Bu haber kez okundu.

Abdulkadir Geylani'den sohbetler/ Ey Hak ve Hakikat yolcusu!
Bu mana denizi çok engindir? Orada azimet gemileri yüzer? Içinde ise Hak Yolcuları? Onlar için, ne dalganın önemi vardır; ne de çeşitli deniz tehlikelerinin? Sakın o yolcuları taşıyan gemileri küçük sanmayasın?
Işte onun tarifi: ~|~ "O gemiler; dağlar gibi, dalgalar arasından süzülür gider. O, yolcuları çeker, götürür," (11/42).
Ve bu yüce manalar taşıyan cümle; aynı zamanda o yolcuların gemilerinin rüzgarıdır? Yelkenlerini iter.
Düşün? Bir daha? Bir daha düşün?
"Onlar Allah'ı; Allah da onları sever" (5/54).
Bu Âyet?i Kerime'nin delâlet ettiği derin manayı düşün? O mana, engin bir denizdir? Ve bu denizin adı aşk denizidir; muhabbet ve sevgi denizidir. Muhabbet ehli bu denizde yelkenlisini açar? Ötelere doğru yol almaya başlar? Yelkenli gemilerinin; bir sağa, bir sola yatması, onları korkutmaz? Dalgalar onları yoldan alamaz?
Dağlar gibi dalgalar gelir; onları altına almak ister. Fakat Hakk'ın yardımı onları korur. Onlar da bunu bilir. Yine de yalvarmadan edemezler; her biri:
? "Yâ Rabbi, beni mübarek bir menzile indir. Çünkü menzil sahiplerinin hayırlısı sensin?" (21/101)
diyerek yalvarmaya başlar?
Bu menzil ne olabilir ki?? Lika ve Hazret?i Hakk'a yakınlıktan başka? Ne var ki, her yerde olduğu gibi burada da istidadlar konuşur?
Yalvarırlar? Yakarırlar? Ama:
? "O kimseler ki, haklarında tarafımızdan iyilik fermanı çıkmıştır?" (21/101)
Cümlesindeki manasından başka elde bir şey yoktur? O yolda kaybolan canları kim arar ki?? Kesilen başları kim sorabilir ki?? Yalnız, kurtulması mukadder olanlar kurtulur? Çünkü ezelî istidad öyle gelmiştir?
Deniz kabarsın; dalgalar, o aşk yolcularını içine alsın isterse? Hak ezelde kurtulmasını dilemişse; bir an içinde onları:
? "Cudi?" (11/44)
dağına salimen indirir?
Artık onlara Rahman'ın cezbelerinden bir cezbe gelmiştir? Ellerinden tutmuş:
? "Doğruluk makamı?" (54/55)
tabir edilen yere çekmiştir?
Bu makam, ezeli istidada göre lütuf ve ihsanların yağdığı bir makamdır?
Makam bir değil bir çoktur. Her makamı aşıp öbürüne geçmek için arada; şahsa göre değişen bir veya birkaç durak olur? Aslında tek olarak bilinen ama aşılması oldukça zor bir durak var ki, o hepsinin uğrayacağı bir duraktır? Işte o durak:
? "Ben sizin Rabb'iniz değil miyim??" (7/172).
meâlindeki cümlede gizlidir? Bu durağı aşanın artık yolu, vuslat âlemine doğru uzar? Buraya kadar gelebilen istidadlı olsa gerek? Bunu o yolcular da anlar; neşe ve huzur içinde mest olurlar? Hayran olurlar?
Sonra onlara ilahî nimet sofraları serilir. O sofralardan bol bol nasib alırlar? Çünkü o nimetler:
? "O kimselerdir ki; onlar ihsan ettiler? Sonra bunlar için HÜSNÂ ve ZIYÂDE'si vardır." (10/26).
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100