Trabzonspor-Konyaspor maçını seyrediyorum. Uzatma dakikaları. Yusuf Erdoğan’ın golünün Trabzonspor için ne kadar önemli olduğu gün gibi aşikar.

Fakat daha önemli yaşanan bir gerçek var. Yusuf Erdoğan ağlıyor. Her golden sonra futbolcular ağlasa sahalar gözyaşı ile dolar.

Bu öyle değil. Geçmişin ihtişamı, günün ezikliği içinde bunalırken bir Trabzonlu futbolcunun üzüntüsünü, sevincini, duygusunu anlatıyor. İşte her Trabzonspor’lunun güç kaynağı budur. Buna akılcılığı katın, eski ihtişamı yanınızda bulursunuz.

Gelelim Beşiktaş Galatasaray maçına.

Müthiş bir mücadele. Bitmeyen hırs. Bunlar iyi de anlam veremediklerimiz de var.

Gökhan İnler’in uzun pas yapıpta, kısa pas yapamaması mesela. Bunu anlayamıyorum. Benim anlamamam normal de, Şenol Hoca’nın anlamaması tuhaf.

Madem elinde Talisca gibi, Aboubakar gibi adamlar var kullan bunları kardeş. Böyle büyük maçlarda kural ve statü ikinci planda kalır. Yoksa Beşiktaş evinde mateme girecekti.

Bu maçta bir de şu var. Galatasaray taraftarı geldi de ne oldu. Maça renk geldi. O da 1200 taraftarla.

Cimriliğin bu kadarı olur.

Quaresma da maçın dikkat çeken ismi. Futbolun klasik uygulamalarında yok. Savunmaya yardım etmez, hücum bölgesinde bekleneni yapamaz, adamı hasta eder. Nereden Beşiktaş’a musallat oldu. Kara Kartal’da lüzumsuz işgalci gibi.

Başakşehir-Osmanlıspor aklımda kaldı. Sert mücadele, güzel goller ve yakışan bir skor. Onların bu güzellikleri sürsün de, her hafta heyecan dolu maçlar seyredelim. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100