Abdullah b. Temimi Kureyşi (r.a.) diyor ki: Babam Ahmed b. Ali Ensari’den, o da Racae b. Ebu Zehak’tan şunları işittiğini rivayet eder:
“Memnun beni Ali b. Musa Rıza’yı (a.s.) Medine’den getirmem için gönderdi ve bana İmam’ı Kum şehri üzerinden değil de Basra, Ahvaz ve Fars mıntıkalarından getirmemi, on gece ve on gündüz, yanına götürünceye dek koruyucu olmamı emretti. Ben Medine’den Merv’e kadar kendilerinden ayrılmadım. Vallahi Allah’a ondan daha yakın, daha takvalı, Allah’ı devamlı anan, ondan daha fazla Allah’tan korkan birini görmedim. Sabah ışıdığı zaman namazını kılar ve yerde oturur, güneş doğuncaya kadar Allah’ı tesbih eder, hamd eder, tekbirler getirir, ‘La ilahe illallah’ der ve Peygambere salavat gönderirdi. Sonra güneş yükselinceye kadar tekrar secdeye varırdı. Ardından halka döner, onlarla öğleye kadar sohbet eder, nasihatlerde bulunurdu. Sonra da abdestini tazeleyip namaz yerine döner, öğle vakti altı rekât namaz kılar (ikişer rekât) birinci rekâtta Hamd ve Kafirun suresini ikinci rekâtta Hamd ve İhlas suresini okurdu. Her iki rekât sonunda selam verir ve her ikinci rekâtta kıraatten sonra ve rükudan önce kunut tutardı. Sonra ezan okuyarak tekrar iki rekât namaz kılar, arkasından da ayağa kalkarak öğle namazını kılardı. Selam verdikten sonra Allah’ı tesbih ve hamd eder, tekbir getirir ve ‘La ilahe illallah’ der, bunu Allah’ın istediği kadar yapardı. Sonra şükür secdesine kapanır, yüz defa ‘Şükran lillah’ derdi. Başını secdeden kaldırdıktan sonra altı rekât daha namaz kılardı. Her rekâtta Hamd ve İhlas suresini okur, her iki rekât sonunda selam verir, ikinci rekâtlerde kıraatten sonra ve rükudan önce kunut tutardı. Selam verdikten sonra ayağa kalkar ve ikindi namazını kılardı. Yine selamdan sonra namaz yerinde oturur, Allah’ı tesbih ve hamd ederdi. Allah’ın istediği kadar tekbir getirir ve ‘La ilahe illallah’ derdi. Daha sonra secdeye varır yüz defa ‘Hamden lillah’ derdi. Güneş batımında ise abdestini yenileyip ezan ve kamet okur, üç rekât akşam namazını kılardı. İkinci rekâtta kıraetten sonra ve rükudan önce kunut tutar, selamdan sonra yerinde oturur, tekrar Allah’ın istediği kadar tesbih, hamd, tekbir ve la ilahe illallah zikirlerini eder, ardından yine şükür secdesine giderdi. Daha sonra başını secdeden kaldırır, hiçbir şekilde konuşmadan kalkar ve iki selamla dört rekât namaz kılardı. Yine ikinci rekatlerde kıraatten sonra ve rükudan önce kunut tutardı. Bu dört rekatın birincisinde Hamd ve Kafirun suresini, ikinci rekâtta da Hamd ve İhlas suresini okurdu. Namazdan sonra oturur ve Allah’ın istediği kadar, namazın takibatıyla (namaz sonrası müstehab ameller) meşgul olurdu. Sonra iftar ederek gecenin üçte biri geçinceye kadar istirahat ederdi. Ardından kalkar dört rekât yatsı namazını kılar ve ikinci rekâtte kıraettten sonra rükudan önce kunut tutardı. Selamdan sonra yerinde oturur, Allah’ın istediği kadar tesbih, hamd, tekbir ve la ilahe illallah zikirlerini yerine getirerek Allah’ı anardı. Bu takibatlardan sonra şükür secdesine kapanır, sonra da yatağına giderdi. Gecenin diğer üçte biri de geçtiğinde yerinden kalkarak, tesbih, hamd, tekbir ve la ilahe illallah zikirlerine başlar, istiğfar eder ve dişlerini misvaklardı. Sonra abdest alıp gece namazına durur. İkinci rekâtlarda selam verirdi. Sekiz rekât namaz kılardı. (ikişer rekât) bu namazların ilk rekâtında bir kez Hamd suresini ve otuz kez Tevhid (İhlas) suresini okurdu. Sonra dört rekât Ca’fer b. Ebu Talib namazı kılardı. (Cafer-i Tayyar namazı diye meşhurdur). Her iki rekâttan sonra selam verir, rükudan önce ve tesbihten sonra kunut tutar ve bunu gece namazından sayardı. Sonra tekrar kalkar, geriye kalan diğer iki rekâtı kılardı. Birinci rekâtta Hamd suresi ile Mülk suresini ikinci rekâtta ise Hamd suresi ile ‘Hel eta’ suresini okurdu. Sonra iki rekât şefi namazını kılmak için kalkar bunun her rekâtında bir defa Hamd suresini, üç defa da İhlas suresini, bir kez Felak ve bir kez de Nas suresini okurdu. İkinci rekâtta rükudan önce ve kıraetten sonra kunut tutardı. Selam verdikten sonra kalkar ve bir rekât vitir namazı kılardı. Bir defa Hamd suresini, üç defa da İhlas suresini, bir kez Felak ve bir kez de Nas suresini okurdu. Kıraettten sonra rükudan önce kunut tutardı ve şunları söylerdi: ‘Allah’ım! Muhammed (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt’ine selam gönder. Bizleri hidayet ettiğin kimselerden karar ver, bizleri sevdiğin kullardan karar ver ve bizlere eta ettiin şeylerde bereket ver. Allah’ım! bizleri günahkarlar için karar verdiğin şer hükümlerden koru, gerçekten Sen emredensin ve kimse Sana emredemez, sevdiğin kimseleri aşağılamaz ve düşmanlarını yüceltmezsin, Sen yücelerden yücesin, ey Rabbimiz! Sonra yetmiş defa ‘estağfirullahe ve eseluhu tevbe’ derdi. Selam verdikten sonra ise her zaman olduğu gibi, namazın takibatıyla meşgul olurdu. Sabah namazına doğru kalkar, iki rekât sabah namazının nafilesini (müstehab namaz) kılardı. İlk rekâtında Hamd suresi ile, Kafirun suresini, ikinci rekâtında Hamd ile ihlas surelerini okurdu. Fecir vakti (sabah namazının vakti) ezan ve kametin ardından iki rekât sabah namazı kılardı. Selam verdikten sonra güneş doğuncaya kadar takibatla meşgul olurdu. Fecir vakti (sabah namazının vakti), ezan ve kametin ardından iki rekât sabah namazı kılardı. Selam verdikten sonra güneş doğuncaya kadar takibatla meşgul olurdu. Daha sonra güneş yükselinceye kadar ise şükür secdesinde kalırdı. Cuma günleri, sabah, öğle ve ikindi namazları hariç bütün vacip namazların ilk rekâtında Hamd ve Kadir surelerini, ikinci rekâtlarında ise, Hamd ve İhlas surelerini kıraat ederdi. Cuma günleri Hamd, Cuma ve Münafikun surelerini okur, yatsı namazının ilk rekâtında Hamd ve Cuma surelerini ve ikinci rekâtında Hamd ile ‘Sebbih ismi Rabbike’ surelerini okurdu. Pazartesi ve Perşembe günlerinde sabah namazının ilk ve ikinci rekâtlarında Hamd ve Dehr surelerini okurdu. Akşam, yatsı, vitir ve gece namazını devamlı yüksek sesle, öğle ile ikindi namazlarını ise, sessiz ve yavaş bir şekilde kılardı. Dört rekâtlık namazların son iki rekâtında üç defa ‘Subhanallah velhamdulillah ve la ilahe illallah vallahu ekber’ derdi. Bütün kunutlarda ise ‘Allah’ım bizleri bağışla ve rahmeyle, bizlerde gördüğün beğenilmeyen şeyleri affet, şüphesiz sen Aziz, yüce ve Kerim’sin’ Şeklinde dua ederdi.” (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Rıza, s. 238).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100