İhsan kelime olarak hepimizin bildiği gibi bağışlama, verme, ikram etme, vs. gibi anlamlara gelen Arapça kökenli ‘hasen’ güzel ve iyi anlamındaki sözcükten türetilmiştir. Meşhur Cibril hadisinde Hz. Muhammed (s.a.v) sultanımız, efendimiz ihsan şuurunu şu şekilde açıklıyor: “Her an Hz. Allah’ı (c.c) görüyormuş gibi kulluk etmek.”
Biz Allah-ı Teâlâ Zül Celali Vel Kemal Hazretlerini göremiyor ve duyamıyoruz. Fakat “O” bizi her halimizde görüyor ve duyuyor. Hatta O bizim kalbimizde; Kur’an’ın tabiri ile sinelerimizde gizli olanları, geçmişi ve geleceği, olmuşu, olacağı ve hâlâ hazırda olanı, olmaya devam edeni de biliyor. İşte Resûlallah, “ihsan her hâli ile senin de Allah’ı görüyor gibi samimiyetle, biraz mahcup, utanarak, elbette korkarak hem de titreyerek, aşkla, severek secde etmen, secden bittikten sonra da secde halini bırakmaman her an onun gücü kudretini iliklerinde hissetmendir” diyor.
Bu konuda Resûlullah’tan sonra en ilginç tarifi İmam Ali Efendimiz yapıyor. Bakın evliyanın şahı, dünya ve ahirette; Hz. Resûlullah’ın sancaktarı, evlad-ı Resulün babası ne diyor: “Görmediğim Allah’a (c.c) secde etmem.”
Yıllar önce o zamanlar ki Ehl-i Beyt Külliyatımız yoktu. Bir sohbetlerinde değerli büyüyüm Haydar Hocam’dan duymuştum ilk olarak bu ifadeyi. O günden beri ne vakit Hz. Ali (a.s) gelse aklıma veya duysam onun ism-i şahanesini, akabinde bu sözü, bir kılıcın ışıltılı ağzı gibi durur geçer karşıma.
Şimdi ey dostlar, başınızı iki eliniz arasına alın; sessiz, karanlık bir odaya geçin düşünün bu sözü, tekrarlayalım “Görmediğim Allah’a secde etmem.” Bu söz benim dimağımda eşsiz ve tarifi sözcüklerle yapılamayacak kadar derin inkişaflar açtı. Allah bu sözün sahibinden ve bize ulaştırandan razı olsun.  Hz. Ali bu sözü ile imanına delil ve ölçü getiriyor. Ve diyor ki; ben her halimle Allah’a inanıyorum, O’nun yarattıklarına bakarak O’nun gücünü-kudretini görüyorum. Ve ben biliyorum ki Allah beni her zaman her yerde görüyor. O sebeple ben edebimi, saygımı asla kaybetmem, edemem. Uykuda bile gafil değilim ondan, o beni görür ve duyarken ben O’ndan fariğ olamam.
Bakın bir kılıç darbesi hükmünde başka bir sözünde ne diyor belağatın piri; “Perde açılsa Allah’ı ayan beyan görsem bile, O’na olan imanımda zerre miskal eksilme veya artma olmaz.” Gel de işin içinden çık çıkabilirsen. İşte ihsan şuuru ve İmam Ali (a.s) farkı. Bu hal imanın zirvesi, gelecek en son kâmil noktası değil de nedir. Bu hal Allah benden razı ben de Allah’tan razıyım halidir. Bu hal sadece kul olmak değil, bu hal sevenin sevdiğinde fena (yok) olması halidir. Bu hal ancak ve ancak her halinde zerrelerinde sevdiğini, maşukunu hissetme, ondan gayrisine meyletmeme halidir. Bu hal lailahe illallah Muhammeden Resûlullah’a imanın tasdik, ikrar ve inkıyatıdır. Bu nedenle olsa gerek Hz. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde, “Yer ve gökler terazinin bir gözüne diğer gözüne Ali’nin imanı konsa Ali’nin imanı ağır basar” buyurmuştur.
İdrak ettiğimiz şu mübarek Ramazan hürmetine Hz. Allah (c.c) bizlere Hz. Ali’nin (a.s) ihsan şuurundan zerre nasip etsin, onun o yüksek maneviyat hâlini ölmeden önce bir an olsun yaşamayı nasip etsin.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
karaca 13 ay önce

Amin...

banner100