Bu haber kez okundu.

Vizesiz Avrupa dikenli yol
YENİ MESAJ/ İSTANBUL
Vizesiz Avrupa vaadinde kritik gün geldi çattı. Bu uğurda Geri Kabul Anlaşmasını imzalayarak Türkiye’nin mülteci deposu haline gelmesine onay veren Ankara, AB’nin 72 şartından 69’unu yerine getirdi. Son güne sadece 3 şart kaldı. Meclis Anayasa Komisyonu’nda çıkan kavgalar nedeniyle TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri aksayan düzenlemeler; “Geri Kabul Anlaşması, Siyasi Etik Yasası ve Kolluk Gözetim Yasası” olarak öne çıkıyor. AB’nin vizesiz seyahat için istediği şartları büyük ölçüde yerine getiren Ankara, şimdi Brüksel’den çıkacak kararı bekliyor zira tüm şartların yerine getirilmesi vizesiz seyahat sözünün tutulacağı anlamına gelmiyor.

AB Komisyonu engel çıkarmayacak

AB’nin icra organı olan Avrupa Komisyonu, bugün bir değerlendirme raporu açıklayacak. İngiliz Daily Telegraph gazetesinde Salı günü yer alan “Türkiye için vize muafiyeti anlaşmasının eli kulağında” başlıklı habere göre, Türkiye bazı önemli kriterleri henüz yerine getirmese de Avrupa Komisyonu’nun Türkiye vatandaşlarına yönelik vize sınırlamasının Haziran sonuna dek kaldırılmasına yönelik anlaşmaya yeşil ışık yakması bekleniyor. İngiliz Times gazetesi de 78 milyon Türk’ün Kıta Avrupa’sına vizesiz seyahat etme yolunda dev bir adım atacağını yazdı. Vize muafiyeti kıta Avrupa’sında yer almayan AB üyeleri İngiltere ve İrlanda’yı kapsamıyor. BBC’ye bilgi veren kaynaklar da, Avrupa Komisyonu’nun bugün yapacağı açıklamayla Türk vatandaşlarına Schengen ülkelerine vizesiz seyahat hakkının tanınmasını tavsiye edeceğini ifade etti.

Almanya ve Fransa, ‘el freni’ peşinde

Almanya ve Fransa’nın Ankara’nın vize muafiyeti için talep edilen şartları yerine getirmesi halinde Türk vatandaşlarına tanınacak olan vize serbestisine yeni şartlar getirmek istediği ifade ediliyor. Brüksel merkezli Politico internet sitesi, Almanya ve Fransa’nın öncülüğüyle hazırlanan 27 Nisan tarihli bir taslak metne ulaştığını, metinde Türkiye’ye tanınacak vize serbestisini anında geri alabilecek bir ‘el freni’ sistemi önerildiğini aktardı. Mevcut düzenlemelerle Schengen Bölgesi için uygulanan vize muafiyetini, bir kez verildikten sonra geri çekmenin yaklaşık 9 ayı bulan bir süreç gerektirdiği, Türkiye için bu süreyi kısaltacak bir mekanizma oluşturulabileceği belirtiliyor.
Politico, vize muafiyetinde el freninin çekilmesini gerektirebilecek şartların ise üç başlık altında toplandığını aktardı: 
* Turist olarak gelip AB ülkelerinde yasa dışı biçimde yaşayanların sayısında ciddi artış yaşanması.
* Vize muafiyeti tanınan ülkeden gelen iltica başvurularında önemli artış yaşanması.
* Vize muafiyeti tanınan ülkenin geri kabul taleplerini reddetmeye başlaması.

Daha gidilecek çok yol var

AB Komisyonu’nun kararının ardından anlaşmanın Avrupa Parlamentosu (AP) alt komisyonunda kabul edilmesi, daha sonra da AP’den geçmesi gerekiyor. AP’de Türkie karşıtı çok sayıda parlamenter bulunuyor. Bunu takiben AB Konseyi, yüzde 65 çoğunlukla vizenin kaldırılması yönünde karar vermesi gerekiyor. Almanya, İtalya, Fransa, Polonya gibi kalabalık nüfuslu ülkelerin kararları bu bağlamda son derece önemli… Kıbrıs Rum kesimi, tek başına anlaşmayı engelleyebilecek konumda bulunmuyor. Uzmanlara göre, 12 Haziran’da AB Konseyi’nden geçmesi gereken bu karar, herhangi bir aksilikle o güne kadar gerçekleşmez ise; Temmuz ve Ağustos ayında tatile gelecek olan AB bakanları, bu konuyu tekrar ele alamazlar ve beklenti Eylül ayına uzar. Bu açıdan vizenin kaldırılması en erken Eylül ayında gerçekleşir.

Davutoğlu’nun başbakanlığı risk altında

Financial Times gazetesi, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun görevinin Avrupa Birliği (AB) ile varılan vize anlaşması nedeniyle tehlikede olduğunu yazdı. Financial Times’a göre, Davutoğlu ile gücünü daha da pekiştirmek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında anlaşmazlık olduğu yönündeki haberler artarken, Başbakanın AB ile anlaşma girişimi de bunda etkili oldu. Financial Times, Başbakan Davutoğlu’nun Mart ayında AB’ye, Yunanistan’a geçen tüm göçmenleri almayı teklif etmesinin Almanya Başbakanı Angela Merkel’i şaşırttığını, bunun Avrupa’nın göç krizinde gidişatı değiştirdiğini kaydetti. Gazete, bu konuda şu iddiayı gündeme taşıdı: “Bu, sürpriz bir siyasi manevraydı. Çünkü Sayın Davutoğlu bu konuda, Türkiye’deki en güçlü kişiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a danışmamıştı.” Haber ajansı Reuters da, AKP Merkez Karar Yürütme Kurulu’nun (MKYK) partinin il ve ilçe başkanlarını atama yetkisini Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan alarak MKYK’ya vermesinin, Davutoğlu’nun parti tabanında gücünü kaybettiği şeklinde algılandığını yazdı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100