Bu haber kez okundu.

Türkiye-Batı ilişkileri DİBE VURDU
İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü ve Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Keyman, Batı’nın 15 Temmuz darbe girişimine hızlı, net ve Türkiye’nin yanında yer alan  tepki vermemesinin Türkiye’de sadece karar vericiler düzeyinde değil, toplumun her kesiminde kızgınlığa ve hayal kırıklığına yol açtığını dile getirdi. Keyman, "2016’ın sonlarına geldiğimiz bugünlerde, Türkiye’de Batı’ya karşı güvensizlik, hayal kırıklığı ve kızgınlık daha da derinleşiyor ve yüksek sesle dile getiriliyor" ifadesini kullandı. 

Geçmişte de donmuştu

Türkiye-AB ilişkilerinde 1997-1999 döneminde de 'donma' yaşandığına işaret eden Keyman, şu görüşleri seslendirdi: "İlişkiler 1997’de dondurulmuştu. 1999 Aralık ayında, Türkiye’ye 'aday ülke' statüsü verilene kadar ilişkileri dondurma süreci devam etmişti. Şu noktanın altını çizelim: Eğer 2017 başında Türkiye, AB ile tamam mı devam mı noktasına gelirse, bu, 1997-1999 arasında ilişkilerin dondurulmasından çok daha radikal nitelikte olacaktır. Türkiye, 60 yıllık Avrupa entegrasyonu sürecini bitirmiş olacak ve büyük olasılıkla, Batı’dan kopuş sürecine girmiş olacaktır. Türkiye’nin, küresel dünyadaki 'bölgesel güç ve kilit ülke' konumu, Türkiye’nin AB ile devam mı tamam mı kararının, sadece Türkiye ve AB’yi ilgilendiren bir karar değil; fakat bölgesel ve küresel ölçeklerde de çok önemli sonuçları, yansımaları ve etkileri olacak bir karar olacağını ortaya çıkartmaktadır. Bu bağlamda, sadece tarafları değil, bölgesel-küresel güç ilişkilerini de etkileyecek bir krizin eşiğinde olduğumuzu söylememiz gerekiyor. Ankara, son dönemde giderek artarak ve güçlü sesle dillendirdiği Batı eleştirisinde ve bu ilişkinin geleceği hakkında karar verme zamanının geldiği noktasında haklı sebeplere sahiptir. 

Batılı aydınlar ne düşünüyor?

Son dönemde hem Brüksel, Berlin, Londra, Washington gibi Batı’nın kilit merkezlerine ziyaretler yaptığına, hem de Türkiye içinde üst düzey karar vericilerle sohbetler gerçekleştirdiğine işaret eden Keyman, bu bağlamda edindiği izlenimleri şu şekilde ortaya koydu: "Türkiye-AB ilişkilerinde ve genelde Türkiye-Batı ilişkilerinde kriz nedeni olabilecek asıl gelişme, Türkiye ile Batı arasında Türkiye’ye yönelik saldırıların ve güvenlik risklerinin algılanmasıyla ilgili.  Algı düzeyinde, ortak nokta değil, zıt ve gerilim üreten bir farklılaşma var. Türkiye; özellikle FETÖ’nün darbe girişimini, PYD'nin Suriye'deki emellerini, PKK saldırılarını ve de DEAŞ terörünü, 'Türkiye devletinin ve ülke bütünlüğünün varlığına ve geleceğine tehdit' olarak görüyor. Türkiye’nin sorunlara ve gelişmelere bakışında, varlıksal olan siyasal olandan önce geliyor. Buna karşılık AB, Avrupa ülkeleri ve ABD, Türkiye’nin varlığına ve geleceğine tehdit olarak gördüğü bu güvenlik riskleri noktasında, Türkiye’ye gerekli anlayışı, iş birliğini ve desteği vermiyor. Türkiye’nin varlığına tehdit olan bu örgütlerle Batı ilişkiye giriyor, bu örgütlere karşı Türkiye’nin yanında net olarak yer almıyor, bu örgütlerle mücadelesinde Türkiye’ye gerekli desteği vermiyor." HABER MERKEZİ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.