logo
16 EKİM 2026

Yeni bir ittifak doğuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya lideri Putin'in karşılıklı olarak "dostluk" kelimesiyle nitelendirdikleri ilişkileri, Türkiye ve Rusya'nın Doğu Avrupa'da etkin bölgesel güç olarak ortaya çıkmasına yol açabilir.

16.11.2017 00:00:00
 
Rusya'nın ABD'ye karşı denge siyasetinin yeni stratejisi yavaş yavaş belirginleşiyor. Özellikle Avrupa'nın doğusunda ve Ukrayna krizinde ABD ile çıkmaza giren Rusya, bölge sorunlarını ABD yerine bölgesel aktörlerle çözmek istiyor.

Rusya'yı böyle bir yönelişe sürükleyen gelişmelerden birisi de Türkiye ve İran ile geliştirilen Astana süreciyle Suriye'de siyasi çözüme geçişin hızlanması. Uzmanlara göre bugün ABD ve Rusya her ne kadar idare-i maslahat üzere davransa da aralarında üstü örtülemeyen bir rekabet var. Rusya'nın Trump sonrası düzelmesini beklediği iki ülke ilişkileri, ABD'nin iç siyasi çekişmelerden dolayı daha da kötü bir duruma geldi.

Bu nedenle Rusya artık kendi jeopolitik stratejilerini yeni realiteye göre güncellemiş oldu. Astana süreciyle bu yeni stratejiyi uygulayan Rusya, Ortadoğu bölgesinde ABD'yi dengeleyecek iki veya üç bölgesel güçle muhatap oluyor.

Türkiye, İran ve İsrail ile Ortadoğu'da kavga, pazarlık ve rekabetle kendi çıkarlarını savunan Rusya, bu bölgede ABD'nin etkisini yok edemedi, ama asgari seviyeye indirdi. Özellikle Trump'ın İran'a karşı duruşu ve CIA/Pentagon'un terör örgütü PYD/YPG stratejisi, Ruslara bu konuda yardımcı oldu. ABD'nin Ortadoğu'yu yeniden dizayn etme çabaları, Rusya'ya stratejisini uygulamakta bir nevi fayda sağladı denilebilir.

Kırım hamlesinin devamı gelebilir

Rusya için önemli olan Doğu Avrupa bölgesi de ABD'nin himayesine girmişti. Özellikle Polonya gibi Rusya ile sınırı olan ülkelerin Amerikancı siyasete dahil olmasına ve NATO çatısı altında Rusya'nın batısına yerleşen ABD'nin askeri gücüne karşı Rusya harekete geçti. Ukrayna'daki devrimle ABD'ye yakın güçlerin devleti ele geçirmesinden sonra NATO'yu Kırım'da göreceklerini ve Kırım'ı askeri üs olarak kaybedeceklerini öngören Ruslar diplomasi dilinden vazgeçti ve güç kullandılar.

Bugün Kırım'ı bir cephe hattı olarak gören Rusya, buradan çıkmak niyetinde değil, hatta cepheyi daha ilerilere, Avrupa'nın içlerine doğru taşıyabilir. ABD/NATO askeri gücün Rusya'yı çembere alışını takip edersek, Rusya'nın kuzey batı sınırlarından başlayarak, Gürcistan üzerinden güney sınırları ve Orta Asya ve Afganistan'daki üsler ve Japonya'dan Alaska'ya kadar Rus sınırlarına dayanmış ABD/NATO varlığını izlemek mümkün.

Bu varlığa karşı çıkan Rusya sıcak denizlere de indi; Kuzey Amerika kıtasına askeri olarak dönüş sinyalleri de verdi. Fakat ABD gibi dünya genelinde askeri varlığını artırma gücü olmayan Rusya muhtemel sıcak savaşta uzun menzilli füze kullanacağı mesajını vermekten çekinmiyor. Bunu hem Suriye'de hem de ülke içi yaptığı tatbikatlarla gösteriyor.

Rusya bölgesel ittifaklar peşinde

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Avrupa bölgesinde Türkiye ile birlikte hareket etmek istediğini ifade eden Rusya, Kafkasya ve Türkiye ilişkileri alanında uzman araştırmacı Saslanbek İsaev şu değerlendirmede bulundu: "Askeri gücünü sergilemekle ABD'yi sınırlarından uzaklaştıramayacağını anlayan Ruslar, bölgesel ittifakları da yumuşak güç olarak kullanmaya çalışıyor. Putin özellikle Avrupa'da Merkel ve Macron gibi siyasetçilerle bölgesel çözümler aradı. Avrupa'nın liderleri olan Merkel ve Macron'un kendilerine uzanan ele cevap vermemesi veya verilen cevapların ABD çizgisinde olması, Putin'i anlaşabileceği siyasi liderleri desteklemeye itti.

Bu çabanın başarılı olmadığı Fransa seçimlerinde Le Pen'in kaybetmesiyle ortaya çıktı. Artık Rusya'nın yumuşak güç olarak AB içerisindeki azınlıklara destek olduğu gözlemleniyor. Fakat bu strateji AB ile anlaşma stratejisinden daha ziyade AB'yi bölme veya devre dışı bırakma stratejisi.

Birlik içinde uyuyan sorunları canlandırarak AB'yi kendi içine kapatma stratejisi de denilebilir buna. AB'yi kendi sorunlarıyla boğmak, Merkel'i veya Macron'u devre dışı bırakabilir, ama Rusya'nın Doğu Avrupa bölgesinde yine anlaşabileceği bölgesel bir güce ihtiyacı var. Bu ihtiyacı Türkiye'nin karşılayabileceğini düşünenler var.

Özellikle Türkiye ve Rusya'nın bölgede ortak enerji projelerinin olması ve her iki devletin tarihi geçmişleri, Doğu Avrupa'da bu ikilinin anlaşabilme ihtimalini de güçlendiriyor. Türkiye'nin Avrupa'daki uluslararası örgütlere ve NATO'ya üye olması Rusya için avantaj olarak görülebilir.

Erdoğan ve Putin'in karşılıklı olarak "dostluk" diye nitelendirdikleri ilişkileri, Türkiye ve Rusya'nın Doğu Avrupa'da etkin bölgesel güç olarak ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu iki devletin bu bölgede tarihi miraslarının güçlü olması da böyle bir stratejinin uygulamasını mümkün kılıyor. Putin'in geçmişte Merkel'e benzer şekilde el uzatmışlığı var.

Bu eli Putin Merkel'e, Hodorkovski adlı tutuklu oligarkı Almanya'ya göndererek uzatmıştı. Fakat Merkel mi anlamadı, yoksa anlamak mı istemedi bilinmez; sonuçta Putin Merkel ile Avrupa'da anlaşamadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın isteğiyle Türkiye'ye iade edilen iki Kırım Tatarı da bu minvalde, "Avrupa'da beraber hareket edelim" mesajı olarak okunabilir. Rusya-Türkiye ikilisinin yanına Avrupa'da üçüncü bir devlet eklenirse, bu bölgenin dengelerini epey değiştirir."

Soçi'de üçlü zirve toplanacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Rusya ve İran'ın gerçekleştireceği "Suriye" başlıklı üçlü zirveye katılmak üzere, 22 Kasım Çarşamba günü Rusya'nın Soçi kentine gidecek.

Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de Devlet Başkanlığı Rezidansı'nda, 9 gün aradan sonra tekrar bir görüşme gerçekleştirecek. Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla 22 Kasım Çarşamba günü düzenlenecek "Suriye" konulu toplantıda taraflar Suriye'deki gelişmeler ve bölgedeki son durumu ele alacak.

Toplantıya İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de katılması bekleniyor. Bu yıl 13 kez telefonla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rus lider Putin, yedinci kez de bir araya gelmiş olacak.


Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi

84 yılın yağış rekorunun kırıldığı İstanbul'da yaklaşık 30 saat süren aralıksız sağanak felakete yol açtı. Ayazağa'da bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla can kaybı 4'e yükselirken, kayıp 3 kişiyi arama ve kent genelinde hasar tespit çalışmaları aralıksız sürüyor

16.10.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
Acı bilanço ağırlaşıyor, can kaybı 4'e yükseldi
İstanbul'da 14 Ekim'de başlayan ve kenti etkisi altına alan şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel felaketinde acı bilanço ağırlaşıyor. Kent genelinde yaklaşık 30 saat boyunca aralıksız süren tarihi yağışlar neticesinde meydana gelen sel felaketinde can kaybı sayısı 4'e yükseldi.


Acı haber Ayazağa'dan geldi


Selin en çok etkilediği noktalardan biri olan Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi Kemerburgaz Caddesi'ndeki bir köprü altında erkek cesedi bulunduğu ihbarı üzerine ekipler hızla harekete geçti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından, hayatını kaybeden kişinin iki gündür kayıp olarak aranan 66 yaşındaki Turgut Dursun olduğu teşhis edildi.

Kağıthane Deresi'nin taşmasıyla sular altında kalan bölgeden çıkarılan Dursun'un cansız bedeni, ambulansla Sarıyer Seyrantepe'deki Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.


3 kayıp vatandaş için zamana karşı yarış


İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen arama-kurtarma faaliyetlerinde bilanço güncellendi. Daha önce 4 olarak bildirilen kayıp sayısının, Turgut Dursun'un bulunmasıyla birlikte 3'e düştüğü açıklandı.

Sel sularına kapılarak gözden kaybolan diğer 3 vatandaşı arama çalışmaları, dere yatakları, köprü altları ve su baskınının yoğun yaşandığı kritik noktalarda AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekiplerinin katılımıyla havadan ve karadan titizlikle sürdürülüyor.


Hasar tespiti sürüyor


84 yılın rekorunun kırıldığı sağanak yağışların ardından İstanbul genelinde yaralar sarılmaya çalışılıyor. İstanbul Valiliği ve belediye ekiplerinin koordinasyonunda kent genelinde yaklaşık 46 bin personel arama, kurtarma, tahliye, temizlik ve hasar tespit çalışmalarında görev alıyor.

Başta en ağır hasarı alan Sarıyer Ayazağa Mahallesi olmak üzere, sular altında kalan yüzlerce ev, iş yeri ve araçta maddi hasar tespit çalışmaları sürdürülüyor. Bir yandan su tahliye işlemleri tamamlanan binalarda çamur ve balçık temizliği yapılırken, diğer yandan zarar gören vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi adına kayıtlar tutuluyor.

Şiddetli yağış geri dönüyor

Metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi rekor yağışın ve sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan İstanbul için Meteoroloji ve AKOM’dan son dakika uyarısı geldi. Ara veren yağışlı sistem, yeni bir dalga halinde kente geri dönüyor. Valilik, suya doymuş toprak nedeniyle sel, su baskını ve heyelan riskinin en üst seviyede olduğu konusunda vatandaşları kritik bir dille uyardı

16.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Şiddetli yağış geri dönüyor
Şiddetli yağış geri dönüyor
Hafta ortasında son onlarca yılın en ağır sel felaketlerinden birini yaşayan ve 4 vatandaşını kaybeden İstanbul, yeni bir yağışlı dalganın eşiğinde. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kenti etkisi altına alacak yeni kuvvetli sağanak yağış sistemi için peş peşe sarı kodlu alarmlar yayınladı.


Önce kuzey ilçeleri, ardından tüm kent etkilenecek


Meteoroloji Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nin verilerine göre, ara veren yağışlar güneyli rüzgarların da etkisiyle yeniden canlanıyor. Sistem ilk etapta İstanbul'un kuzey kesimleri ile Avrupa Yakası'nda ağırlığını hissettirecek. Özellikle Arnavutköy, Çatalca, Sarıyer, Beykoz, Şile ve Çekmeköy ilçelerinde yağışların yer yer şiddetlenmesi bekleniyor.

Cuma gecesinden itibaren vites artıracak olan sağanak dalgası, 17 Ekim Cumartesi günü itibarıyla tüm İstanbul genelinde çok kuvvetli bir şekilde etkisini sürdürecek. AKOM, cumartesi günü metrekareye düşecek yağış miktarının 30 ila 60 kilogram arasında olabileceğini tahmin ediyor.


Toprak suya doydu, risk çok yüksek!


Yetkililerin en çok dikkat çektiği konu ise geçtiğimiz günlerde düşen ekstrem yağışlar oldu. 14 Ekim'de metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi yağışların ardından İstanbul'da altyapı yükünün henüz hafiflemediği ve toprağın tamamen suya doyduğu belirtildi.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"14 Ekim tarihinde gerçekleşen şiddetli yağışların sebep olduğu olumsuz şartların halen devam ettiği göz önüne alındığında; yeni yağışlı sistemle birlikte sel, su baskınları, yıldırım ve heyelan riski üst seviyededir. Vatandaşlarımızın ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir."


Sıcaklıklar mevsim normallerinin altında


Yeni sistemle birlikte sadece yağış değil, soğuk hava da kentte kalmaya devam edecek. Rüzgarın poyraz ve güneyli yönlerden zaman zaman fırtına hızına (50-80 km/sa) ulaşması beklenirken, hava sıcaklıklarının 14 ila 17 derece arasında, yani mevsim normallerinin altında seyredeceği duyuruldu.


Trafiğe çıkacaklar dikkat


Yetkililer, zorunlu olmadıkça vatandaşların özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını, özellikle riskli alt geçitler, dere yatakları ve su birikintisi oluşabilecek çukur alanlardan uzak durulmasını önemle rica etti. Cumartesi gece yarısına (23.59) kadar geçerli olan alarm durumu süresince AFAD ve İBB ekipleri de sahada 7/24 teyakkuz halinde olacak. Pazar gününden itibaren ise yağışların geçici olarak kenti terk etmesi bekleniyor.

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı. Geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarını inceleyen ekipler, örgütsel fişleme listeleri ve ByLock kayıtları üzerinden şüphelileri tespit etti

16.10.2026 14:38:00
AA
 
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
 İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında halen görevde bulunan bir kamu personelinin de olduğu 19 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul'da FETÖ'nün adliye yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, geçmiş yıllardaki adliye personeli alımlarında örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen 19 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında halen görevini sürdüren bir kamu personelinin de bulunduğu bildirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalarda, geçmiş yıllarda gerçekleştirilen zabıt kâtibi, infaz ve koruma memuru (gardiyan) ve mübaşir alımları mercek altına alındı.
Soruşturma kapsamında, örgütle bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin fişleme listeleri ile ByLock haberleşme programına ait kayıtlar incelendi. Yapılan çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.

FETÖ operasyonunda 19 şüphelinin tamamı yakalandı
Emniyet ekipleri, soruşturma kapsamında kimlikleri tespit edilen 19 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul'da belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar gerçekleştirdi.
Operasyon sonucunda haklarında gözaltı işlemi uygulanan 19 kişinin tamamı yakalandı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.
Ele geçirilen dijital materyallerin soruşturma kapsamında incelenmesi beklenirken, şüphelilerin emniyetteki işlemlerine ilişkin ayrıntılar henüz paylaşılmadı.

Adliye personeli alımlarındaki örgütsel bağlantılar incelendi
Soruşturmanın merkezinde, geçmiş yıllarda adliyelerde görev yapacak personelin işe alım süreçleri bulunuyor.
Emniyet birimlerinin yürüttüğü incelemelerde, zabıt kâtibi, gardiyan ve mübaşir kadrolarına yönelik personel alımlarında FETÖ ile bağlantılı oldukları değerlendirilen kişilere ilişkin örgütsel kayıtlar araştırıldı.
Özellikle örgütün kendi mensuplarını sınıflandırmak amacıyla kullandığı belirtilen fişleme listeleri, soruşturmanın önemli unsurlarından biri oldu.
Bu listelerde örgüt tarafından yüksek aidiyet koduyla değerlendirilen kamu görevlileri ile örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı tespit edilen kişilerin belirlenmesine odaklanıldı.

ByLock kayıtları soruşturmada öne çıktı
ByLock, FETÖ soruşturmalarında örgütsel bağlantı iddialarının araştırılmasında kullanılan dijital deliller arasında yer alıyor.
İstanbul'daki son operasyonda da emniyet ekiplerinin ByLock kullanımına ilişkin tespitler ve örgütsel fişleme kayıtları üzerinden şüphelileri belirlediği bildirildi.
Bununla birlikte, gözaltına alınan 19 kişinin tamamının ByLock kullanıcısı olup olmadığına ilişkin ayrı ayrı bir bilgi paylaşılmadı. Şüphelilerin hangi tarihlerde adliye personeli alım süreçlerine dahil oldukları da açıklanmadı.

Şüpheliler arasında aktif kamu görevlisi de bulunuyor
Operasyonun dikkat çeken ayrıntılarından biri, gözaltına alınanlar arasında halen görevde bulunan bir kamu personelinin yer alması oldu.
Yetkililer, söz konusu kişinin hangi kamu kurumunda ve hangi görevde çalıştığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Diğer şüphelilerin mevcut mesleki durumları hakkında da bilgi verilmedi.
Soruşturmanın geçmiş yıllardaki personel alımlarına uzanması, adliye kadrolarına yönelik örgütsel bağlantı iddialarının incelenmeye devam ettiğini gösteriyor.

İstanbul'daki FETÖ soruşturmasında süreç devam ediyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 19 şüpheli hakkındaki adli işlemlerin devam etmesi bekleniyor.
Adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle birlikte şüphelilerin olası örgütsel bağlantılarına ilişkin yeni bulgular elde edilip edilmeyeceği araştırılacak.
Şüphelilerin savcılığa sevk edilme tarihlerine ve haklarında talep edilebilecek adli tedbirlere ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Gözaltı işlemlerinin soruşturma aşamasında uygulandığı, şüpheliler hakkındaki suçlamaların kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmediği belirtilmeli.

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

16.10.2026 13:06:00
AA
 
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla sosyal medya platformlarında karşılaşılan siber zorbalık ve internet üzerinden işlenen suçlar, özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli riskler oluşturuyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalığa maruz kalan kişilerin hakaret veya tehditle karşılık vermelerinin kendileri açısından da hukuki sorumluluk doğurabileceğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yapabildiğini ve bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini aktaran Ünsal, "Siber zorbalığa maruz kalan çocuk ve gençler bazen karşılık olarak hakaret veya tehdit içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu tür tepkiler de suçu doğuruyor." dedi.

Ünsal, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemesi, ilgili hesabı sosyal medya platformu üzerinden şikayet ederek engellemesi gerektiğini vurguladı.

Hakaret, tehdit veya şantaj gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulmasının önemine işaret eden Ünsal, internet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde hangi davranışların suç oluşturduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

İnternet ortamındaki eylemler de suç oluşturabiliyor
İnternet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirten Ünsal, hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal, yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini söyledi.

Dijital ortamda gerçekleştirilen eylemlerin hukuki sonuçlarına dikkati çeken Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti kullanırken bilinçli hareket etmelerinin, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçların hukuki açıdan hiçbir farkının olmadığını vurguladı.

15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Anayasa Mahkemesi (AYM), siyasi partilerin mali denetimleri sonucu 15 siyasi partinin sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 11:07:00 / Güncelleme: 16.10.2026 18:12:50
Anadolu Ajansı
 
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu
15 siyasi parti sorumluları hakkında suç duyurusu

Resmi Gazete'de yayımlanan kararlara göre, Adalet Birlik Partisi'nin 2019 ve 2021, Hak ve Adalet Partisi'nin 2019, Türk Birliği Partisi'nin 2020 ve 2022, Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi ile Adil Türkiye Partisi'nin 2024, Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin 2020, 2021, 2022, Hak ve Huzur Partisi'nin 2020 ile 2021, Muhafazakar Yükseliş Partisi'nin 2020 ile 2021, Komünist Parti'nin 2020 ile 2021, Türkiyem Partisi, Türkiye Ekonomi ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet ve İstiklal Partisi'nin 2021, Aydınlık Geleceğin Partisi'nin 2021 ile 2022, Devrimci İşçi Partisi ile Yenilik Partisi'nin 2020, Aydınlık Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi ve Güç Birliği Partisi'nin 2021, Yurt Partisi, Türkiye'nin Sesi Altınçağ Partisi, Bağımsızlık Partisi ve Anavatan Partisi'nin ise 2022'ye ait kesin hesaplarının mali denetimleri yapıldı.

Yüksek Mahkeme, incelemesi sonucunda bazı partilerin kesin hesaplarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na uygun olduğuna hükmetti.

Bazı partilerin kesin hesaplarının kanuna aykırı olduğunu belirleyen AYM, bazı partilerin hesaplarının ise kanuna uygun olmasına rağmen incelenmesi adına gerekli evrakların zamanında sunulmadığını tespit etti.

AYM, ilgili parti yöneticileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Bu partiler Cihan Partisi, Sevgi ve Saygı Partisi, Adil Türkiye Partisi, Adalet Birlik Partisi, Türk Birliği Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Yenilik Partisi, Hak ve Huzur Partisi, Komünist Parti, Muhafazakar Yükseliş Partisi, Türkiyem Partisi, Aydınlık Geleceğin Partisi, Devrimci İşçi Partisi, Aydınlık Demokrasi Partisi ile Güç Birliği Partisi oldu. 

İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi

16.10.2026 10:58:00
AA
 
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İstanbul ve Kocaeli’deki yağışlarda 3 kişi hayatını kaybetti, kayıp 6 kişi aranıyor
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İstanbul'da şiddetli yağış sonucu 3 kişinin hayatını kaybettiğini, hakkında kayıp ihbarı yapılan İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere 6 kişi için arama çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü bildirdi.

Bakan Çiftçi, Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığı binasındaki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi'nde, İstanbul ve çevre illerde etkili olan şiddetli yağışa ilişkin basın açıklaması yaptı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 31 il için sarı, 4 il için turuncu meteorolojik uyarısının devam ettiğine dikkati çeken Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde valilerin il AFAD koordinasyon merkezlerinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

İstanbul'da yağış miktarının yer yer metrekareye 272 kilograma ulaştığını hatırlatan Çiftçi, kent genelindeki durumun 12 bini aşkın kamerayla anlık takip edildiğini vurguladı.

Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Bugünkü yağışlar neticesinde İstanbulumuzda maalesef 1 vatandaşımız elektrik çarpması, 2 vatandaşımız ise boğulma sonucu olmak üzere toplam 3 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize de başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Sel neticesinde İstanbul'da 5, Kocaeli'de 1 olmak üzere toplam 6 vatandaşımız için de kayıp ihbarı yapılmıştır. Arama ve kurtarma ekiplerimiz bu 6 vatandaşımızı bulmak için çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürmektedir."

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde dere kenarında tedbir amacıyla boşaltılan bir binanın yıkıldığını aktaran Çiftçi, olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Sürecin Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında hem merkezden hem sahadan 7 gün 24 saat esasına göre koordine edildiğini bildiren Çiftçi, AFAD Başkanlığı ve ilgili illerdeki Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri üzerinden valilerin koordinasyonunda yürütüldüğünü söyledi.

İstanbul'da mahsur kalan 3 bin 55 kişi kurtarıldı
Bakan Çiftçi, turuncu uyarı verilen illerde vatandaşların SMS yoluyla, sarı uyarı verilen illerde ise valilikler aracılığıyla bilgilendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Uyarı verilen illerimiz genelinde toplam 12 bin 372 ihbar alınmış, bu ihbarların 9 bin 755'i İstanbul'dan yapılmıştır. İstanbul 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşan ihbarlardan doğrulanan 7 bin 456 olaya ekiplerimizce hızlı bir şekilde müdahale edilmiştir. İstanbul Ayazağa'da mahsur kalan vatandaşlarımızın tahliye işlemleri de tamamlanmıştır."

Yağışlar nedeniyle mahsur kalanların kurtarılmasına ilişkin de bilgi veren Çiftçi, "İstanbul genelinde mahsur kalan 3 bin 55 vatandaşımız AFAD, sahil güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizin çalışmalarıyla kurtarılmış, barınma talebi olan vatandaşlarımız kamu misafirhanelerine yerleştirilmiştir" dedi.

Ülke genelinde 58 bin 85 personel görev yapıyor
Çiftçi, İstanbul'da 8 bin 597'si arama kurtarma ve ilk müdahale, 38 bini destek personeli olmak üzere toplam 46 bin 597 personelin görev yaptığını, ülke genelinde ise bu sayının 58 bin 85 olduğunu bildirdi.

Sahadaki çalışmalara destek amacıyla AFAD tarafından yönlendirilen bin gönüllünün de görev yapmaya başladığını aktaran Çiftçi, Afet Beslenme Grubu bünyesinde 22 personelle gün boyunca vatandaşlara 9 bin 185 adet gıda malzemesi dağıtıldığını söyledi.

Çiftçi, "Devletimiz tüm imkanları, personeli ve araçlarıyla sahada vatandaşımızın yanındadır. Ekiplerimiz müdahale çalışmalarının devamlılığını sağlamakta ve olası yeni gelişmelere karşı 24 saat teyakkuz halinde koordinasyonu sürdürmektedir." diye konuştu.

Sel ve su baskınlarına karşı uyarılar
En büyük önceliklerinin vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak olduğunu vurgulayan Çiftçi, kuvvetli yağışlarla meydana gelebilecek sel ve su baskınlarına karşı dikkat edilmesi gereken hususlara ilişkin uyarılarda bulundu.

Çiftçi, sel tehlikesiyle karşılaşıldığında sakin olunması, dere yatakları, çukur alanlar ve su baskını riski taşıyan bölgelerin vakit kaybetmeden terk edilmesi gerektiğini belirtti.

Sel sularının ve akıntıların bulunduğu alanlardan yürüyerek geçilmeye çalışılmamasını isteyen Çiftçi, araç kullananların suyla kaplanmış yollara girmemesi ve sel sularının bulunduğu güzergahlardan ilerlememesi gerektiğini vurguladı.

Elektrik kaynaklarından ve suyla temas etmiş olabilecek kopuk elektrik hatlarından uzak durulması uyarısında bulunan Çiftçi, elektrik kesintilerinde aydınlatma için pilli fenerlerin tercih edilmesini önerdi.

Çiftçi, içme suyunun güvenliğinden emin olunmadığında ambalajlı suların tercih edilmesini, bu süreçte yaşlıların, çocukların, engellilerin ve yardıma ihtiyaç duyan komşuların gözetilmesini istedi.

"Zamanında alınan tedbir hayat kurtarır"
Bakan Çiftçi, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:

"İnsan hayatı her şeyden kıymetlidir. Önceliğimiz, tek bir vatandaşımızın dahi can güvenliğini tehlikeye atmamak olmalıdır. Vatandaşlarımızdan yetkili kurumlarımızın açıklama ve yönlendirmelerine hassasiyetle riayet etmelerini, kendi can güvenliklerini ve çevrelerindeki insanların güvenliğini ön planda tutmalarını önemle rica ediyorum. Unutmayalım ki zamanında alınan tedbir hayat kurtarır."

Afetzedelere ve millete geçmiş olsun dileklerini ileten Çiftçi, gün boyunca AFAD Başkanı ile sarı ve turuncu uyarı verilen illerdeki çalışmaları valilerle koordine ettiklerini belirtti.

Çiftçi, yarın da İstanbul'da hem sahada hem Afet Koordinasyon Merkezi'nde çalışmalarını sürdüreceklerini bildirdi.

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Azerbaycan'ın başkenti Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Bakan Fidan, "Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı" (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak için Bakü'ye gitti

15.10.2026 15:27:00
Haber Merkezi
 
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi’ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü’ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi'ne katılmak ve ikili temaslarda bulunmak üzere Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye gitti. Fidan zirvede tarihi bir protestoya imza attı. Bakan Fidan ve beraberindeki heyet, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un konuşması başladığı anda İran, Pakistan, Filistin ve Kuveyt temsilcilerinin de aralarında olduğu 10'dan fazla ülkenin temsilcileriyle birlikte salonu terk etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen Bakü'deki CICA 7. Zirvesi'ne katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarına ve ihlallerine uluslararası alanda en sert yanıtı verdi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un zirvenin öğle oturumunda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığı anda Bakan Fidan ve 10'u aşkın ülke temsilcisi yerlerinden kalkarak salonu boşalttı.

'BAĞLILIĞI SÜRDÜREMEYİZ'
Zirvedeki hitabında Filistin meselesine özel vurgu yapan Bakan Fidan, barış ve karşılıklı güven prensiplerinin tüm üyeler için geçerli olması gerektiğini kaydetti. Fidan, "CICA üyesi olan İsrail, sistematik baskı politikası izleyerek Filistin halkının temel haklarını ihlal ederken bu bağlılığı sürdüremeyiz. Üyemiz Filistin'in haklarını desteklemek ve devam eden zulüm ile ağır ihlallere karşı durmak konusunda kararlı bir tutum sergilemeliyiz. Kalıcı çözüm, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulmasını gerektirmektedir" dedi.

ALİYEV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 1

Bakü'deki temasları kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul edildi. Basına kapalı gerçekleşen görüşmede Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklık, Güney Kafkasya'daki barış ve istikrar süreçleri ile bölgesel güvenlik konuları ele alındı.

LAVROV İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 2

Bakan Fidan, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştü.

ÇİNLİ MEVKİDAŞI İLE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog kürsüye çıkınca salonu terk etti - Resim : 3

Fidan daha sonra Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi ile görüştü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

15.10.2026 15:17:00
AA
 
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Buna göre, 9 Ekim itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 4 milyar 241 milyon dolar artarak 64 milyar 567 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 2 Ekim'de 60 milyar 326 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 54 milyon dolar azalışla 107 milyar 62 milyon dolardan 107 milyar 8 milyon dolara geriledi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 167 milyar 388 milyon dolardan 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi

15.10.2026 14:05:00
Haber Merkezi
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi marjında görüştü.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Lavrov ve Fidan arasındaki görüşmeden bir kare paylaştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.