16 Temmuz 2017 Pazar 17:57
128 Okunma
Yalan dolana sığınıyorlar
Üzerinden bir yıl geçen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili yargılamalar sürerken, darbe girişiminde en önde yer alan sivil ve asker kökenli sanıkların birbiriyle çelişen savunmaları adeta komedyenleri kıskandırıyor. 
Bugüne kadar açılan onlarca davada hâkim karşısına çıkan sanıklardan neredeyse hiçbiri 'darbe girişiminde yer aldığını' itiraf etmedi! Ankara'da çatı davasında hesap veren  sanıklardan bazıları Akıncı Üssü'ne yakın noktada tarla ya da arsa bakmaya gittiğini söylerken, Genelkurmay Karargahı'ndaki darbecilerin çoğu ise 'darbeyi önlemeye' çalıştığını öne sürdü. "Akıncı Üssü'ne gezmeye giden, güvenlik kameralarını korumak için söken, terörle mücadele için F16 ile TBMM'yi bombalayan" darbecilerin yalanlarını ise görüntüler ve deliller bir bir çürütüyor. 
Darbecilerin bu çelişkili, güldüren savunmalarından yapılan derlemeler ise Türkiye'nin nasıl bir mücadele verdiğini tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. 

Akıncı Üssü’ne torun sevmeye gitmiş

Darbe girişimine ilişkin Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de yargılandığı çatı davasında "bir numara" olarak tanımlanan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, o gün Akıncı Hava Üssü'ne torun sevmeye gittiğini söylemişti. 
Eski Genelkurmay 1. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Daire Başkanı Tuğamiral Sinan Sürer, darbeye katıldığını inkâr etmişti ancak karargâhtaki görüntüler Sürer'i yalanladı. Sürer, darbeyi önlemek için Genelkurmay Karargâhı'na girmeye çalışan sivillere ateş açarken
görüntülendi.
Darbe girişimi sırasında, Genelkurmay Başkanlığı Personel Başkanlığı görevinde bulunan eski Korgeneral İlhan Talu, Özel Kuvvetler Komutanlığından bir grubun karargâha girdiğini gördükten sonra makamına geçerek 16 Temmuz günü saat 10.00'a kadar odasından çıkmadığı yönünde ifade vermişti. Karargâh içerisindeki görüntülerde ise Talu'nun da teçhizatlı askerlere emirler verdiği görüldü.

Çatışmayı engellemeye çalışmış

Eski Genelkurmay Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç de ifadesinde FETÖ ile uzaktan yakından alakasının olmadığını, sadece o gece karargâhta çatışma ve kargaşayı engellemeye çalıştığını öne sürmüştü. İddianameye giren görüntülerde Partigöç'ün karargâh içerisinde dolaştığı, darbeci askerler tarafından elleri arkadan bağlanarak etkisiz hale getirilen Başçavuş Mehmet Satun ile konuştuğu görülüyor. Partigöç'ün ayrıca sözde 'Yurtta Sulh Konseyi' bildirisinde imzası bulunuyor. 

Tarla bakıyormuş

Darbe girişiminde Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının rehin tutulduğu Akıncı Üssü yakınlarında gözaltına alınan ve darbenin en önemli ismi olan firari Adil Öksüz'ün de ifadesi şaşırtmıyor. Savcılık sorgusu ardından çıkarıldığı mahkemece serbest bırakılan Öksüz ifadesinde, "Amcam, o bölgede kıymetli arazi olduğunu gelecekte iyi para getireceğini söylemişti. Ben de 14 Temmuz akşamı Sakarya'dan Ankara'ya geldim. Tarla bakarken yakalandım, darbe ile ilgim yok" demişti.
Darbe girişimini Öksüz ile yönettiği belirlenen Kaynak Kağıt AŞ'nin eski genel müdürü tutuklu Kemal Batmaz da Akıncı Üssü'ndeki görüntülere rağmen, Kazan'a arsa bakmaya gittiğini söylemişti.

Vatandaşlara ateş ederek darbeyi önlemeye çalışmış!

Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'in özel sekreter yardımcısı eski Kurmay Binbaşı Recep Özkan da ifadesinde, Genelkurmay Karargâhı'na gelen özel kuvvetleri engelleme faaliyetinde bulunduğunu söylemişti. Ancak gerçekler hiç de öyle değildi. Özkan, Genelkurmay'da ele geçirilen görüntülerde darbeyi önlemek bir tarafa uzun namlulu silahıyla vatandaşlara ateş ederken görüntülenmişti.
Darbe girişimini telefonla arayan kızından öğrendiğini belirten eski Kurmay Albay Mustafa Çiçek daha sonra Genelkurmay Başkanlığına gittiğini ifade etmişti. Çiçek, merdivenden çıktığında maskeli ve teçhizatlı askerlerin "Odana gir" demesi üzerine odasına girdiğini ve sabaha kadar çıkmadığını ileri sürdü. İddianameye giren görüntülerde ise Çiçek'in karargâh binası koridorunda silahla vurulan ve yerde yatan kişinin fotoğrafını çektiği belirlendi.

Meclisi bombalayıp terörle mücadele etmiş

Darbe girişimi sırasında Meclis’i bombalayan F16 pilotlarından Hüseyin Türk, yaşananları "terörle mücadele harekâtı" zannettiğini söyledi. 
Türk, FETÖ'ye hizmet ettiğini bilmediğini iddia ederek "İkinci verdikleri koordinatın şehir içi olduğunu kendilerine ilettim, onların da 'sıkıntı yok, atış serbest' demeleri üzerine belirttikleri yeri (TBMM'yi) bombaladım" dedi. Türk, darbe girişimini ise üsse indiğinde yer bakım ekibinden öğrendiğini söylemişti.
İstanbul Vatan Caddesi'nde üzerinde askeri üniformayla bir tanka binerken görüntüleri ortaya çıkan eski İstanbul Güvenlik Şube Müdürü Mithat Aynacı da suçlamaları kabul etmeyen darbecilerden. Aynacı, hâkimlikteki ifadesinde, askerlere kışlalarına dönmelerini söylediğini belirterek, "Ateş ettiler. Silah sesleri artınca ben de kendimi zırhlılardan birine attım" diye kendisi savunmuştu. AA

Tankları gönderme gerekçesi!

Eski İstanbul 2. Zırhlı Birlik Tugay Komutanı Tuğgeneral Özkan Aydoğdu da savunmasında, darbe girişiminin yaşandığı akşam, Boğaz köprüleri başta olmak üzere İstanbul'un kritik yerlerini tutması için zırhlı birliklere emir verdiğini kabullenerek, olası terör saldırısına karşı böyle bir hamlede bulunduğunu öne sürdü. Aydoğdu, tankları çevik kuvvete neden gönderdiğine ilişkin soruya, "Polislerin güvenliğini sağlamak için gönderdim" cevabını vermişti. Kendi taburu Diyarbakır'da görevli olmasına ve izinde bulunmasına rağmen Ankara'ya gelerek Genelkurmay Karargâhı'na sivil olarak giren Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli eski Binbaşı Abdurrahim Aksoy'un, karargâhtaki darbecilerin desteğiyle içeri girdiği, bu kişilerle ortak hareket ettiği görüntülere yansıdı. 
Genelkurmay'daki tanıdıklarını ziyaret ettiği sırada olayların çıkması üzerine kendisine silah verildiğini öne süren darbeci Aksoy'un, karargaha giren sivillere ateş açtığı görüntülere yansıdı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100