Tam bir ay sürecek olan hızlandırılmış eğitim kampı Ramazana hoş geldiniz ve tabii o da başımızın gözümüzün üstüne geldi, hoş geldi nice şerefler getirdi.
Bir ay gibi oldukça kısa bir sürede, kampa katılanları eğitebilmek, Allah’a kulluk noktasında ve cümle mahlukata karşı sorumluluklar noktasında eksiklerini tamamlayabilmek için elbette hızlandırılmış bir eğitim-öğretim programı uygulanacaktır.
Disiplin, tertip, düzen, kurallara uymak her zaman önemlidir ama Ramazanla beraber gelen kurallara harfiyyen uyulacak, koyduğu disipline mutlaka riayet edilecektir.
Diğer zamanlarda uygulanan kahvaltı saati bir hayli öne alınarak gecenin son bölümüne konulmuştur.
Uykusunu terk eden, uykusundan fedakarlık yapanlar ancak belirlenen o vakit içinde yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayacak, vaktin sona ermesi ile birlikte onlar da yemelerini sonlandıracaklardır.
Bir aylık kamp süresi boyunca gönüllü olarak bu kampa katılanlar kesinlikle ve asla güneşin gözü önünde, güneşi gördükleri hal sürdükçe yemeden-içmeden kaçınacaklardır.
Güneş yaşadıkları bölgeyi terk etmeden ekmeğe-suya eller uzanmayacaktır.
Diğer zamanlarda olduğu gibi herkesin canı istediği saatte akşam yemeği yeme alışkanlığına son verilecek, kamp süresi boyunca güneşin gidişinin ardından toplu halde akşam yemekleri yenilecektir.
Kamp bitene kadar, işten ve istirahatten artan vakitlerde okunacak, müzakere edilecek, mesajları ve ilkeleri etrafında tefekkür edilecek yegane ders kitabı Ramazan’da inzal olmaya başlamış olan Kerim Kitabımız Kur’an olacaktır.
Kampın ilk gününde üzerinde tefekkür edeceğimiz mesajlardan bir kaç örnek:
“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvâya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara: 183-184).
“Eğer kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ki ben onlara çok yakınım. Dua edenin duasına, her zaman karşılık veririm. Öyleyse kullarım da benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara: 186)
“Ey iman edenler! Allah’a karşı sorumluluğunuzun hakkıyla bilincinde olunuz ve ancak Müslümanlar olarak can veriniz. Topluca Allah’ın ipine sımsıkı sarılınız, ayrılığa düşmeyiniz, Allah’ın size olan nimetini hatırlayınız; hani birbirinize düşmandınız da, O kalplerinizi kaynaştırdı ve O’nun lutfu ile kardeş oldunuz. Ateşli bir çukurun kenarındayken, ondan sizi O kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.” (Âl-i İmran: 102-103).
“Rabbinizin affına mazhar olmak ve sakınanlar için hazırlanan gökler ve yer kadar geniş bir cennete ulaşmak için birbirinizle yarışınız.
Muttakîler hem bolluk hem de darlık anlarında infak ederler; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik edenleri sever.
Onlar, utanç verici bir iş yaptıkları veya kendi kendilerine haksızlık ettikleri zaman Allah’ı anar ve günahlarının affı için yalvarırlar. Zaten günahları Allah’tan başka kim affedebilir? Bunlar yaptıkları fenalık üzerinde bile bile ısrar etmezler.
Bunların görecekleri karşılık, Rab’lerinden bağışlanma ve altından ırmaklar akan cennetlerdir. Onlar orada süreli kalırlar. Hayırlı iş yapanlar için bu ne güzel bir ödüldür!” (Âl-i İmran: 133-136).

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.