Bu haber kez okundu.

Sığınmacılar Türkiye’ye kaldı
HABER MERKEZİ
Suriye’de altıncı yılına giren iç savaş, dünyanın en büyük insani ve güvenlik krizlerinden birini oluşturuyor. Kriz nedeniyle, yüz binlercesinin öldüğü 23 milyonluk Suriye nüfusunun 15 milyonu insani yardıma muhtaç hale geldi; 7 milyon kişi ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı; yaklaşık 5 milyon Suriyeli mülteci komşu ülkelere sığındı; ülke içindeki ekonomik tahribat 200 milyar dolara ulaştı. 2011 yılı Mart ayından bu yana devam eden Suriye krizi ve kitlesel göç hareketi, başta Türkiye olmak üzere tüm bölge ülkelerinin iç siyasi, ekonomik ve sosyal dinamiklerini etkilemesinin yanında çok büyük de güvenlik tehdidi oluşturuyor. Dünya ise bu krizin çözümü konusunda neredeyse hiçbir şey yapmıyor. Hal böyle olunca da büyük yük sığınmacılara kapılarını açan Türkiye'nin sırtına kalıyor.

Türkiye 25 milyar dolar harcadı

29 Nisan 2011 tarihinde Suriye’den Türkiye’ye giriş yapan 252 kişiden oluşan ilk suriyeli sığınmacı kafilesinden bu yana, Türkiye'ye giriş yapan sığınmacı sayısı 3 milyonu aşmış durumda. Uyguladığı “açık kapı politikası” ile sınırdan giriş yapan her Suriyeliye “geçici koruma statüsü” veren Türkiye, Kasım 2016 itibariyle sığınmacılara yaklaşık 25 milyar dolar harcadı. Türkiye 4 Nisan'dan bu yana Türkiye üzerinden Avrupa'ya giden mültecileri geri kabul ediyor. Buna karşılık aynı sayıda Suriye sığınmacıyı kabul etmesi gereken AB ise sözlerini tutmuyor.

Türkiye’nin fesih hakkı yok!

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu döneminde AB ile imzalanan ilk mutabakatta Türkiye'nin anlaşmayı tek taraflı feshetme tarihi belirlemediği ortaya çıktı. Geçtiğimiz günlerde Brüksel'de temaslarda bulunan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'e 'AB'nin mutabakatlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği için Türkiye'nin anlaşmaları tek taraflı feshetme tarihi belirleyip belirmediği' soruldu. Çelik, 'Anlaşmaların bitmesi noktasında bir tarih söylemedik' şeklinde cevapladı. Bu sorular Türkiye'ye toplantılarda hangi noktalarda baskı yapıldığını gösteriyor. Aynı zamanda Ankara'dan aylardır 'AB sözünü tutmazsa anlaşmayı rafa kaldırırız' şeklindeki açıklamaların gereğinin neden yerine getirilmediğini de ortaya koyuyor. Acı gerçek şu ki; Türkiye attığın imzaya sadık kal baskısıyla karşı karşıya.
Türkiye ile AB arasında imzalanan ilk mutabakata göre Haziran 2016'da yürürlüğe girmesi gereken Türkiye'ye sağlanacak vize serbestisi konusunda AB tarafından hiçbir adım atılmamış durumda. AB ülkeleri tarafından Türkiye'ye sığınmacılar için verilecek olan 3 milyar euro'luk yardımın ise çok az bir kısmı verildi. Şimdi AB, hiçbir sözlerini tutmadıkları halde mülteci anlaşması şartlarına Türkiye'nin tek taraflı da olsa uymasını istiyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100