4- Ammar b. Yasir: Ammar, Hz. Ali'nin (a.s.) büyük sahabilerinden ve Erkan-ı Erbaa'dandı. Ammar'ın babası Yasir ve annesi Sumeyye, İslamiyet'i ilk kabul edenlerdendi. Kureyş'in işkencelerine maruz kalarak İslam yolunda ilk şehadet derecesine ulaşanlardı. Ammar 34 yaşında Müslüman oldu ve annesi ile birlikte Müslüman olduklarını ilk açıklayanlardandı. Ammar, İslam'ın ilk başlangıcında Kuba Mescidi'ni yaptı.
Resul-i Ekrem (s.a.a.) Müslümanlar arasında kardeşlik akdi okurken Ammar ile Huzeyfe Yemani'yi kardeş etti. Ammar İslam yolunda mücadele ederken Mekkelilerin işkencelerine ve zulümlerine maruz kaldı. Babası ve annesi bu yolda şehit oldu. Peygamberin (s.a.a.) tüm savaşlarına katılmış ve Yemame Savaşı'nda kulağı koparak gazilik şerefine nail olmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.a.) Ammar'ın yanından geçerken müşriklerin onu ateşe atmak istediklerini gördü. Bu durum Peygamberi derinden etkiledi, gaybî güçle Ammar'a inayet ederek şöyle buyurdu: "Ey ateş! Hz. İbrahim'i (a.s) yakmadığın gibi Ammar'ı da yakma ve ona serin ol." Hz. Resul’ün duasıyla ateş Ammar'ı yakmadı.
Halife Osman'ın dönemi bidatlerin ve yolsuzlukların çoğaldığı bir dönemdi. Bu durum karşısında halk ayaklandı. Gördükleri haksızlıktan dolayı onu ağır bir dille eleştirerek tepkilerini dile getirdiler. Halife Osman bu durum karşısında sinirlenerek şöyle dedi: "Bu mallar Allah'ındır, insanlar isteseler de istemeseler de o maldan ihtiyacım kadarını alır ve istediğim kimselere veririm." Orada İmam Ali de (a.s.) bulunuyordu. İmam (a.s.) ayağa kalkarak şöyle buyurdu: "Eğer durum söylediğin gibiyse bunu yapmana müsaade etmeyiz ve sana engel oluruz."
İmam Ali'den (a.s.) hemen sonra Ammar ayağa kalktı ve şöyle dedi: "Allah'a and olsun ki, bu işe ilk ben karşı çıkarım!" Halife bu durumdan rahatsız olmuş Ammar’ı sürgün etmek istemiş halkın itirazı sonucu vazgeçti.
Sıffin Savaşı'nda 90 küsur yaşlarındayken Muaviye tarafından şehit edildi. Hz. Ali (a.s.) Ammar'a gusül vermeden elbisesiyle defnetti.
(İbn. Hacer Askalani, Belazuri Tarih Kitapları; Muhammed Havend Şah, Ravzatu's-Sefa; İbn Abdulbirr, İstiab).
5- Halid b. Said b. As: İlk müslüman olan sahabilerdendir. Resûl-i Ekrem’le birlikte Umretü’l-Kazâ’da, Mekke’nin fethinde, Huneyn, Tâif ve Tebük gazvelerinde bulundu. Hâlid b. Saîd’in besmeleyi ilk yazan kimse olarak bilinmesi Hz. Peygamber’e nâzil olan ilk âyetleri yazdığını, hatta Habeşistan’a hicret edinceye kadar vahiy kâtipliği yaptığını göstermektedir. Hâlid ve kardeşi Ebân’ın en fazla kâtiplik yapanlardan olduğu kaydedilmektedir. (Zürkanî, III, 390). 
Hâlid ve Amr, diğer kardeşleri Ebân ile birlikte önemli hizmetler yaptılar. Hz. Peygamber Amr’ı Hayber, Tebük, Fedek ve Vâdilkurâ gibi yerlere zekât tahsildarı, Ebân’ı da Bahreyn’e vali tayin etti. Resûl-i Ekrem’in vefatını haber alan kardeşler Medine’ye döndüler ve Resûlullah’tan sonra artık bir başkasının memuriyetini kabul etmeyeceklerini bildirdiler. (Diyanet İslam Ansiklopedisi).
Yine Hz. Peygamber vefat ettiğinde Halid b. Said, kardeşleri Eban ve Ömer gibi memuriyet dolaysıyla dışarıda bulunan bir grup Şii sahabe, döndüklerinde Ebu Bekir’e itiraz etmişlerdir. Bu üç kardeş itirazlarının göstergesi olarak zekât toplamak olan görevlerine devam etmemişler ve şöyle demişlerdir: “Biz Peygamber’den sonra kimse için çalışmayacağız.”
Halid b. Said, Hz. Ali (a.s)’ye şöyle demiştir: “Gel sana biat edeyim çünkü sen Muhammed’in (s.a.a) yerine en layık olan kimsesin.” (İbn-i Esir, İzzettin Ebi’l-Hasan Ali b. Ebi’l-Kiram; Üsdü’l-Ğabe fi Marifeti’s-Sahabe, Dar-ü İhyai’t-Turasi’l-Arabî, Beyrut, (tarihsiz), c.2, s.83;
İbn-i Vazih, Tarih-ü Yakubi, Menşurat-ü Müesseseti’l-A’lemi li’l-Matbuat, Beyrut, birinci baskı, h.1413, c.2, s.11).
Tabersi naklediyor:
Eban bin Tağlib, İmam Sadık (a.s)’a,“Sana feda olayım! Acaba Ebu Bekir Allah Resulü (s.a.a)’nün makamına oturunca kimse ona itiraz etmedi mi?” diye sorunca İmam cevabında şöyle buyurdu: "Etmez olur mu? Halid bin Said, Selman Farisi, Ebuzer, Mikdad, Ammar, Bureyde Eslemi, Ebu’l-Heysem b. Teyyehan, Sehl b. Hanif, Osman b. Hanif, Huzeyme b. Sabit Zü’ş-Şahadeteyn, Übey b. Kab ve Ebu Eyyub Ensari gibi Ensar’dan ve Muhacirler bu işe çare bulmak için bir yerde toplandılar. Bazıları, 'Mescide gidip Ebu Bekir’i minberden aşağı indirelim' dedi. Bazılarıysa bu görüşe karşıydı ve doğru bulmuyorlardı. Sonunda Hz. Ali (a.s)’nin huzuruna vardılar ve 'Gidip Ebu Bekir’i minberden indireceğiz' dediler. Bunun üzerine Hz. Ali (a.s) onlara şöyle buyurdu: 'Onlar sayıca çok fazla. Eğer sert davranır, söylediğiniz şeyi yaparsanız, onlar da size biat edin yoksa sizi öldürürüz' derler. Siz gidin ve Allah Resulünden duyduklarınızı ona anlatın. Bu hücceti tamamlayacaktır.' Bunun üzerine mescide gittiler. Konuşmaya ilk başlayan Halid b. Said oldu." (Tabersi, Ebi Mansur Ahmed; El-İhticac, İntişarat-i Usve, c.1, s.186-200).
6- Bureyde Eslemi: Efendimizi öldürmeye giderken müslüman olan sahabidir.
Hz. Peygamber’le birlikte on altı gazveye katıldı. Müreysî Gazvesi öncesinde istihbarat görevlisi olarak düşmanın savaş hazırlıklarını büyük bir maharetle tesbit etti; savaştan sonra da esirlerin muhafazasına memur edildi. Hudeybiye’ye giden İslâm ordusuna kılavuzluk yaparak orduyu Mekke keşif kollarının takibinden kurtardı. Hayber’in fethinde bulundu. Mekke’nin fethi sırasında Eslem kabilesine ait iki sancaktan birini Büreyde taşıyordu. Hayber’in fethinde surlarda açılan gedikten içeri dalanlardan biri de Büreyde idi. Ayrıca birçok hadis rivayet eden ravidir. Horasan bölgesinde en son vefat eden sahâbidir. (İslam Ansiklopedisi). (devam edecek...) 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100