Bu haber kez okundu.

Türk askeri Kıbrıs'tan çekiliyor mu?

YENİ MESAJ

Türkiye içeride ve dışarıda hayati meselelerle boğuşurken Kıbrıs konusunda da sessiz sedasız kritik gelişmeler yaşanıyor. Türk ve Rum tarafının 4 Haziran'da Newyork'ta BM Genel Sekreteri Guaterres başkanlığında yaptığı görüşmeden Cenevre'de yeniden konferans toplatılması kararı çıktı.

Yeni Cenevre konferansı 28 Haziran'da başlayacak. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın verdiği bilgiye göre Cenevre konferansı artık son durak.

Akıncı, New York temaslarının ardından Lefkoşa'da şu açıklamayı yapmıştı; “Artık eğer çözüm irade ve niyeti varsa karar alarak yürümek zamanıdır. Bu anlamda ben Cenevre'de toplanacak olan konferansın bir sonuç konferansı olacağına inanıyorum. Gönül ister ki bu konferans bir çözümle sonuçlansın. Orada tüm tarafların makul çizgide adımlar atmasıyla bir sonuca ulaşılabilecektir. Rum tarafının da bunu artık görmesi lazımdır. Cenevre bu anlamda da nihai bir son duraktır. Herkes hesabını kitabını yapıp Cenevre’ye öyle gelmeli ve bu buluşmayı olumlu bir şekilde sonuçlandırmak için gayret etmelidir”

Cenevre'de ne konuşulacak?

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'nın son durak olarak nitelendirdiği Cenevre görüşmelerinin sonuç alınıncaya kadar (1-2 hafta) sürebileceği ifade ediliyor. Garantör ülkeler Türkiye ve Yunanistan'ında katılacağı görüşmelere Rum–Yunan tarafı büyük önem veriyor.

Kıbrıs Konferansı’nda garantör ülkeler Güvenlik ve Garanti başlığını ele alırken, liderler de geriye kalan Toprak, Mülkiyet, Yönetim ve Güç Paylaşımı gibi sorunun diğer hayati başlıklarını paralel masalarda müzakere edecek.

Müzakereler hedefine ulaşırsa KKTC lağvedilerek Rumların ana unsur olduğu Kıbrıs devletinin bir parçası olacak.

‘Türkiye Kıbrıs'tan askerlerini çekecek’

Cenevre'de Rum–Yunan ikilisinin masaya koyacağı en önemli başlık ise adadaki Türk askeri varlığı olacak. Rumlar Türk askerinin çekilmesini ön şart olarak ortaya koydu. Cenevre'ye geri sayım sürerken Rum basının dikkat çekici bir iddia geldi.

Rum Politis gazetesi "Türkiye adadaki askerini yüzde 80 oranında azaltmayı kabul etti" diye yazdı. Rum Politis gazetesine göre, Türkiye Ocak’ta ilki toplanan zirvede, adaya müdahale hakkı tanıyan garantörlük sisteminin korunmasını istedi, adadaki asker sayısını ise, yüzde 80 azaltmayı taahhüt etti.

‘Türk askerinin çekilmesi ön koşul’

Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis de çözüm için Türk askerinin çekilmesi şart açıklamasında bulunmuştu. Anastasiadis şunları söylemişti: "Dokunulmayan tek başlık güvenlik ve garantiler ile askerlerin çekilmesi ki bu en önemli konulardan biri. Maalesef Cenevre'de bu hususta ilerleme sağlanamadı. Türkiye, konferanstan önceki olumlu söylemlerine rağmen aynı duruşunu yineledi, Türk vatandaşlarının Avrupa vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olması, Kıbrıs Türklerinin hükümet işlerine katılımı gibi hususlarda yeni ön koşullar getirdi. Hükümet kararlarında, kabine ya da diğer kurumlar olsun en az bir Kıbrıs Türkü'nün 'Evet' oyunun gerektiğini savundu. Biz ada nüfusunun yüzde 80'ini oluşturuyoruz, onlar yüzde 20'sini. Çoğunluk ya da azınlık durumundan bahsetmiyorum. Siyasi eşitliği zaten kabul ettik, hatta birçok organda sayısal eşitliği de kabul ettik. Mesela örneğin, Amerikan yönetiminin bir karar alması için California eyaletinin 'Evet' oyunun gerektiğini, yoksa kararın alınamayacağını düşünebilir misiniz?" dedi.

Kim ne istiyor?

Gözler 28 Haziran'da başlayacak Cenevre zirvesine çevrildi. Peki, kim ne istiyor. İşte tarafların beklentileri:

Türkiye: 1960'ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken oluşturulan garantörlük anlaşması aynen kalsın. Adada kalacak Türk askerinin gerekli olup olmadığı ya da tamamen çekilmesi konularında karar vermek için geçiş süreci olsun.

KKTC: Türkiye sadece yeni federal Kıbrıs'taki Türk kurucu devletinin garantörü olsun. Kıbrıs Türk devletinin meclis çağrısıyla çok ciddi güvenlik ihlalleri durumunda Türkiye adaya müdahale edebilsin. Belirli birkaç yıllık sürelerde, adadaki yabancı askerlerin varlığı ve çekilmeleri konusu gözden geçirilsin. Askerin çekilmesi için belirli bir mühlet olmasın.

Yunanistan: Garantörlere adaya tek yanlı müdahale hakkı veren garantörlük anlaşması lağvedilsin. Türkiye, Yunanistan ve yeni Kıbrıs dostluk anlaşması imzalasın ve adadaki askerlerin tümü çekilsin yerine çokuluslu polis gücü gelsin.

Rum yönetimi: 1960'tan bu yana uygulanan garantörlük sistemi lağvedilsin. Anlaşma BM Güvenlik Konseyi'nin özel bir kararıyla garanti altına alınsın. Türkiye, Yunanistan ve yeni Kıbrıs, adayı dış tehditlerden korumak için dostluk anlaşması imzalasın. Adaya belirli bir süre çokuluslu polis gücü gelsin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cemal 1 hafta önce

Egede baslayan Ada kaybimiz Kibris Türk Cumhuriyetiyle devam ederse Türkiye diye bir devlet kalmaz. Bunun adina Vatan hainligi denir. ipler kopar. Asil hedefte bu olsa gerek.

Avatar
uyu Millet uyu 1 hafta önce

Çanlar Türk Milleti için çalışıyor,ilk adım ergenekon kumpasıydı,bunu durduracak ulusal bilinçten yoksun siyasi ve askeri bürokrasi yetişti yarım yüzyıldır .Şimdi KKTC'de sıra, bu Millet şehitlere edilen ihanetlerin bedelini ödeyemeyecek.

Avatar
adem 1 hafta önce

arkasında durabilecekseniz iyi taktik, bir sonraki sefere kıbrısın tamamını almadan barışa yanaşmayın

Avatar
cem 1 hafta önce

bunlar yarın yine kandırıldık der durur.bunun adına vatana ihanet denir.akp kürt devleti kurulsun diye suriye,ırak parçaladı,üstüne bu

Avatar
Cemil 1 hafta önce

Tayyip gitmediği sürece bunlar olabilir gorev tskya dusuyor artik oda hükümet güdümünde

Avatar
Saim 1 hafta önce

Burnumuzun dibinde ki adaları Yunan işgali altında sesimiz çıkmıyor silahda yığıyorlar şimdi sıra KIBRIS amı geldi uyumayın beyler sonra bugünleri ararız

banner100