Bu haber kez okundu.

Rumlar oldu-bitti peşinde

Kıbrıs sorunu kapsamında geçmişte gerçekleştirilen müzakerelerde görüşmeci olarak görev almış olan Ergün Olgun ile Osman Ertuğ, yayınladıkları ortak açıklamada, Kıbrıs görüşmeler sürecinin son aşamasını oluşturduğu belirtilen ve 9-12 Ocak 2017 tarihlerinde Cenevre'de yapılması kararlaştırılan toplantılar öncesinde sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Taraflar arsında 1 Aralık'ta varılan ve BM tarafından da açıklanan mutabakatın, Cenevre'deki 5'li zirveye kimlerin katılacağını belirlediğine işaret edilen açıklamada, “Bunlar, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafları, üç Garantör olarak Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'dir” denildi.

Açıklamada, Söz konusu zirvenin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde yapılacağına ve “İyi Niyet Misyonu”nun ise müzakerelerin Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum toplumları arasında eşit zeminde yapılmasını öngördüğüne vurgu yapıldı. Açıklamada, “Esas itibariyle 2004'te yer alan Bürgenstock toplantılarındaki formatta yapılması konusunda mutabık kalınan Cenevre toplantısına başka aktörlerin katılması gereksiz olduğu gibi, böyle bir katılımın zirveden sonuç alınmasına da engel teşkil edeceği inancındayız” denildi.

Yakın çevrede ve uluslararası alanda cereyan eden olaylar, global aktörlerin ulusal çıkarlarının çatıştığı bu gibi konularda onların bu süreçlere dahil edilmesinin işleri daha da karmaşık hale getirdiği ifade edilen açıklamada, sonuç alınmasını zorlaştırdığını, hatta imkansız hale getirdiğini kaydedildi.

KKTC tarafı dikkatli olmalı!

Sürecin, “Kıbrıslı” bir süreç olarak tanımlandığına işaret edilen Olgun ile Ertuğ’un açıklamasında, “Bu sürece, Kıbrıs Rum tarafının işgali altındaki sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ gibi bir siyasi yapının katılması söz konusu olamayacağı gibi, böyle bir gelişme Genel Sekreter'in İyi Niyet Misyonu ile de çelişecektir” denildi.

Ergün Olgun ile Osman Ertuğ, açıklamalarını şu şekilde noktaladı: “Yetkililerimiz başta olmak üzere tüm ilgililerin Kıbrıs Rum tarafının bu ısrarlı talebini bu gerçekler ışığında değerlendireceğine ve buna gerekli tepkiyi vereceğine inanıyoruz. BM tarafından Kıbrıs Rum tarafına ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ sıfatıyla davet yapılması ve/veya Kıbrıs Rum tarafının bu konuda bir oldu bitti yaratmaya kalkışması durumunda Kıbrıs Türk tarafının Cenevre toplantılarına katılmama dahil en güçlü tepkiyi vermesi gerektiği görüşündeyiz.”

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ado 2 hafta önce

avucunu yalarlar herzaman masada kaybedecek halımiz yok biraz dik başlı olalım okdar şehit vereceyiz masada kaybedeceyiz ya bu siyonistler alışmış bizi kandırmaya artık kanmıyoruz

banner100