Bu haber kez okundu.

Türkiye'ye 4 kritik mesaj

Yılbaşı gecesi Ortaköy'deki gece kulübü Reina'ya yapılan terör saldırısına ilişkin soruşturma devam ediyor. Güvenlik mensupları 39 kişiyi öldüren, 65 kişiyi de yaralayan teröristi her yerde arıyor. Katliamı ise terör örgütü IŞİD üstlendi.

Teröristin saldırıyı nasıl gerçekleştirdiği ve olay yerinden nasıl uzaklaştığı de tespit edilmeye çalışılıyor. Eylem devletin zirvesinin de gündeminde. Cumhurbaşkanı Erdoğan 2017 yılının ilk Bakanlar Kurulu Toplantısı'na başkanlık etti. Beştepe'de yapılan toplantıda ağırlıklı olarak Ortaköy saldırısı, Türkiye'ye yönelik terör tehditleri ve Suriye konusu ele alındı.

Saldırı nasıl gerçekleşti?

Reina'da yaşanan terör saldırısının detayları da ortaya çıkıyor. Reina’ya taksiyle gelen terörist, bagajdan aldığı Kalaşnikof tüfekle çevreye rastgele ateş açarak kapıya yaklaştı. İlk olarak kapıda 21 yaşındaki polis memuru Burak Yıldız’ı vuran profesyonel teröristin ikinci kurbanı, polis memuruyla sohbet eden bir turizm şirketinin şoförü Ayhan Arık oldu.

Bu cinayetlerin ardından içeri giren terörist önce Reina’nın üst katına çıktı. Burada alt katta eğlenenlerin üzerine ateş açtıktan sonra zemin kata inerek yakın mesafeden ateş açmayı sürdürdü. Polisin verdiği bilgiye göre içinde 30’ar mermi bulunan 4 şarjör değiştirdi.

Reina’da yeni yılın gelişini kutlarken kendilerini terör saldırısının kucağında bulanların bir kısmı, canlarını kurtarmak için Boğaz’a atladı. Terörist, büyük bir soğukkanlılıkla yerde yatan bazı yaralıların başlarına ateş etti, daha sonra üzerindeki montu çıkarıp, altındaki farklı bir kıyafetle Reina’dan ayrılıp izini kaybettirdi.

Türkiye'ye 4 mesaj verildi

Bu arada saldırıya ilişkin farklı analizler de yapılıyor. Meltem TV'de yapılan özel yayına telefonla bağlanan Stratejist Dr. Erol Mütercimler dikkat çekici açıklamalar yaptı. Reina saldırısıyla Türkiye'ye 4 mesaj verildiğini ifade eden Mütercimler, şunları söyledi: "Birinci mesajları artık çok net; 'Türkiye güvensiz bir ülke, burada can güvenliği diye bir şey yok. O nedenle bu ülkeye gitmeyin' diyorlar. Burada Türkiye ekonomisinin en önemli girdisi olan turizmin çökertilmesi bir hedef olarak görünüyor. İkinci mesaj şu: Türk halkına deniyor ki, yılbaşı gecesi için televizyonlarda dendi ki 'İstanbul'da on binin üzerinde polis görev yapacak yani İstanbul sokakları son derece güvenli. Simitçi kılığında, piyangocu, Noel baba kılığında polisler halkın arasında olacak' denildi. Bu noktada 'bakın binlerce polisin teyakkuz halinde olduğu gecede bile biz istediğimiz zaman gelip eylem yapabiliyoruz'. Bu ikinci mesaj... Üçüncü mesaj ise şu: Her terör eyleminde olduğu gibi halkın direnç gücünün kırılması ve bununla birlikte siyasal iktidara karşı yoğun tepkilerin oluşturulması… Dördüncü mesaj da şu: 'Biz Türkiye'nin bütün sosyolojik olarak fay hatlarını biliyoruz, bu fay hatlarının hassasiyetlerini de bilmekteyiz. Bu nedenle biz bunun üstüne istediğimiz zaman kurgu yapabiliyoruz. Bir tarafta polise, bir tarafta askere, bir tarafta sivillere saldırıyoruz."

'İstihbarat örgütlerinin parmağı var'

"Bu eylemler yapılmadan önce çok ciddi bir şekilde alan araştırması yapılmış. Alan araştırmasının sonucunda bu eylemler yapılıyor" diyen Erol Mütercimler, "Bu bir kişinin, 3-5 kişinin yapabileceği işler değil. Bu saldırıda son derece tecrübeli bir kurmay kafası var. Bunun üzerine çok yoğunlaşmak gerekiyor." "Olayın organizasyonunda da tuhaf bir iş var" diyen Mütercimler, şöyle devam etti: "Tuhaf iş şu; IŞİD militanları bu tür bir eylem yaptığı zaman eylem yerinden kaçmıyordu. Neden? Ne kadar çok insan öldürürse cennetinin (!) o kadar garanti olacağını ifade ediyordu bunlar. Bir de kendilerini patlatıyorlar. Uzun lafın kısası eyleme geldiklerinde kaçmak yerine öldürülünceye kadar eylemlerine devam ediyorlardı. Fakat burada tuhaf bir şey var. İçişleri Bakanı da anlattı; eylemi yaptıktan sonra kıyafeti de değiştirdi ondan sonra sırra kadem bastı. Yani buraya gelen kişi ben buradan çıkıp gideceğim kararlılığıyla gelmiş. Bu kadar özgüven nasıl sağlanır? İşte o zaman düşünüyorum ki; burada bir takım istihbarat örgütlerinin olması gerekiyor. Ben şöyle görüyorum; çok büyük, bundan sonra daha büyük sıkıntılar bizi bekliyor."

'İstihbarat zafiyeti var'

Dr. Erol Mütercimler istihbarat zafiyeti konusuna da değindiği açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bireysel terörü engellemek gerçekten zordur çünkü bir kişi karar veriyor. Bunun istihbaratını alamazsınız. Ona hiçbir sözüm yok ama bu bir örgütsel mesele ise bunun istihbaratını almamak olamaz. Bu alınamıyorsa bu facia… Türkiye'nin içinde kaç tane IŞİD hücresi olduğu, kimlerin sempatizan olduğu bütün bunların hepsi biliniyor."

Haber Merkezi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100