Dün anlattık, Haydar Baş, bir siyasi partinin genel başkanıdır, o partinin adı Bağımsız Türkiye Partisi'dir ve onun siyaset adamı, ilim adamı, fikir adamı kimliğine karşı uydurulmaya çalışılan tarikat-cemaat suçlamaları tamamen gerçek dışıdır.
Dün de anlattığımız gibi tarikat-cemaat yapılanması ile ilgili hazırlandığı iddia edilen sözüm ona raporların çoğu FETÖ’cü görevlilerin kaleminden çıkmıştır. 
Bunların dışındaki bir takım iddialar da yine olağanüstü dönemlerin olağanüstü şartlarında ortaya çıkmış düzmece iddialardır ve hepsi de yargıdan gerekli tokadı almıştır.
Bunun örnekleri o kadar çok ki; 
Bunlardan bir tanesi 12 Eylül darbe sürecinde Prof. Dr. Haydar Baş'a açılan davadır. Giresun Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, 1982/ 23 esas no’su ve 982/400 karar no’su ile verilen kararda isnat edilen suç “laikliğe aykırı olarak devletin temel nizamlarını kısmen de olsa dinî esas ve esaslara uydurmak amacıyla cemiyet teşkil etmek, propaganda yapmak” idi.
Bu dava beraatla sonuçlandı. Gerekçeli kararda şöyle deniliyordu:
“Haydar Baş’ın da aralarında bulunduğu tüm sanıkların laikliğe aykırı olarak TCK 163. maddesindeki suçu işlemedikleri dosya münderecatı ile bilirkişi kurulunun 15.07.1982 tarihli raporunda açıklanmasının bulunmasına göre bu suçtan ötürü BERAATLERİNE karar verilmiştir." 
Bu beraat kararının arkasından Haydar Baş, Hazine Müsteşarlığı aleyhine, o tarihlerde yürürlükte olan 466 sayılı yasaya dayanarak maddi ve manevi tazminat davası açmıştır ve bu maddeye dayanarak haksız yere suçlandığı ve hapis yattığı günler için kendisine 13.333,20 lira (on üç bin üç yüz otuz üç lira, yirmi kuruş) maddi, 50.000 lira manevi tazminat verilmesine karar verilmiştir. 
Bir diğer mahkeme ise bugünkü Mustafa Eraslan davası ile bire bir örtüşen bir davadır. Resul Yaprak isimli şahıs, 1998/36578 sayılı esas no’su ile açtığı davada, Haydar Baş ve etrafındaki bazı isimler hakkında “Bu kişi şeyhtir, Haydar Baş ve arkadaşları tarikatçılık yapıyor” diye şikâyette bulunmuştur. Oysa olay tamamen Resul Yaprak’ın daha önce çalıştığı şirketi zararı uğratmaktan kaynaklanan bir durumla alakalıdır. Ama ne hikmetse şirketi zarara uğratıp kaçınca hemen 'tarikat' suçlamaları ile kendini kurtarmaya çalışmıştır.
Tabi mahkeme bu duruma göz yummamıştır.
Mahkemenin kararında “Sanıkların müsnet suçu işledikleri konusunda iddiadan başka her hangi bir delil elde edilemediği, şikâyetin müşteki ile sanıklar arasında var olan ticari ilişkinin içindeki anlaşmazlıklardan kaynaklandığı anlaşılmış olup, sanıklar, Haydar Baş, haklarında CMK’nın 164. maddesi uyarınca KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA karar verildi” ifadelerine yer verilmiştir.
 Yine benzer tarikatçılık suçlamaları ile ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Savcılığının ek takipsizlik kararının 3. maddesini okuyalım: “Sanıkların cürüm işlemek için teşekkül oluşturduklarına dair delil elde edilemediğinden sanıklar hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına… karar verildi…” (karar tarihi: 21.05.2002)
Hele bir de FETÖ tarafından kullanılan ve Haydar Baş’ın arkadaşlarının arasına sızdırılan Hasan Songür adlı kişinin bu konuda yazdıkları vardır ki bu konuda verilen bir sürü mahkeme kararı da bu yalanları uyduranların yüzüne tokat gibi çarpmıştır.
Haydar Bey’in sığındığı tek merci hukuktur.
Hukuk dışı ne bir yapılanması, ne bir sıfatı, ne bir organizasyonu vardır.
Bir parti başkanı olarak anayasal haklarını kullanıp siyaset yapmakta, kitap yazmakta, konferanslar vermekte, kendine ait olan milli ekonomi modelinin anlatıldığı uluslar arası kongrelere katılmaktadır. 
30 yıl boyunca kendisiyle beraber olan, ticaret yapan ve bu süreçte binlerce kişinin katıldığı sempozyumlarda “Haydar Hoca’mızın elinde sihirli değnek var, o sihirli değneği uzatacak ve Türkiye’yi kurtaracak” diye konuşmalar yapan kişilerin bugün kendilerine verilen borç paralar geri istendiğinde “vay bunlar tarikatçıydı, yeni hatırladım!” diyerek zavallılaşması, bu dava mensuplarının dünden bugüne çok defa yaşadığı filmin tekrarıdır.
Unutmayalım ki Türkiye bir hukuk devletidir ve yel kayadan bir şey aparabilmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.