12 Mayıs 2016 Perşembe 14:59
730 Okunma
Krize davet
HABER MERKEZİ
Tüm komşularıyla sorun yaşayan Türkiye içerde de terör ile belasıyla başa çıkmaya çalışıyor. Böyle bir ortamda sistem kavgası veren siyasiler ise sorunu daha da çetrefilli hale getirecek hamleler yapıyor. Irak ve Suriye kaynaklı sorunların yanı sıra Rusya ile yaşanan gerilim Türkiye'ye ağır faturalar çıkardı. Tarımdan turizme kadar birçok sektör Rusya ile krizden büyük zarar gördü. Bu ülke ile yaşanan kriz Türkiye'nin ulusal güvenliğini de tehdit eder noktaya geldi. Türkiye bu yüzden Suriye'nin IŞİD kontrolündeki bölgesinden Kilis'e atılan roketlere karşı savaş uçaklarını kullanamıyor. Kilis konusunda tablo ortada iken Ankara şimdi de krizi kuzeye taşıyacak hamleler peşinde. 

NATO’yu Karadeniz’e çağırdı

İstanbul'da düzenlenen 10. Balkan ülkeleri Genelkurmay Başkanları konferansında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan NATO'dan Karadeniz'e müdahale etmesini istedi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in Türkiye'yi ziyaretinde konuyu gündeme getirdiğini belirten Erdoğan şunları söyledi: "Karadeniz'i, kıyıdaşlar arasında işbirliğini esas alan güvenlik işbirliği temelinde tekrar bir istikrar havzası kılmalıyız. Kısa bir süre önce Stoltenberg ülkemizdeydi. Ziyareti sırasında kendisine söyledim; 'Bakın dedim, Karadeniz'de görünmüyorsunuz. Karadeniz'de görünmeyişiniz Karadeniz'i adeta Rusya'nın bir gölü haline dönüştürüyor. Burada kıyıdaş ülkeler olarak hepimiz üzerimize düşen görevi yapmak durumundayız. Olayın gerek hava gerek deniz gerek kara bütün alanlarda atılması gereken adımları NATO üyeleri olarak hep birlikte atmak zorundayız. Eğer atmazsak tarih bizi affetmez ve mevcut işbirliğimizi bölgesel anlayışına uygun olarak derinleştirmeliyiz. Bu konudaki somut önerilerimizi de önümüzdeki dönemde Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerle paylaşacağımızı da bu vesileyle ifade etmek isterim."

NATO Kilis konusunda sessiz

NATO'yu Karadeniz'e çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın aynı çağrıyı Suriye tarafından Kilis'e yapılan saldırılar konusunda yapmaması dikkat çekti. Oysa NATO anlaşmasının 4. ve 5. maddeleri üye ülkelerden birine yapılan saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayıyor ve saldırıya uğrayan ülkeyi korumayı zorunlu kılıyor. Durum bu iken Türkiye uğruna birçok fedakârlık yaptığı, tavizler verdiği NATO'dan böylesine bir destek alamıyor. NATO'dan Kilis'i felç eden saldırılar karşısında "Türkiye'nin yanındayız" açıklamalarından öteye giden bir hamle gelmiyor.

Rusya ile gerilim İsrail ile yakınlaşma

Tüm komşularıyla köprüleri atan üstelik Rusya ile yaşanan gerilimi daha da tırmandıracak hamleler yapan Türkiye, bir yandan da İsrail ile yakınlaşma içerisinde. İsrail'in Türkiye ve KKTC'nin de hak sahibi olduğu Doğu Akdeniz'den çıkardığı doğalgazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya aktarılmasına izin vermeye hazırlanan Ankara kısa bir süre önce İsrail’e tarihi bir jest daha yapmıştı. İsrail'in NATO'da temsilcilik açmasına izin veren Ankara, böylece İsrail'e NATO üyeliği yolunu da açmış oldu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu bu gelişme için "İsrail'in güvenliği açısından çok önemli" değerlendirmesinde bulunmuştu. 2010 yılındaki OECD jestinden sonra şimdi de NATO jesti ile mest olan İsrail'den ise yine çok dikkat çekici açıklamalar geldi. İsrail'in İstanbul Başkonsolosu olan Shai Cohen, ilişkiler düzeldiğinde iki ülkenin Suriye'de istihbarat ve operasyonel işbirliği yapabileceğini söyledi. İki yıldır İsrail'in İstanbul Başkonsolosu olan Shai Cohen, Türkiye'nin Gazze'ye yardım edebilmesi için her kolaylığı sağlayacaklarını, ancak Türkiye'nin bunu "Hamas'la 
el sıkışarak" yapamayacağını da söyledi. 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100