Bu haber kez okundu.

Türk Kadın Platformu’ndan anlamlı bildiri
 Türk Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir bildiri yayımladı. Bildiride şu görüşlere yer verildi: 
“8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarken Türk Kadın Platformu olarak aşağıda sıraladığımız görüşlerimizi Yüce Türk Milleti’ne bildiririz.
Sosyalizm, kapitalizm ve liberalizmin çöktüğü, küreselleşmenin sömürüden başka bir şey getirmediği günümüzde artık yeni çözümlere ihtiyaç olduğu aşikârdır. Emperyalist güçlerin dayatmalarıyla oluşan ekonomik politikalar bizleri ülke olarak da birey olarak da borç batağına sürüklemekten başka bir sonuç getirmemektedir. Türk kadınları olarak bizler mevcut sistem içerisinde mutlu değiliz. 
Ev hanımlarının da emeğinin karşılığını almasını, emeklilik haklarının olmasını istiyoruz. 
Sağlık sektörü çalışanlarının insanca çalışma saatlerine ve ortamına kavuşmasını istiyoruz. Hasta olduğumuzda maddi durumumuz gözetilmeden her bireyin devlet güvencesiyle en iyi sağlık hizmetini almasını istiyoruz.
Eğitimcilerin kendilerini geliştirebilecekleri, hak ettikleri yaşamı onlara sağlayacak maddi koşullara ulaşmalarını istiyoruz. Her yıl yeniden değişmeyen, milli ve çağdaş, ezbercilikten uzak, sınavlardan ibaret olmayan bir eğitim sistemi istiyoruz. 
Gençlerimiz için üniversiteye sınavsız giriş hakkı, mezun olduklarında iş garantisi, çalışırken insanca yaşayacak bir ücret istiyoruz. 
Çiftçimizin tarladaki emeğinin karşılığını almasını, yerli tohumla, devlet tarafından pazar garantisi verilen ürünler yetiştirmelerini istiyoruz. 
Tüm bu sektörlerde emek veren Türk kadınları olarak gelecek kaygımızın olmadığı, din ve vicdan hürriyetinin ve adaletin hakim olduğu kalkınmış bir ülkede yaşamak istiyoruz. Can güvenliğimizin devlet eliyle teminat altında olduğu, kadın cinayetlerinin son bulduğu, sokağa korkusuzca çıkabildiğimiz bir ülke istiyoruz. Bizler anneyiz. Evlatlarımızı teröre daha fazla kurban vermek istemiyoruz. Çözüm süreci diyerek gelinen çözümsüzlüğün toprak bütünlüğümüzü tehdit eder noktaya geldiğini korkuyla görüyoruz. Acilen bu gidişe bir dur denmesini istiyoruz. Bütün bu istekler bizim en doğal hakkımızdır. 
Şunu biliyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendisini kalkındıracak ekonomik, sosyal ve kültürel olarak gelişmiş ülkeler seviyesine çıkaracak kaynakları fazlasıyla mevcuttur. Bizler bu kaynakların, başta madenlerimiz ve özelleştirilen kurumlarımız olmak üzere derhal yabancıların elinden geri alınıp Türk Milleti’nin hizmetine sunulmasını istiyoruz. Devletimizin Atatürk döneminde olduğu gibi yeniden tüm imkanlarını devreye sokarak, kendi parasını basan, fabrikalarını, yollarını Avrupa Birliği ya da Dünya Bankası’ndan aldığı kredilerle değil, kendi parasıyla yapan ve halkının hizmetine sunan, adil bir gelir dağılımının olduğu, huzur ve güvenin hakim olduğu, dış politikada etkin, problem değil, çözüm üreten, toprak bütünlüğümüzü birinci öncelik olarak gören bir yönetim stratejisine ihtiyacı vardır. Halkını Türk, Kürt, Laz, Çerkez ya da Alevi, Sünni diye ayırmayan benden olanlar ve olmayanlar diye ötekileştirmeyen bakış açılarına gereksinim duyulmaktadır.
Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde bütün bu saydığımız şartlar ancak tam bağımsız ve milli bir sistemle sağlanabilir. Bugün bu özelliklere sahip tek sistem de Prof. Dr. Haydar Baş’ın ekonomide devrim yaratan Milli Ekonomi Modeli ve bu modele bağlı geliştirdiği Sosyal Devlet-Milli Devlet projeleridir. Bu modelin Rusya’da uygulandığını ve başarıya ulaştığını görüyoruz. Bizler Türk kadınları olarak dünya çapında böyle bir modelin Haydar Baş gibi bir Türk alimi tarafından ortaya konulmuş olmasından dolayı gurur duyduğumuzu, millet olarak hak ettiğimiz huzur ve refaha ulaşabilmemiz için Milli Ekonomi Modeli’nin ülkemizde de bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini, bundan başka çıkar bir yol olmadığını Türk kamuoyuna ve Meclis’te bulunan bulunmayan tüm siyasilerimize duyururuz.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil zafer 1 yıl önce

Elinize bilginize yüreğinize emeğinize sağlık. Analarımızın kadınlarımızın hergün günü kutlu olsun, saygılarımla

banner100