Bu haber kez okundu.

Abdulkadir Geylani'den sohbetler
Bu hal ve bu alemde sen, peygamberlerin vekilisin demektir. Velayet sırrı sende biter. Ebdallar ?velilerden bir kısım? şekline bürünür. Her dert seninler biter. Her ihtiyaç seninle görülür. Yağmur arzunla yağar. Bitkiler sevginle biter... Yeşerir.. İster sultan isterse çoban, ister imam ister cemaat, hepsinin belasını sen defedersin. ~|~ Sen bundan söyle ibadın ve biladın amirisin; eller sana yardıma gelir. Ayaklar sana hediyeler taşır. Diller seni övmeye başlar. Bunlar Allah'ın izniyle olur. İki kişi dahi aleyhinde söylenecek tek söz bulamaz.
Ey bunca in'am ve ihsan yapan Allah, bunlar hep senin vergilerindir. İkramındır. Allah büyük ihsan sahibidir.

DÜNYA VE MALI

Dünyayı zahirdeki ve güzelliği ile görürsen, aldanma. O, hilesi, tuzağı, öldürücü zehirleriyle düşkünlerine verilmiştir. Gafletle dokunanı derhal öldürür. Onda sadakat, onda vefa diye bir şey yoktur... Ona iyi gözle bakıp hoşlanma; şöyle ol: Sahranda bir adam çırılçıplak kazayı hacete oturmuş.. Hem edep yeri görünüyor, hem de koku geliyor... Sen mecbursun; hem burnunu tutacak, hem de gözünü kapayacaksın. İşte dünyanın hali. Ondan kurtulmak için he gözünü kapa, hem de burnunu tut.
Dünyaya ihtiyacın kadar bağlan. Kalbden sevme, nasibin neyse gelir; üzülme!

XHALKI BIRAKMAK

Halkı Allah'ın izniyle bırak, yine, onun emriyle arzularından geç. Bir ayet?i kerimede şöyle buyrulur:
? "Eğer inanıyorsanız Allah'a güvenin"...
Kendini Allah'ın fiiline, iradesine terket. Saydıklarınızı yaparsan, ilahi ilimlere bir kab olursun.
Halkı bırakmak, onların elinde hiçbir iyilik veya kötülük olmadığına ve olamayacağına inanmakla olur. Bütün kuvveti Allah'tan görüp, halkın elinde mevcut olan bir şey görmeden Allah'ın kudretini tasdik etmekle mümkün olur.
Kendini bırakmana gelince: Hakka teslim olman ve sebebleri bir yana atmanla olabilir.
Kendinden hiçbir hareket görme. gücüne kuvvetine mağrur olma. Bu halinde kendini hor görüp, özünden nefret de etme. Hakka teslim ol; onun emirlerine göre hareket et. Şunu iyi bil ki, her şeyi evvel ahir yapan Allah'tır.
Sen ana karnında bilinmez bir nesne iken, o besledi ve bu aleme getirdi. Ve yine sen, beşikte herşeyden habersız yatarken esirgeyen o oldu. İşte o eski hallerini düşün ve Hakka güven.

İlahi tecelliler önünde yok olmak şöyle olur: Başta hiçbir istek sahibi olmamak gerekir. Bunun yaptığın an, her azun yavaş yavaş ölmeye başlar.  İşte bundan sonradır ki, ilahi tecelli seni kaplar. Hiçbir meramın olmaz. Hakkın isteğinden başkası sende hüküm süremez olur. Kalbin sakin, vücudun rahat, gönlün geniş yüzün nurlu... herşeyden elini çeker, yalnız yaratanla meşgul olursun. Hak varlığı ile zengin olursun.
Bu halinde seni kudret eli çevirir, ezel dili seni çağırır. Hak sana bilgiler öğretir. Türlü manevi kisveler giydirir. Ezeli ilimlerden sana nasip gelir. Gönlün açık olur. Kötülükler onda eğlenmez. Her kötülük onda erir. Hep varlığın Hak arzusu ile dolar. Böylece senden çeşitli kerametler zuhura gelir. O haller senden görünür, aslında Hak'tan gelir. İşte böylece Hak için gönlü kırıklar zümresine dahil olursun. Bunlara "Münkesiret'ül Kulup" tabiri kullanılır. Zikrettiğimiz o değerli insanlar için Allah?ü Teaala şöyle buyurur.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100