30 Mart 2017 Perşembe 16:31
Toprak zehre dönüşüyor!
EKONOMİ SERVİSİ
Gıda ürünlerindeki katkı maddelerinin getirdiği tehlikeler dolayısıyla son yıllarda artan sağlıklı yaşam arayışı, organik ürünlere olan talebi giderek artırıyor. Zeytinburnu Organik Halk Pazarı’nda görevli Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Teknikeri Mehmet Şirin Yalvaç, Türkiye’deki organik tarım gerçeği konusunda açıklamalarda bulundu. Traktörle organik tarım yapılamayacağının altını çizen 
Mehmet Şirin Yalvaç, “Traktörle organik tarım yapamazsınız. Çünkü tekerlekteki petrol kalıntıları, mazotun kurşun kalıntısı toprağa geçer bu da traktörün organik tarımda kullanılmasını engeller. Aynı zamanda tarlanın ana yollara yakınlığı da önemlidir. Ana yolların hemen dibindeki tarlalarda asla organik tarıma izin verilmez. Tüm bunların yanı sıra organik tarımda kullanılan suyun da tahlilleri yapılır. Kısacası organik tarımda A’dan Z’ye tüm şartlara bakılır. Başlangıç aşamasından en son aşamaya kadar tüm koşullara dikkat edilir. Çünkü konvansiyonel tarım gibi ürün çoğaltmaya yönelik değil de az olsun ama sağlıklı olsun felsefesi izlenir” dedi. 

Gaz odalarında kırmızıya dönüşen domatesler 

Mantarlara, böceklere ve yabancı otlara karşı meyvedeki verimi arttırmak için normal tarım yöntemlerinde zirai ilaçlar kullanıldığına dikkatleri çeken Mehmet Şirin Yalvaç şunları söyledi: "Zaten pazarlarda zirai ilaçsız ürün bulmak neredeyse mümkün değil. Ya böcekleri öldürsün ya da yabancı otu öldürsün diye meyveye, toprağa ilaç veriliyor ama ilacın kalıntıları kalıyor. Bu ilaçların kalıntısı meyveyi yıkamakla sirkeli suda bekletmekle çıkmaz. Örneğin, bu ilacı domatese verdiğinizde ilaç, hemen domatesin içindeki öz suya karışıyor. Domatesin bu ilacı içinden atması için minimum 1 hafta bekletilmesi lazım. Domates ilacı 1 hafta-15 gün süreyle çeşitli döngülerle içinden atar. Ama bu süreye dikkat edilmiyor. Domatesin fiyatı yükselince hemen depoda bekletilen “yeşil ham domatesler” geceleyin gaz odalarına alınıyor. Gaz odalarında kızartıldıktan sonra piyasa sürülüyor. Böylece yeşil domatesler bir gecede kıpkırmızı olup tezgaha geliyor. Üstelik yeterli süre bekletilmediği için de soframıza ilaçlı haliyle geliyor. Çünkü ilaç domatesin öz suyunda kalıyor ve ne kadar yıkarsanız yıkayın, ne kadar sirkeli suda bekletirseniz bekletin o ilaç domatesten çıkmaz."

Gezen tavuk ne kadar özgür?

Son günlerin yeni trendi “gezen tavuk” konusuna da açıklık getiren Yalvaç, “Organik yemlerle kafeslere sıkıştırılmış tavuk da gezen tavuk diye geçer. Çünkü prosedüre bakarsanız kafesinde organik yemle besleniyor ve kafes sınırları içerisinde gezebiliyor. Olaya bu gözle baktığınızda evet gezen tavuk diyebiliriz. Ama o tavuk kas sistemini geliştirecek arazide, doğada, güneşe çıkmadığı sürece gerçekten organik gezen tavuk dememiz zor” şeklinde konuştu. Mehmet Şirin Yalvaç, şunları söyledi: "Organik tavuktaki en önemli unsurlardan biri şudur. Tavuğun beslendiği mısır ve buğday da organik olmalı yani üretici firma da organik ürün üreten bir firma olmalı. Zaten organik tarım zincirleme bir döngüdür esnaf olarak son aşamasında da bizler varız. Dolayısıyla üreticisinden tedarikçisine kadar organik çatı altında bulunan herkes organik üretim yapmak zorunda. Şayet herhangi biri, örneğin tavuğun yemini üreten firma organik yem üretmezse onu yiyen tavuk da haliyle organik tavuk olmuyor bunun sonucunda da organik zincir kırılıyor.”

Toprağa zorla üretim yaptırılıyor

“Şu an Anadolu topraklarında giderek yaygınlaşan büyük bir hata var. Çok satıyor, kâr var diye mevcut bölgenin toprağına uygun olmayan ürünlerin ekilmesi. Bu tarz üretim genelde ilaç zoruyla oluyor ve haliyle toprak kirleniyor" diyen Mehmet Şirin Yalvaç, "Örneğin, şu an Sivas’ta buğday tarlalarını patates tarlasına çeviren çiftçilerimiz var. O bölgede patates tarlaları almış başını gidiyor ve bunu ilaç zoruyla yaptırıyorlar. Üstelik hepsi kiralama yöntemiyle yapılıyor. Tarlalar 5-10 yıllığına kiralanıyor. Buğday veren topraktan 5 yıl boyunca ilaç zoruyla patates elde ediliyor. 5 yıl sonra da “toprakla işi bittikten sonra” bu sefer de yan komşunun tarlası kiralanıyor. Üstelik patateslerin hepsi ilaçlı. Bu sebeple buğday yetiştirmeye müsait tarlayı ilaç dayatmasıyla patates tarlasına çevirmek doğru bir yöntem değil, toprağı kirletiyoruz. Herkes kendi bölgesinde ne yetişiyorsa onu ekip biçsin. Karadeniz’de çay, İç Anadolu’da buğdayımız yetişsin hangi toprak ne veriyorsa topraktan o mahsulü almak lazım. Tabi çiftçi burada kâr marjına bakıyor. Şehirde yaşayan toprak sahibi, tarla boş duracağına üç beş ne gelirse kârdır deyip firmalara 5-10 yıllığına kiralıyor. Firma da o topraklarda ilaç yöntemiyle istediği ürünü mahsul ediyor. İlaçtan tükenen toprak artık ürün vermeyince bu sefer yan tarlaya geçiliyor. Bu yöntemi bir an önce terk etmemiz gerekir yoksa çocuklarımıza toprak değil zehir parçası bırakacağız.”

Anahtar Kelimeler:
Toprak Zehre Dönüşüyor!
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100