Bu haber kez okundu.

İstifa gelmedikçe TERÖR BİTMEZ
YENİ MESAJ/ANKARA

Başkent Ankara 156 gün içinde 3. kez barbarca işlenen bir terör saldırısının hedefi oldu. Başkenti sarsan ilk canlı bomba eylemi 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde meydana gelmişti. Sol grupları hedef alan IŞİD'li iki intihar bombacısının eyleminde 103 kişi hayatını kaybetti. Bu saldırı Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısı olarak kayıtlara geçti. Başkent bu saldırıdan yaklaşık 4 ay sonra bir kez daha terörün hedefi oldu. Bu seferki hedef Genelkurmay Başkanlığı idi. Merasim Sokak'ta lüks bir araçla gerçekleştirilen eylem sonucunda büyük çoğunluğu Genelkurmay personeli 29 kişi hayatını kaybetti. Eylemin yapıldığı yer Genelkurmay'a 30 metre, Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ise yaklaşık 50 metre uzaklıktaydı. 
Ve 3. eylem... Pazar akşamı hainler bu sefer Kızılay'da otobüs durağında bekleyen ve otobüslere binen vatandaşları hedef aldı. Yine hareket halindeki lüks bir araçla düzenlenen terör saldırısında 37 vatandaşımız hayatını kaybetti. Kızılay'daki bu eylemi geçmiş saldırılardan ayıran temel fark ise doğrudan sivillerin hedef seçilmesi... Oysa önceki eylemlerde ya sol bir grup ya da güvenlik güçleri hedefti. Burada temel amaç halk arasında panik ve korkuya yol açarak Türkiye'yi kilitlemek olarak kendini gösteriyor. Böylece Türkiye'nin kalbine 5 ay içinde gerçekleştirilen 3 ayrı bombalı saldırıda 169 kişi öldü, yüzlerce kişi de yaralandı.

Hep 'güvenlik zafiyeti yok' diyorlar!

Türkiye'nin terör sarmalına girdiği bu dönemde İstanbul Sultanahmet'te de Alman turist kafilesini hedef alan saldırıda 10 Alman turist de hayata veda etti. Türkiye daha önce de Reyhanlı, Cilvegözü ve Suruç'ta bombalı saldırılara maruz kalmış ve bu saldırılarda da yüzden fazla vatandaşını kaybetmişti. Türkiye sürekli olarak terör örgütlerinin hedefi olurken, ülkeyi yönetenler her saldırıdan sonra 'güvenlik zafiyeti yok' açıklaması yapıyor. 105 kişinin öldüğü Ankara Garı saldırısından sonra dönemin İçişleri ve Adalet bakanları 'Güvenlik zafiyeti var mı?' sorusuna gülerek cevap vermişti. Sultanhmet saldırısından sonra Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da aynı şekilde 'güvenlik zaafiyeti yok' açıklaması yaparken, Ankara Merasim sokak saldırısından sonra da benzer ifadeler kullanılmıştı.

22 gün sonra! 

Ankara'da 3. saldırı da kabul edilmeyen güvenlik ve istihbarat zafiyetinin bir kanıtı olarak kayıtlara geçti. 20 Şubat'ta Ankara Valiliği'nde ilgili bakanlarla birlikte brifing alan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başkentte güvenlik anlayışı ve konsepti oluşturacaklarını açıklamıştı.  Ankara Valiliği'nde açıklama yapan Davutoğlu, "Ankara'ya has Başkent güvenlik anlayışı ve konsepti bağlamında bir çalışmayı bugün ele aldığımız prensipler etrafında şekillendireceğiz. Başkentin özelliklerini gözeten yeni bir güvenlik anlayışıyla meseleyi ele alacağız. Ankara'nın önemli, bütün arterlerin, yol geçişlerinin, karayollarının kesiştiği alan olması nedeniyle, transit geçişler üzerindeki güvenlik tedbirleri göz önüne alacak, daha etkin, daha proaktif ve alan kontrolüne dayalı yaklaşımı egemen kılacağız. Emniyet birimlerimizden, jandarmamızdan, Ankara'da ihtiyaç olan personel ve ekipman değerlendirmemizi aldım. Bütün illerimizde ciddi bir ekipman yenilenmesi söz konusu olmuştu" şeklinde konuşmuştu. 

Gerekli tedbirleri alıyoruz

Terörist saldırılar 'güvenlik zafiyeti yok' iddialarına rağmen önlenemezken, Ankara'da 3. saldırının ardından da güvenlik zirvesi toplandı. Başbakan Davutoğlu başkanlığında yapılan toplantıdan sonra Adalet ve Sağlık bakanlarıyla birlikte açıklama yapan İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın şu sözleri dikkat çekici: "Gerekli tedbirleri sonuna kadar bütün ayrıntılarıyla alıyoruz ama tekrar söylüyorum, seyir halinde patlayıcı yüklü bir araçla yapılmıştır bu saldırı. Bunlara ilişkin de son derece ciddi tedbirler alınıyor, gözden geçiriliyor. Biliyorsunuz çok ciddi, her türlü ihtimali dikkate alan genelgeler yayınladık, uygulamalar yapıyoruz ama dünyanın her ülkesine maalesef terör yüzde yüz engellenebilen bir saldırı türü değil. Ama yüzde yüz engellemek için çalışmak bizim görevimiz ve vazifemiz."

Katil, üniversite öğrencisi S.Ç.D mi?

Ankara Kızılay'da 37 kişinin öldüğü saldırıyı gerçekleştiren kişinin ilk bulgulara göre PKK terör örgütü üyeliğinden yargılanan üniversiteli 24 yaşındaki S.Ç.D. olduğu öne sürüldü. Tekirdağ Marmara Ereğlisi doğumlu S.Ç.D.'nin Balikesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Seyahat İşletmesi İkinci Öğretim Bölümü'ne 2012 yılında kayıt yaptırdığı ve okula geldikten bir süre sonra kayıplara karıştığı öğrenildi. S.Ç.D.'nin babası C.D.'nin 2013'te kızının kaybolduğuna dair polise başvurduğu öğrenildi. Ayrıca S.Ç.D.'nin, Balıkesir 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'de PKK terör örgütü üyeliği ve propogandası suçundan dört kadın arkadaşıyla yargılandığı belirtildi. S.Ç.D.'nin kimliğinin, hurdaya dönen bomba yüklü araçtan elde edilen ceset parçaları ve parmak izinden belirlenildiği, araştırmaların sürdüğü ileri sürüldü.

Pırlanta gibi gençler gitti

Kızılay'daki bombalı saldırıda yaşamını yitirenlerin otopsi işlemleri Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nda tamamlanırken terör kurbanlarının kimlikleri belirlendi. Menfur saldırırıda hayata veda edenlerin çoğu üniversite öğrencisi... İşte o isimler: "Bağdat Çermik, Muharrem Çermik, Ayşe Bilgilioğlu, Perihan Çermik, Mehmet Yurtsever, Turgay Bulut, Fehmi Çetinkaya, Murat Gül, Hamide Sibel Çetinkaya, Sümeyra Çakmak (Gazi Üni. Kimya Öğretmenliği öğrencisi), Berkay Baş, Erdem Soydan, Taner Kılıç, Feyza Acısu, Sevinç Gökay, Kerim Sağlam (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrencisi), Ferah Önder, Oğuzhan Dura, Destina Peri Parlak (16 yaşında, Lise öğrencisi), Cemal Özdiker, Kemal Kalıç, Yaşar Durakoğlu, Kemal Bulut, Elif Gizem Akkaya (THK Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi), Ozan Can Akkuş, Atakan Eray Özyel, Nurettin Can Çalkınsın (Gazi Üni. Hukuk), Zeynep Başak Gürsoy (Ufuk Üni. Hukuk), Elvin Buğra Arslan (20 yaşında, üniversite öğrencisi), Mehmet Alan, Yusuf Özdemir (Lise öğrencisi), Nevzat Alagöz (polis memuru)." Görüldüğü gibi Ankara'daki menfur saldırıda hayatını yitirenlerin çoğu öğrenci... Bombalı saldırı kurbanlarından en fazla dikkat çeken isim ise ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Fakültesi 1. sınıf öğrencisi Ozancan Akkuş... Bölümüne LYS'de derece yaparak giren Akkuş'un yakın arkadaşı Ali Deniz de 10 Ekim 2015'teki Ankara Garı saldırısında hayatını kaybetmişti. Akkuş, yakın arkadaşının ölümünün ardından 10 Ekim'de sosyal paylaşım hesabından “Ankara'da okuyabilmekti en büyük hayali, nereden bilecekti ki?" iletisini paylaşmıştı. Galatasaraylı Umut Bulut'un babası Kemal Bulut da, Ankara saldırısında hayatını kaybetti. Milli futbolcu acı haberi Florya'da antrenmana çıkarken aldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hakan Candan 12 ay önce

Güvenlik zafiyeti yok; güvenlik riski var.

banner100