Bu haber kez okundu.

Türk kimliği hepimize aittir
YENİ MESAJ / DİYARBAKIR
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Diyarbakır İl Başkanlığı 3 Nisan Pazar günü Sur ve Bağlar ilçesini birbirine bağlayan Yenişehir ilçesinde görkemli bir kongreye imza attı. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş kongreye görüntülü bir mesaj gönderdi. Mesajında birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: 
Sevgili Diyarbakırlı kardeşlerim bugün kongrenizde bulunmak isterdim. Ama Cenabı Hak (cc) nasip eyledi, bir konuşmayla bu kongreye iştirak etme durumunda oldum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Evvela şunu çok iyi bilelim; Anadolu coğrafyasında çeşitli etnik gruplar vardır. Süryani var, Keldani, Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Acem, Boşnak, Türk, Kürt, Laz ve Çerkez hatırınıza ne geliyorsa. Bunun tamamı 36 etnik gruptur. Horasan'dan, yani Maveraünnehir bölgesinde yetişen Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu yaylasına geldi. Annesi Türkmen Türklerindendir ama babası Arap'tır, İmam Rıza'nın soyundandır. Bu anlayışla beraber Anadolu’ya geldiği zaman kendini Türk olarak tanıtmak ve Türk görünmekten memnuniyet duyuyordu. Onun için bütün bu etnik gruplarla yaptığı temasta İslam medeniyeti, İslam siyaseti, İslam kültürü ve İslam diniyle Müslüman ettiği insanlarla beraber oldu. Tabiri caizse onları bir teknede hamur gibi yoğurdu. Ondan sonra pişirdi, ortaya Türk kimliği çıktı. Yani her ne kadar adı Müslüman Türk kimliği ise de bunun içinde Laz halkı var, Çerkez halkı var, Kürt halkı var, Boşnak halkı var, Süryani halkı var. Yani Müslüman Türk kimliği çeşitli etnik gruplardan oluşan bir kimliktir. Onun için Müslüman Türk kimliği bir kültür kimliğidir, hepimize aittir. Başkasına ait değil.

Geçmişte Türk Kürt farkı yoktu

Zaten geçmişte yaşadığımız dönemlerde aramızda hiçbir fark yoktu. Türk Kürt aynı şeydi. Bakınız Elazığ'a gidin Kühenk'te Ömer Hüdai Baba denilen bir evliya var. Yine O'nun yanı başında Muhammed Baba var, bunlar Kürt’tür. Kürt olan bu evliyalar Anadolu yaylasında Müslümanlara hizmet etmiştir. Hiçbir zaman Türkler de "bunlar Kürt'tür, biz bunların feyzini, muhabetini kabul etmiyoruz" demediler. Onlara talebe oldular, onların yolunda yürüdüler. Mesela aynı silsileye devam ediyorsunuz, Urfa'da Halilürrahman'da Dede Efendi var. Dede Osman Avni Baba Arap kökenlidir. Ondan bir öncesine baktığınız zaman Abdurahman Halis Talabani, O da Iraklıdır, Irak Kürtlerindendir. O'nun hocası Berzenci Hazretleri, O da Kürtlerdendir. Mesela ben O'nun tercüme edilmiş eserlerini okuyorum, büyük bir âlimdir.

Müslüman Türk hepsini kuşatıyor

Şunu demek için işi bu kadar geniş tuttum; yani hiçbir zaman Kürt-Türk ayrımı yoktur. Müslüman Türk hepsini kuşatıyor. Ama halklarımız var. Ne halkı? Kürt halkı var, Türk halkı var, Laz halkı var, Boşnak halkı var. Böyle 36 tane halk var, bunlar gerçektir ve de haktır. Kardeşlerim böyle olmasına rağmen Güneydoğulu kardeşlerimize maalesef hizmet de gelmedi. Sadece Güneydoğu'ya değil, inanabiliyor musunuz doğu Karadeniz'de hala suyun elektriğin gitmediği köyler var. Yani bazı bölgeleri bilerek ya da bilmeyerek hizmetin dışında bıraktılar. Ama bu devletin hatası değil. Dış siyasetin güdümünde olan siyasiler Anadolu yaylasında bize ait olmayan politikaları hayata geçirerek maalesef yanlışları ve noksanları olmuştur. Çünkü bizim Güneydoğu üzerinde, Karadeniz üzerinde farklı milletlerin hesabı var. Siyasiler bilmeden onların angajman kurallarına uyarak dediklerine tabi oldular ve Güneydoğu’da maalesef hizmet veremediler. Yani bir bakıyorsunuz sağlık hizmeti yok, eğitim hizmeti yok.

Bizi dinlemediniz

Hakikaten hiçbir hizmet yok. Biz işte tam bu dönemde çıktık. Hatırlarsanız Bağımsız Türkiye Partisi olarak şunu seslendirdik; Kardeşlerim bugüne kadar size ait olan değerleri kimse kullanıp size hizmet olarak vermedi. Düşünebiliyor musunuz Diyarbakır'ın herhangi bir beldesinde mezun olan bir öğrenci Galatasaray Lisesi'nde mezun olan çocukla aynı üniversite sınavına giriyor, bu çocuğun yarışması mümkün olabilir mi? Trabzon lisesinden mezun olan çocukla herhangi bir beldede mezun olan bir çocuğun yarışması mümkün mü? Mümkün değil. Demek ki biz burada İstediğimiz hizmeti devletten alamadık. Sağlıkta da alamadık sosyal hizmetlerde de alamadık. Bütün bunlara rağmen biz ne dedik? Bütün bu hizmetleri size doya doya yaşatacağız dedik. Üniversiteleri sınavsız hale getireceğiz, üniversitelerin kapısı ardına kadar sana açık olacak. Senin çocuğun tıp fakültesinde okuyacak, hukukta okuyacak, mühendislikte okuyacak. Ama bunu da dinlemediniz.

Gelin el ele verelim

Benim dediklerim bir kulağınızdan girdi bir kulağınızdan çıktı. Ama yanlış yaptınız. Ben kadromla size hizmet etmek istiyorum, siz bana müsaade etmiyorsunuz. Daha ne dedik? Burada geçim şartları çok zor, her anneye 1500 TL maaş vereceğim. Her vatandaşıma Güneydoğu’da 1000 TL maaş vereceğim, her çocuğa 250 TL maaş vereceğim, her doğan çocuğa 10.000 TL doğum ikramiyesi vereceğim. Saydık bunları sırasıyla, ama maalesef siz beni de dinlemediniz. Gene gittiniz, benim partim CHP ona oyumu vereceğim, benim partim MHP ona oyumu vereceğim, Ak Partisi ona oyumu vereceğim dediniz. Allah aşkına size bunlar ne vaad etti, ne verdi? Bugüne kadar ne verdi? Zaten böyle bir hesapları yok. Seçim zamanlarında bu partiler Haydar Hoca'nın dediklerini alıp bu da bizim görüşümüzdür demek için birbiriyle yarışıyor. Hiçbirinin böyle bir derdi, böyle bir projesi yoktur. Onun için gelin el ele verelim bu sıkıntılara bir son verelim.

Diyarbakır’ın dağlarında petrol çıkıyor

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, diğer siyasi partilerin Güneydoğu’ya huzur getiremeyeceğine işaret ederek, şunları söyledi: “Bunlar bunu yapamaz. Bakınız Selahattin Demirtaş buralıdır, dolayısıyla ‘biz ona oyumuzu verirsek bize hizmet getirir’ dediniz. Tamam, peki bu kadar belediye verdiniz hani hizmet Allah aşkına? Bakın Diyarbakır'ın dağlarında petrol çıkıyor, madenler var, bundan haberiniz var mı? Selahattin Demirtaş'a bunlar müsaade etmezler. Yani 'diğer partiler buraya giremiyor ben giriyorum' demek suretiyle sizden oy almak içindir onların çabası. Yoksa hizmet etmek değil. Bunu böyle bilesiniz. Tam bağımsızlık istiyor musunuz? Hiç kimse sizin işinize karışmayacak, cebiniz para görecek, hiç kimseye muhtaç olmayacaksınız, her birinizin işi olacak ve asgari ücretiniz de tam 5.000 TL olacak bunu istiyor musunuz? Bunu verecek tek bir irade var Bağımsız Türkiye Partisi iradesidir, Haydar Hoca'dır. Bunu Haydar Hoca dünyada veriyor. Bakın Rusya benim dediğimi uygulamaya koydu. Hepiniz biliyorsunuz Rusya'nın eski halini, şimdi Amerika'yı solladı. Çin benim dediklerime döndü, Hindistan benim dediklerime döndü, Brezilya öyle, Güney Afrika öyle... Dünyada 120 ülke bu fakirin dediklerini uyguluyor. Benim anlamadığım şey kamuoyu hep Haydar Hoca'yı gizliyor, e siz niye gizliyorsunuz? Ben sizin için konuşuyorum. Gelin el ele verelim bu sıkıntıyı bitirelim."

Topla tüfekle olacak iş değil

BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, daha önce “Ben Ahmet Türk'le Güneydoğu meselesini halledeceğim” ifadesini kullandığına işaret ederek, şunları söyledi: “Bu iş topla tüfekle olacak iş değil. Oturup konuşacağız, kim ne istiyor hakkını vereceğiz. Barış masasında her şey bitecek, huzur içinde milletimiz yaşayacak. Eğitim almak isteyen eğitimine devam edecek, sağlık hizmetine ihtiyacı olanlar o konuda hizmetini alacak, iş sahibi olan kardeşlerim müşterisine kavuşacak. İşçimiz en az 5.000 TL asgari ücret maaş alacak, her ev hanımı 1.500 TL maaş alacak. Her kardeşim 1.000 TL maaş alacak, 18 yaş altı kardeşlerim 250 TL maaş alacak. Yani geçim derdi diye bir problem olmayacak var mısınız bunu hayata geçirmeye bir bilek bir yürek olmaya? Kongrenizi tebrik ediyor, hepinizi Allaha emanet ediyorum.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.