Gadir-i Hum gününde, Hz. Ali Efendimizin halife ve vasi olarak tayini, İslam dini için nübüvvet yolunun kapanması ve velayet yolunun açılması manasına gelir.
İslam dini hiç bir dönem ve de devirde örneksiz kalmamıştır.
İmam Ali Efendimiz ve O’nun soyundan gelen Ehl-i Beyt imamları, İslam’ın yaşanmasında ve öğrenilmesinde temel kaynak olmuştur.
Ehl-i Beyt imamları yaşamlarında ümmeti ikaz etmiş, yol göstermiş, onların aralarında bir hayat sürmüştür.
Tek istisna Hz. Mehdi’dir.
Mehdi’nin (a.s.) geliş zamanı belli değildir, halkın arasında dolaşır görünmez ancak geleceği konusunda Ehl-i Beyt âlimleri ve Sünni dünyanın ittifakı kesindir.
Gelen hadislerde, O’nun Haşimoğullarından Hz. Fatıma’nın evlatlarından ve İmam Hüseyin’in soyundan olduğu; babasının adının Hasan, kendi adının Peygamber’in adı; künyesinin Peygamber’in künyesi olduğu bildirilir.  
O’nun hakkında Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Doğrusu Ali, Benden sonra ümmetimin imamıdır ve O’nun soyundan olan Kaim Mehdi zuhur ettiği zaman, yeryüzünü zulüm ve kötülükle dolu olduğu gibi adalet ve doğrulukla dolduracaktır."
Hafız Askalani der ki: “Hz. Mehdi ve O'nun Ehl-i Beyt’ten olduğu, yedi yıl hükümet edeceği, yeryüzünü adaletle dolduracağı, Hz. İsa’nın O'nunla birlikte zuhur edeceği, Deccal’i öldüreceği, ümmete imamet edeceği ve Hz. İsa’nın O'nun arkasında namaz kılacağına dair Muhammed Mustafa’dan naklolunan hadisler, ravilerin sayısının çokluğundan mütevatirdir."
O’nun zuhurunun ne zaman olacağı ise bizlere meçhuldür.
İmam Hasan el Askeri’ye kendinden sonraki imam sorulduğunda, “Oğlum Muhammed Benden sonraki imam ve hüccettir. Oğlumun gaybeti olacaktır. Cahiller bu konuda şaşkına dönecek, batılın peşinden gidenler helak olacaktır. O’nun zuhuru için zaman belirleyenler yalan söylerler” buyurur.
Hz. Mehdi, zuhur edene kadar insanların arasında olmasına rağmen halk O'nu göremeyecektir.
İmam Sadık buyurmuştur: “Halk kendi imamını arar durur. Oysa O, hac mevsiminde hac merasimine katılır ve onları görür ama onlar O'nu göremiyorlar.”      
Yine İmam Bakır (a.s.) Mehdi dönemi hakkında şu müjdeyi verir: “Kaim zuhur ettiğinde, halkın arasında eşitlik icat edecektir. Öyle ki artık zekât (sadaka) almaya muhtaç bir kimse görülmeyecektir.”
Musa b. Cafer’in huzuruna çıkarak şöyle arz ettim: “Ey Resulullah’ın oğlu, hak üzere kıyam edecek olan imam sen misin?” Şöyle buyurdu: “Hak üzere kıyam eden Benim, ama yeryüzünü Allah’ın düşmanlarından temizleyecek, onu zulümle olduğu gibi adaletle dolduracak olan Kaim, Benim evlatlarımın beşincisidir. Öldürülme korkusu olduğu için gaybeti o kadar uzayacak ki, bazı kavimler O’nun hakkında irtidada düşecek, bazıları ise O'na bağlı kalacaktır."
Sonra şöyle dedi: “Bizim Kaimimizin gaybetinde bizim sevgimize sarılan, velayetimize bağlı kalan ve düşmanlarımızdan uzaklaşan Ehl-i Beyt dostlarına ne mutlu!"
Allah şefaatlerinden ayırmasın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yeşim guler 7 ay önce

Sayın çok değerli hocam olmadığınız yerde nefes alınmıyor ön sekizbin alem hak Muhammet ali yardımcıniz olsun hürmet saygı en güzel selamla selamlıyorum