Haçlı seferlerine katılanlar, pelerinlerine büyük bir Haç işareti işletiyorlardı. ?Haçlı? adı buradan gelmektedir.

Haçlı savaşları başlamadan önce Papa 2. Urban, önde gelen papazlarla piskoposların katıldığı bir kongrede bütün İslam alemine karşı savaş ilan etti. Kilise, Kudüs?ü müslümanlardan kurtarma bahanesiyle güç ve nüfuzunu kullandı ve Haçlı seferleri düzenleyip vahşi katliamlarda bulundu. 1095?te başlayıp 1270?e kadar süren Haçlı seferleri 8 büyük savaştan sonra ardında bir kan seli bırakarak son buldu.

Birinci Haçlı seferi sonucunda Kudüs?e giren haçlılar yetmiş bin Müslümanı kılıçtan geçirmişlerdir.

Fransız yazar Funde Brentano, ?Les Croisades? adındaki eserinde şöyle ifade ediyor:

?İlk Haçlı seferinin Pierre L?Ermite (Piyer Lermit) idaresindeki öncü kuvvetleri 600 bin kişilik bir ordu halinde Avrupa?dan hareket etmiş ve 1096 tarihinde İstanbul önlerine geçirilip Türklere karşı sevk edilmiştir.Tıpkı eşkıya çeteleri şeklinde öteye beriye saldırıp haydutluğa kalkışan vahşi~|~ haçlılar, önlerine çıkan her yeri ateşe verdi, yakıp yıktı, eline geçirdikleri herşeyi yağmaladı, kadın?çocuk demeden rastladıkları herkesi vahşice kılıçtan geçirdi, lime lime doğradı, asker?sivil, kadın?erkek, genç ?ihtiyar, ayrımı yapmadan tam üç yıl boyunca bu barbarlar sürüsü oluk gibi kan akıttı. Bu barbarlar, İznik civarında ellerine geçirdikleri masum çocukları pişirmek için parçalıyorlar veya kazıklara geçirerek ateşte kızartıyorlardı.?

Yine aynı eserde Halep?in ?Maarra? kasabasının haçlılar tarafından kuşatılmasına ait olan şu olaya rastlanmaktadır: ?Türk askerlerinin cesetlerini doğrayıp etlerini kızartarak yiyorlardı. Açlık öyle bir hal almıştı ki, halk tabakasına mensup olan haçlılar kasaba civarındaki 15 günü geçen bir zamandan beri serili duran kokmuş müslüman cesetlerini büyük bir iştahla yemek zorunda kaldılar.?

Hırıstiyanlık adına bu vahşiler sürüsünün işlediği canilikleri, Fransız tarihçi Gustave Lebon şöyle aktarıyor:

?Haçlı askerlerinin bu savaşlar boyunca sergilediği inanılmaz vahşilik, cinayet ve katliamlar, onları yeryüzünün en sefil, en aşağılık ve en cani mahlukları olarak tarihe kaydetmiştir. Asker, sivil, çiftçi, kadın, erkek ve çocuk bu caniler için farksızdı, kim olursa olsun gözlerini kırpmadan öldürüyor, ellerine geçen herşeyi tam bir eşkıyalıkla yağmalayıp talan ediyor, her tarafı yakıp yıkmaktan zevk alıyorlardı.

Bu olaylara bizzat şahid olan Robert adındaki bir papaz ise şunları ifade etmiştir.

?Hırıstiyan ordumuz bütün yolları, dörtyolları tutmuş, hatta evlerin damlarını bile kontrole almıştı, yırtıcı hayvan gibi herşeye saldırıyor, bebekleri parçalıyor, çocuk?kadın, genç? ihtiyar demeden herkesi acımasızca kılıçtan geçiriyor ve bütün bunlardan zevk alıyorlardı. Zaman kaybetmemek için birkaç kişiyi birden aynı anda tek bir ipte sallandırıyordu, askerler buldukları herşeyi kapıyor, ölülerin karnını parçalayıp altın ve mücevher arıyorlardı.?

Bu hunhar ve cani ordunun gaddar komutanı Godfro Adobiyen, Papa?ya gönderdiği raporda şöyle yazıyor: ?Beytulmukaddes?te ele geçirdiğimiz müslümanlara ne yaptığımızı şöyle özetleyeyim: Askerlerimiz Süleyman mabedi ve revakta kan gölü oluşturdular; kan, atların dizine kadar ulaşıyordu.?

Tarihten ders alamayan milletler olayları doğru tahlil edemezler. Bugün Irak?ta ABD askerlerinin sergilediği zülmü, geçmişteki haçlıların zülüm ve vahşetiyle kıyaslamayı size bırakıyorum.

Türkiye?yi AB üyeliği için oyalayanların ve Irak?ta işkence ve katliam yapanların geçmişte Haçlı seferlerinde müslüman ölülerin cesetlerini pişirip yiyen yamyamların torunları olduğunu ve Bush?un 9. Haçlı savaşını başlattığı gerçeğini görmemizin zamanı gelmedi mi?.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100