28 Nisan 2017 Cuma 16:40
Ya çözüm, ya kördüğüm!

Türkiye dış politikada ABD ile Rusya arasında sıkıştı. Sıkışıklığın birincil nedeni Suriye krizi.  Türkiye, Suriye krizinde hem ABD ile hem de Rusya ile ters düşmüş durumda. Her iki ülke de Ankara'nın tüm uyarılarına rağmen terör örgütü PKK uzantısı PYD-YPG'ye açık destek veriyor.

Yaşanan uyuşmazlık Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın akıbeti konusunda da kendini gösterirken gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya ziyaretine çevrildi. 3 Mayıs'ta Soçi'ye gidecek olan Erdoğan, burada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek.

Soçi'deki Putin–Erdoğan görüşmesi, hem Suriye krizinin seyri açısından hem de Türkiye'nin Suriye politikası açısından belirleyici olacak. Bu görüşmenin aynı zamanda Türkiye'nin dış politikada ABD-Rusya denklemindeki yerini de daha netleştirebileceği ifade ediliyor.

Ekonomi en kritik başlık

Erdoğan–Putin görüşmesinde Suriye'nin yanı sıra iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler de ele alınacak. Türk piyasası Suriye'den ziyade bu konuya odaklanmış durumda. Turizm sektöründen tarım sektörüne kadar birçok sektör Rusya ile ilişkilerin düzelmesini ve karşılıklı ticaretin başlamasını istiyor. 3 Mayıs zirvesi ekonomi açısından kritik önem taşıyor.

‘Rusya rahatsız’

Erdoğan'ın Rusya ziyareti öncesinde Moskova'dan ardı ardına olumsuz mesajlar geliyor. Bu mesajların nedeni TSK'nın Suriye ve Irak'ta terör örgütü PKK uzantısı PYD-YPG hedeflerini vurması. Bu konuda son açıklamayı Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova yaptı. Zaharova, "Ankara'nın eylemleriyle ilgili haberleri derin bir endişeyle karşıladık. Hatırlatmak isterim ki Kürt güçler, Suriye'nin kuzeydoğusunda teröristlere karşı, IŞİD'e karşı verilen savaşta en etkili olan askeri güç" dedi.

Rus sözcü, "İnanıyoruz ki, ABD, uluslararası hukuku ihlal ederek Şayrat Üssü’nü vurmasaydı, Türkiye de bu saldırıları gerçekleştirmezdi. Suriye topraklarına yönelik bu keyfi eylemlere bir son verilmeli" diye konuştu.

PYD- YPG, PKK'nın düşük çocuğudur

Suriye'nin Karaçor, Irak'ın Sincar bölgesinde terör hedeflerini vurması nedeniyle sözde müttefikleri ABD ve Rusya tarafından tepki ile karşılanan Türkiye ise terörle mücadelemiz devam edecek mesajları veriyor.

İstanbul'da düzenlenen Atlantik Konseyi Zirvesi'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanması kadar doğal bir şey yoktur. Tehditler sürdüğü müddetçe gereken her türlü tedbiri alacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sırf DEAŞ ile mücadele ediyor diye PKK, YPG gibi terör yapılarının etnik temizlik faaliyetlerine, bölgede işlediği cinayetlere tepkisiz kalmak, yeni insanlık suçlarına davetiye çıkarmaktır. PYD'yi biz tanırız, YPG'yi biz tanırız. Bizdeki PKK terör örgütünün bunlar düşük çocuklarıdır. Onların yetiştirmesidir. Bunları gayet iyi biliriz ve bu bölgede kim kimdir bunu bilen birisi biziz. Bu, bize sorulmalı. Dostlarımız bunu bizden öğrenmeli. Yoksa yanlış bilgiler üzerine geleceğe yönelik yanlış adımlar atılıyor ve bölge bir çöküşün içerisinde. Medeniyetler çöküyor, insanlar ölüme mahkûm ediliyor" dedi.

‘Kuzey Suriye'de bir devlet kurulamaz’

"Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanması kadar doğal bir şey yoktur" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Biz bir hukuk devletiyiz, haklarımız neyse bunu kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz. Tehditler sürdüğü müddetçe gereken her türlü tedbiri alacağız. Güney sınırımız boyunca bir terör koridorunun oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Hele hele Kuzey Suriye'de bir devlet kurma teşebbüsü içerisine giren malum bazı cahiller var, 'Cahil cesur olur' diyorlar ya o da o havalarda, kendine göre bakanlar kurulu oluşturuyor vesaire... Biz bunları karşılıksız bırakmayız ve Kuzey Suriye'de böyle bir devlet kuruluşuna da asla müsaade etmeyiz. Çünkü Suriye'nin bölünmesine karşıyız, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız. Terörle mücadeleyi sınırlarımız içinde ve dışında sürdürmekte kararlıyız. Bu konuda tüm dost ve müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz."

"Bölgede kim kimdir bunu bilen biziz"

Türkiye'nin 6 yıldır kendi imkânlarıyla 3 milyon sığınmacıyı barındırdığını ve STK'larla beraber yapılan harcamaların 25 milyar doları bulduğunu söyleyen Erdoğan, "Peki bize gelen nedir? Avrupa Birliği'nden bugüne kadar söz verdikleri halde 2016'nın Temmuzunda 3 milyar avro vereceklerdi, peki şu ana kadar ne geldi? 725 milyon avro geldi, hatta ikinci bir 3 milyar avro daha gelecekti, hiçbir ses yok. Peki, BM Mülteciler Komiserliğinden bir şey gelmedi mi? Oradan da 550 milyon dolar geldi. Bize gelen bu ama yaptığımız harcama 25 milyar dolar" dedi.

Barzani'yle görüştü

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani'yle İstanbul Yıldız Mabeyn Köşkü'nde görüştü. Görüşmenin en önemli gündem maddesini; Irak'ta Sincar bölgesine hava operasyonunun ardından kara harekatı düzenlenmesine ilişkin planlar oluşturdu.

Türk Silahlı Kuvvetleri, terör örgütü PKK'nın "İkinci Kandil" haline getirmeye çalıştığı Irak içindeki Sincar bölgesine ilk kez pazertesi gününü salıya bağlayan gece yarısı saat 02.00'de hava harekatı düzenlemişti.

Sincar bölgesinin yanı sıra Suriye kuzeydoğusunda Karaçok Dağı bölgesine de eş zamanlı olarak düzenlenen harekat, Fırat Kalkanı'nın ardından Türkiye'nin bölgedeki ikinci önemli hamlesinin ilk adımı olarak yorumlandı. Genelkurmay, harekatın devam ettirileceğini açıkladı.

SELİM AYANOĞLU/İSTANBUL

Son Güncelleme: 28.04.2017 16:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner137