Yukarıdaki fotoğrafa bakınca, Bartholomeos herhalde böyle söylemiştir, Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı’ya, diyesim geliyor:
“Hocaefendi az kenara çekil de kendi kilisemizi açalım...”
Herkesten daha önde duran; Bartholomeos hatta Cumhurbaşkanı ve Başbakan’dan bile daha önde duran müftü efendinin, kilise açarken yüzünde beliren o mutluluk ifadesi nasıl izah edilebilir bilmem ki!..
Fotoğrafta müftü efendinin omuzundan kendine zorla yer açmaya çalışırken görülen Bartholomeos bile, bir müftünün kilise açmaktaki bu denli heyecanına şaşırmıştır herhalde!
Şu kısacık ömrü hayatında yaptığı işler arasına kilise açmayı da ilave eden Sayın Başmüftü, Allah’ın huzuruna da bu amelle çıkacağını unutmamalı. 
AKP döneminde çok sayıda kilise açıldığını biliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’n ifadesiyle son dönemde: Edirne’deki Büyük Sinagog, Gökçeada’daki Aya Nikola Kilisesi, İskenderun’daki Süryani Katolik Kilisesi, Diyarbakır’daki Sur Ermeni Protestan Kilisesi, Gaziantep’teki Nizip Fevkani Kilisesi, Cunda’daki Taksiyarhis Kilisesi, Edirnekapı’daki Aya Yorgi Kilisesi’nin bulunduğu 14 kilise ve sinagog onarımdan geçirilmiş. 
Türkiye’de gerçekten bu kadar çok Hıristiyan var mı acaba, düşünmeden edemiyor insan!
Başbakan Binali Yıldırım da konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde çıkarılan kanunla bin 29 eser ve varlığın, 167 (gayrimüslim) cemaat vakfına aktarıldığını belirtti. Şişli’deki 60 dönümlük önemli taşınmazın da bu kapsamda Bulgar Vakfı’na teslim edildiğini söyledi. 
Oysa bu icraatların çoğunun Lozan’a aykırı olduğu tarihçiler tarafından daha önce ifade edilmişti. Kur’an ve Sünnete aykırılığını ise hiç söylemiyorum bile…
Gelelim işin mali kısmına,
Sadece Demir Kilise’nin onarımı için harcanan 16 milyon liranın 13 milyon lirasını Büyükşehir Belediyesi karşıladı. Yani İstanbul’da yaşayan Müslümanlar da bu kilisenin hayata geçirilmesi için bağışta bulunmuş oldu. İstanbul’daki hacılar, hocalar, hafızlar, sarıklılar, cübbeliler, konuşurken mangalda kül bırakmayanlar da dahil olmak üzere kiliseye bağışta bulundular. 
Tıpkı domuz etinin serbest bırakılmasını, zinanın yasallaşmasını savunmak zorunda kaldıkları gibi kiliseye yaptıkları hatırı sayılır bu bağışı da savunmak zorunda kalacaklar. Türlü türlü yorumlar getirecekler. 
Ergenliğe girmiş 9-10 yaşlarındaki kız çocuklarının evlenip evlenemeyeceğiyle meşgul olanlardan ya da müziğin haram olup olmadığıyla ilgili ahkam kesenlerden zaten başka ne beklenir ki!.. Fakat Allah’ın huzuruna defterlerine işlenmiş bu amellerle çıkacaklarını asla unutmasınlar. 
Evet, şimdi yanaşın.. gülümseyin.. çekiyoruum…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner131

banner137