Diyanet’in, geçen Cuma’a hutbesine dikkat ettiniz mi, bilmiyorum. 
Yani 8 Haziran Cuma hutbesine… 
GDO’lu ürünlerden kurtulmak için nerdeyse marketlere uğrayamaz hale gelmiştik. Galiba bundan sonra, bizi dinden çıkarmayacak bir Cuma hutbesi arayacağız.
Veya “sadece İslam’ın hak olduğuna” inanan, Müslüman bir imam arayışına gireceğiz. İmam zaten Müslüman değil mi diyeceksiniz? 
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, Müslüman İmam ve Müslüman Müftü aramak zorundayız.
Müslüman imamlara, müftülere saygımız sonsuz. “Allah katında din İslam’dır” ayetini hutbelerde çatır çatır okuyan imam kaldıysa, onlara selam olsun. İslam’dan başka “ilahi” veya “semavi” din olmadığına inanan, Müslüman imamlara, ne diyebiliriz.
“Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin” buyruğundan ayrılmayanlara sözümüz olabilir mi? “Üç hak din var” küresel FETÖ inancında, olanlaradır sözümüz.  Beyaz pirinç içindeki, beyaz taşadır, lafımız…
Bir imam, “Allah’ın nimetlerinin sonsuz olduğu” gerçeğini bilmez mi?
Bakın Diyanet meali ayet ne diyor: “Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (16.18).
Ele tutuşturulan  “hutbe” müsveddesi, olduğu gibi okur mu yahu.  “Allah nimetlerim sonsuz” diyor, imam “imam nimetler sınırlı” diyor. İmam mı doğru diyor, Allah mı hâşâ?
Bu hutbe dahi olsa, diyanetin emrini mi yerine getirmek lazım, yoksa Allah’ın emrini mi?
İmam diyanete bağlı olabilir ama Müslümanlık Allah’a bağlılık değil mi? Bir imam için diyanet mi önce gelir, Allah mı? Müftü mü önce gelir, Peygamber mi?
Kıymetli dostlar!
Yüz binlerce imam var, yüz binlerce cami, neden memlekette Allah korkusu yerine hırsızlık artıyor, Ahlaksızlık artıyor? Memleketin camileri neden boş geçiyor ramazan ayında? Haberiniz var mı, camilerde ya bir saf cemaat var, ya iki saf…
Vatandaşın camiye geldiği bir Cuma günü, onu da “hutbe” diye saçma sapan sözlerle doldurarak, insanları dinden ve imandan çıkarıyorlar. Bu ülkenin camilerinde ne yazık ki, “Dinler arası Diyalog” hutbe olarak verildi.
FETÖ talebesi Suat Yıldırım, “tefsir” diye yazdığı kitaplarına İncil’den ve Tevrat’tan Papaz ve Haham sözleri ile Kur’an ayetleri karıştırdı. Ayetin sağlamasını haşa, İncil ve Tevrat ile yaptı. Ayetlerin doğruluğunu haşa, İncil ve Tevrat ile ispatladı güya…
Ve  “küfür” içerikli bu eserler, ülkenin bütün camilerine konmuştu, hem de bu hükümet eliyle…
Ülke neler gördü neler…
Şimdi diyanetin başında olan arkadaşın ihtisas alanı Hıristiyanlık ve tez hocası ise Suat Yıldırım olduğu doğruysa, imanınızı camilerde koruyun lütfen. Özellikle Cuma hutbelerinde…
Hutbe’de , “nimetlerin sınırlı, nefsin istek ve arzularının ise sınırsız olduğunu aklımızdan çıkarmayalım” deniyor. “Nimetlerin sınırlı” olduğunu iddia eden Papaz Malthus’tur. Kaynaklar sınırlı, ihtiyaçlar sınırsız” diyen Malthus, kapitalizmin kurucularından.
Bir Papaz, Allah’a cimrilik iddiasında bulunabilir ama bir imam veya diyanet, bunu nasıl hutbelerde Müslümanlara anlatır. Atatürk’ün kurduğu diyanet, gerçekten diyanet işleriyle mi meşgul yoksa Müslümanları, Gülen gibi Hıristiyanlığa hazırlamakla mı meşgul?
Sordum sadece!
Diyanet işleri mi, hıyanet işler mi?
Dedim ya sadece sordum!
“Diyanet” demişken hazır bir sorum daha olacak. Diyanetin parası faizde mi yoksa dolarda mı yatıyor şuan?
Geçtik burayı!...
Ey diyanet!
Ey imamlar!
Ey müftüler!
Ben matematikçiyim, şimdi beni iyi dinleyin: Allah, “nimetlerim sonsuz” derken, sizler neye göre “nimetler sınırlı” dediniz? İsrafı engellemekse maksadınız, bunu bir ayet inkâr ederek yapamazsınız. Yok, maksadınız kapitalizmi kurtarmaksa, o başka…
Ya da maksadınız Papaz Malthus’u kurtarmaksa, o daha başka. Ben sizlere bir tavsiyede bulunayım mı?
Papaz Malthus’u değil, imanınızı kurtarın!
Kapitalizmi de, onun kurucusu Malthus’u da yerle bir etti, Haydar Baş Hoca.   Prof. Dr. Haydar Baş’ın “kaynaklar sınırsız, ihtiyaçlar sınırlı” tezi, dünyayı tuttu. Ne Malthus kaldı, ne sizler kalacaksınız.
Vatikan bile kapitalizmden şikâyetçi…
 İlle de Haydar Baş’a camilerde muhalefet edeceğiz diye, Allah’a muhalefet etmeyin. O’nun ayetlerini inkâr etmeyin.
İlle de Haydar Hoca’yı ve ekonomi tezini yok sayacağız diye, ayetleri yok saymayın. Allah’ın dinine ihanet etmeyin.
İlle de, “Kaynaklar sınırsız-Nimetler sonsuz” görüşüne karşıysanız, bunun yeri camiler değil. Camilerde  Allah’ın ayetleri okunur, Papaz Malthus’un görüşleri değil.
Eğer işimiz Diyanet ise Papaz Malthus’un görüşü niçin hutbelerde?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali kemal 2018-06-13 18:46:46

şu an di̇yanet feocüleri̇n kontrolünde ve fetnün i̇ni̇