Bu haber kez okundu.

Abdulkadir Geylani'den sohbetler/ Sabır silahıyla kuşanmak
Onlara rablarından salavat olsun. Rahmet onlaradır. Hidayete eren onlardır. Buraya kadar anlatılan yaşamak zorunda olduğun iki halin ilkiydi. ~|~ İkincisine gelince: Sen rabbına yalvardıkça ona yaklaşmış olursun. Allah'ın emirlerini tut.Senin yalvarmak hakkındır, ayrıca vazifendir. Hak'ka tazarru ve niyaz ettikçe, bu vazifeyi yerine getirmiş olursun.
Sakın dualarına yanlış şey girmesin. Bu mühim vazifeyi Hakka imanla yap!.. Duanı aziz bir yolcuyu uğurlar gibi yap. Çünkü dua, Hak katında sana yer hazırlar... Şunu tekrarlamakta fayda görüyorum. Duana derhal icabet olunmazsa hemen bağırıp çağırmaya kalkma. Dua hem kabul olunur, hem de olunmaz. Her ikisi de senin için musavi olmalı. Sonra bu olanlardan ibret almalısın... Sakın haddi aşanlardan olmayasın. Çünkü baş vuracak kapı yoktur. Sakın, nefsinin iyiliğini veya kötülüğünü bilmeyen zalimlerden de olmayasın. Allah seni helak eder. Hiçbir şey bu helak işinden Hakkı alıkoyamaz. Geçmiş ümmetleri de helak etti. Şöyle ki; dünyada içinden çıkılmaz bela ile öldürür, kıyamet günü en kötü azaba sokar... Vera sahibi ol, aksi halde felaket yakınına gelir. O zaman seni hiç bırakmayan güçlükle bir yakalar, öldüm desen bırakmaz. Şu var ki; Allah'ın rahmetini de hiçbir şey önleyemez. Ona da tam istidat kazanmak gerek. Hz. Peygamberden (s.a) şöyle bir Hadis-i Şerif rivayet edilmiştir:
 "Allah yolunun hak pusulası, VERA'dır. Şüpheli işler peşinde giden bir gün harama düşer. Tıpkı sınırda hayvan yayan çoban gibi. Günün birinde sınır aşılır, çoban belasını bulur.
 Hz. Ebû Bekir r.a. şöyle buyurdu:
"Biz, harama düşmeyelim diye en az yetmiş mubah terkederiz."
 Hz. Ömer r.a. ise şöyle buyurdu:
 "Biz en az ondokuz helali, harama kaymayalım diye yapmadık."
Onlar tam VERA sahibi insanlardı. Haram korkusu yüzünden helâli ve mubahı terkederlerdi. Bunu şu Hadis-i Şerife dayanarak yaparlardı:
"Her sultanın bir sınırı vardır. Allah'ın sınırı ise haramlardır. Her kim sınır yakınına gelirse tehlikeye kapılması mümkündür."  Her sultanın bir hisarı vardır. Her kim oraya girerse, birinci kapıyı geçmiş olur. Sonra ikinciyi daha sonra üçüncüyü....  Böylece saltanat kapısının gölgeliğine kadar varmış olur.  Bunun durumu her ne kadar tehlikeli ise de, sadece birinci kapıda durmasından iyidir...yani, sahrada olanın durumundan. Çünkü kendisini koruyacak sultanın askerleri ve bekçileri vardır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner100