgelerden göç ettirme hedefiyle içme sularına zehir katılabileceği fetvası verdi. 

Sünni koalisyonunun gizli üyesi İsrail!

Bölgedeki tüm komşuları ipleri koparmasına rağmen ısrarla İsrail ile arasını düzeltmeye çalışan Ankara, Hamas konusunda da büyük bir tavize hazırlanıyor. Türkiye daha önce Hamas yöneticilerin Salih El Aruri'yi İsrail'in talebi doğrultusunda sınır dışı etmişti. İsrail Başbakanı Netenyahu, Türkiye'nin bu adımı için, "Aruri’nin sınır dışı edilmesi yetmez. Bize, Türkiye üzerinden İsrail’e karşı hiçbir terörist aktivitenin yapılmayacağı konusunda da güvence verilmesi gerekir” demişti. Netanyahu'nun 'yetmez ama evet' şeklindeki açıklamasının karşılığı 26 Haziran'da yapılan Türkiye-İsrail görüşmesinde ortaya çıkacak. İsrail Dışişleri Yetkilisi görüşmelerde uzlaşmaya varılamayan tek konunun Hamas'ın İstanbul'daki askeri temsilciliğinin kapatılması olduğunu, fakat bu konunun da son görüşmede çözülme ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. Hamas ise AKP hükümetinin İsrail ile ilişkileri düzeltmek adına kendilerini gözden çıkarmasına ise tepkili. Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye, İsrail'in Sünni Arap koalisyonun bir parçası gibi muamele gördüğünü söyledi. Heniyye,"İsrail, Sünni Arap koalisyonunun bir parçası gibi oldu. Herkes onunla ilişki kurmak için adeta akın ediyor. Daha önce normalleşme karşılığındaki bir barıştan söz edilirken şimdi bize barıştan önce normalleşmeyi dayatan bir durumla karşı karşıyayız" dedi.

Erdoğan’ın dedikleri boşa çıktı

İsrail ile anlaşma noktasına gelen görüşmelerin en önemli mimarlarından biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan. Oysa Erdoğan 18 Temmuz 2014'te yaptığı açıklamada İsrail ile yakınlaşma konusunda, "Ben görevde olduğum sürece..." demişti. Erdoğan şunları söylemişti: "İsrail'in yaptığı en iyi iş çocukları öldürmek. İsrail'in bu zulmüne kimse bir şey demiyor. Çağrım İslam dünyasınadır. Bizim İsrail'e olan tavrımız nettir. İsrail bir soykırım yapıyor. El Fetih ve Hamas'ın koalisyonunu bozmak istiyor. İsrail barışı tehdit eden bir ülkedir. Zulmeden bir ülkedir. Ben bu görevde bulunduğum sürece İsrail'le olumlu bir iş bakamam. Tayyip Erdoğan'a gergin falan diyebilir. Ben hakkın ve halkın yanındayım. Ben güçlere şirin gözükme çabasında olmadım."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali kemal şimşek 6 ay önce

herşey ters yüz şimdiki moda

Avatar
Yücel 6 ay önce

Bütün dünya Ankara da ki hain sürüsü askeri ve siyasi bürokrasinin Büyük İsrail in kurulmasına hizmet ettiğini biliyor DA mesele Türkiye de ölüm uykularına yatmış çoğunluğa bunu nasıl anlatacağız?